Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Ahmet Çavuşoğlu arrow Acayip Bir Şehir
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Facebook

 

Alucra Meslek Yüksek Okulu Banka Hesap No

Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Konuk Yazarlarımız
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Alucra'ya Bağlı Köylerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Rafet Ekiz
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu


 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
YavuzKAYACIK
2003 Yılında ilk göz ağrım diyebileceğim alucra.com ile tanıştım .Alucra'mızın örf adet geleneklerimizi yeni nesile taşıması alucra.com'un en büyük ö
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 kayıtlı ( 1 ) kayıtlı 1
 misafir ( 2 ) misafir 2
   Toplam 3
Sitedekiler
Uğur Yunus Dolu


istatistikler
Son Üye  şafak göcen
Bugün  3
Bu Hafta  21
Bu Ay  107
 
Çakrak Köyü Cami İnşaatı

AMedyafm




Advertisement
Acayip Bir Şehir PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Çarşamba, 30 Nisan 2008
İstanbul'da alışmadığım, yakın zamana kadar hiç şahit olmadığım bir şeyler oluyor. Dün sabah yokuş yukarı çıkarken önümüzdeki kamyonetin şoförü dışarı fırlayıp küçük bir otomobilde giden bir genci kovalamaya başladı. Kamyonetin el frenini filan da çekmemiş olmalı ki vasıta geri kaymaya başladı ve nihayet arkasındaki arabaya çarpıp durdu. O çarpılan arabadaki yaşlı şoför, kamyonetin şoförüne çıkışınca bu defa o yaşlı adama ile tartışmaya başladı. Ben kamyonetin plakasına bakıp numarasını almak istedim, plaka yok. Ona rağmen, bu çılgın kamyonetçi bana dönüp 'Al ulan! Al sülalemin numarasını al' diye haykırdı. Sonra da kamyonetine atlayıp deli gibi kaçtı.
Adalet Bakanlığı kadınların iki soyadını (hem kızlık hem de kocasının) birden kullanmasını yasaklamak üzere. Neden? Bilhassa meslek hayatında sivrilmiş hanımlar, sanatkarlar iki soyadı birden kullanıyorlar. Bunun ne mahzuru var? Gaye kadını daha da mı ezmek?
Bence sadece iptidai bir hareket. Sözde erkeklik gösterisi. 'Ben ne dersem o olur!' gösterisi.
Artık insanlar, köydeki gibi 15-16 yaşında evlenmiyorlar. Çoğu zaman meslek sahibi olduktan sonra, karakterleri teşekkül ettikten sonra evleniyorlar. Kadın o isimle tanınmış veya 20-25 senedir kullandığı baba adına çok bağlı. Neden ona eziyet etmek istiyorsunuz? Bırakın isteyen istediği adı kullansın.
Televizyonlarda radyolarda Türk mü? Arap mı? Acem mi? ne olduğunu anlayamadığım adamlar bozuk mu bozuk bir Türkçe konuşuyorlar. Hükümet içinde bile 'Amerika' kelimesini doğru dürüst telaffuz edebilenlerin sayısı çok az. Ya 'Amrika' diyorlar ya da 'Amriha'.
Kebaptan başka bir şey yenmiyor artık. Haa bir de dürüm var. Kaç zamandır doğru dürüst bir Hünkar Beğendi veya Uskumru Dolması yiyemedim.
Sosyal hayatın her safhası bir acayip.
Eskiden kandil olduğunu minarelerde yanan ışıklardan ve sokakta satılan kandil simitinden anlardım şimdi ise mesajlaşmadan cep telefonları kilitleniyor, kandil ziyaretlerinden trafik tıkanıyor, türbelere veya türbe olduğu iddia edilen yerlere bezler bağlanıyor falan filan. Cuma namazı saatlerinde insanlar sokaklarda namaz kılarken trafik boşalıyor.
Kurban Bayramlarını, Ramazan'daki İftar çadırlarını yazmaya lüzum görmüyorum. Hacca gidenler bavullar dolusu kurban eti getiriyorlar. Belki de geçen gün Ara Güler'in televizyonda açıkladığı gibi artık İstanbul'a bir köylü kültürü hakim oldu. Benzeri bir şeyi Murat Bardakçı da söyledi 'Bugün zannetmeyin ki hayatın her yerine sokulmak istenen islam Osmanlı islamıdır, bu köylü islamıdır.'
Bu konuda Turgay Renklikurt da şöyle diyor 'İstanbul'un kültürü, medeniyeti kırıma tabi olmuştur.
Ben benzeri şeyleri, yurt dışında bir müddet yaşayıp da Özal ve Nurettin Sözen'in mahvettiği İstanbul'a döndüğümden beri yazıp duruyorum. Sonra gelenler de tüy diktiler
Yanlış anlamayın, köylü olmak hiç ayıp değil, ama büyükşehire gelip de hala köylü kalmak, medeniyetten hiç nasibini almamak yanlış. Aynen TBMM'ye girip de köylülükten vaz geçmemenin ayıp olduğu gibi.
Deniz yolculuğundan korkarlar, denizden çıkan o nefis şeyleri, bunlar rakı ile yeniliyor, biz yersek günah diye yemezler.
Pahalı marka giyinmek, adını bile telaffuz edemediğiniz lokantalarda içinde ne olduğunu bilmediğiniz yemekleri yemek, acayip isimli sitelerde oturmak, manda gibi kocaman araba kullanmak insanı köylülükten kurtarmaz. Dar bir düşünce çerçevesinden kurtulup dünyayı ve hayatı anlamak biraz da beyin işidir.
Arkadaş bu kadar çabalayıp İstanbul'a kapağı atmışsın, burada bin bir zorluk ile yaşıyorsun. Biraz bu binlerce sene medeniyyet beşiği olmuş şehirden biraz nasibinizi alsanıza!
İnanın kendinizi geliştirirseniz Allah sizi daha çok sevecektir.



O, artık bakire değil!
Hakikaten şu Amerikalılar bir tuhaftır muhterem okuyucularım. Eskiden sadece hamile hanımlar için kurslar tertip ederlerdi. Sonradan bu sınıflara kocalar veya müstakbel babalar da girmeye başladı. Şimdi ise müstakbel büyükanneler ve büyükbabalar için de kurslar açmışlar. Yani kızınız veya gelininiz hamile ise bu kurslardan birine gidip torununuz doğduğunda neler yapmanız icap ettiğini öğreniyorsunuz.
Her neyse, işte bu kurslardan birinde kursu idare eden kadın sormuş 'Şimdi bana büyükanne veya büyükbaba olacağınızı ilk duyduğunuzda neler hissettiğinizi anlatın bakalım.'
Bir kadın kalkmış 'Çok sevindim, adeta kendi çocuğum oluyormuş gibi hissettim' demiş. Bir diğeri 'Daha o andan itibaren doğum sancılarım başladı' diye itiraf etmiş.
Bir tanesi de kalkmış 'Ben çok sinirlendim' demiş 'Demek ki benim kızım artık bakire değil, şırfıntı, kocası ile yatıp kalkıyormuş diye düşündüm.'



Her derde deva!
Maydanoz, hormonları faaliyete geçirerek cinsi arzu ve gücü artırıyor. Aynı zamanda kaynatılıp suyu içildiğinde, böbrek taşlarının da düşmesinde faydalı olan maydanoz, bağırsak kanserinin yayılmasına da mani oluyor.
Maydanoz ruhi bunalımı tedavi ettiği gibi, vücut yorgunluklarına da iyi geliyor.
+c

İlanen duyurulur!


26.04.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Favori olarak ekle (17) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 184 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Konuk Yazarlar
Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Mustafa Dolu CHP Beyoğlu Belediye  Başkan Adayı


Tüm Haklari Saklidir © 2008 - Sitede yer alan Resim ve Metinler izinsiz kullanilamaz -
Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarlarımız sorumludur. Hiçbir şekilde Alucra.com'un düşüncelerini ve fikirlerini yansıtmamaktadır.