|
Tarihte hep okuduk; bir ovada iki ordunun harp ettiğini gören Ertuğrul Gazi askerlerine sormuş 'Yiğitlerim hangi tarafa yardım edelim?' diye Kardeşi Dündar şu cevabı vermiş 'Galip tarafa yardım edelim, onların zafer ganimetlerinden istifade ederiz' Bunun üzerine Ertuğrul Gazi kaşlarını çatarak 'Olmaz' demiş 'Türkün şanına ancak mağlup olanlara, zayıflara yardım etmek yaraşır. Galibe yardım etmek insana ne şan ne de şeref kazandırır. ' Bunun üzerine Türkler kaybetmek üzere olan tarafa yardım edip onların kazanmasını temin etmişler. Meğer yardım edilen taraf Selçuklular, düşman ise Moğollar imiş. Bu hadiseden memnun olan Selçuklu Sultanı Alaeddin de Kayı aşireti reisis Ertuğrul Gazi'yi Bizans hududuna uç beyi tayin edip Söğüt kasabasını ve Domaniç yaylasını vermiş. Tarihimizde benzeri misaller çoktur. İsveç Kralı Demirbaş Şarl, İspanya'dan taşınana Yahudi cemaati, Polonyalı, Macar ve Beyaz Rus mülteciler ilh... Belki tarihte böyle imiş ama şimdi iş değişik. Ezilenleri daha da ezen, yüksektekileri de büsbütün yükselten, tuzu zaten kuru olanın tuzunu iyice kurutan sistemlerimiz var. Mesela sigorta sistemleri. Bunların en kıyağı Emekli Sandığıdır. Emekli Sandığı sigortalıları arasında da en kıyağı yeni, eski milletvekilleridir. Buna mukabil Bağkur ve Yeşil Kart sigortalıları en garibanlarıdır ve tabi aldıkları hizmet de ona göredir. SSK arada yer alır. Ama onun da kendi içinde kademeleri vardır. Umumiyetle özel sektörde zam yapıldığı zaman, mesela %10, bu herkese tatbik edilir. Umum Müdür'ün 20,000 liralık maaşı, 2,000 lira artar. Korumanın, şöförün, temizlikçinin 800 liralık maaşı ise 80 lira. Aradaki fark uçurumu daha da derinleşir. 19,200 liralık fark birden 21,120'ye fırlar. Bütün açılış davetiyeleri hep zengin insanlara gönderilir, lüks otellerdeki iftar yemeklerine de onlar davet edilirler. Yılbaşı, bayram münasebeti ile müesseselere gönderilen hediyeler de insanların enselerinin kalınlığına göre seçilir. Demek ki Ertuğrul Gazi'den bu yana çok irtifa kaybetmişiz.
Aydınlanmak için Aşağıda bir okuyucumun gönderdiği mektup var. İşin esası metal parayı, piknik tüpüne koydunmu etrafa aydınlık saçıldığı. Ama ben bir de onun üslubu ile okumanızı istedim. Mektubun başlığı da 'Keramet parada mı? Yoksa akılda mı?' ' AHMET abi sana bir olay aktarmak istiyorum ben taksici dikiliden İZMİR. Geçenlerde bir muhabbet yapıyorduk, bu 1 ytl paralarda demirlerde kararma ile ilgili. Ben de meraklandım salı pazarından elime geldi meraklı meraklı sordum araştırdım sizinle paylaşmak istedim belki gazeteye ilave yapabiliriz müsadenle derken soğancı İzzet Abi'den patates ,soğan aldım para üzeri verirken bana 1 ytl de bozuk verdi ama para önlü arkalı epey kararmış pek almak da istemedim açıkçası sahteye benzettim ama bana hiddetle yoooo dedi bu sahte değil onu tüpe koymuşlar yani küçük piknik tüpüne dedi eeee nasıl yani dedim. Bak dedi şimdi tüpün kafasını çıkar sadece gaz çıkan uzun zımbırtı kalsın tüpü hafif aç ve yak vede bu parayı 1 ytl demir onun üstüne koy bak odayı üç taraftan nasıl aydınlatıyor dedi ve ekledi süper abi yaaaa muma ne gerek var. Valla iyi fikirmiş dedim: Hakikatten bayağı iyi ama paralara yazık gibi ne dersin AHMET abi bu işe. saygılar m rıza kobay garaj taksi dikili izmir'
Hava felaketlerinin adları Senelerden beri dünyanın dört bir köşesinde meydana gelen ve çok şükür memleketimiz ile civarında pek cereyan etmeyen şiddetli rüzgarlaın isimlerini merak eder dururum. Bunların çoğunu İngilizce olarak duyarız. Typhoon , Hurricane, Cyclone. Okunuşları da tayfuun, hörikeyn ve sayklon. Bu Cyclone'nun da üç ayrı cinsi var; tropikal cyclone-şiddetli tropikal cyclone-şiddetli cyclone fırtınası. Aslında bunların hepsinde de aşağı yukarı aynı şey oluyor. Bir alçak basınç alanı çevresinde dönen dev hava akımları, rüzgarlar. Daireler halinde korkunç hızlara erişen sistemler. Yavaş yavaş da fırtınanın gözü denilen merkez belli istikametlere doğru, umumiyetle denizlerden karalara, hareket ediyor. Peki bunlar aynı nesne de neden isimleri farklı? Efendim meğer bu isimler, fırtınaların cereyan ettiği coğrafi bölgelere göre değişiyormuş. Doğu Asya'da, Japonya, Çin, Kore civarında olanlara Tayfun, Afrika'nın Güney doğusunda olanlara tropikal cyclone, Avustralya, Malezya, Hindistan, Endonezya kuşağında olanlara şiddetli tropikal cyclone ve şiddetli cyclone fırtınası, Amerika ve Amerika'nın Atlantik ve Pasifik Okyanusları uzantılarında oılanlara da Hurricane deniliyor. Typhoon ismi bizde de var Tayfun. Çin ve Orta Asya'dan geliyor. Arap, Hindu ve Urdu lisanlarında da Tufan deniliyor. Bu fırtınalardan sonra şiddetli yağış olduğu için biz sadece işin yağmur bölümünü alıp tufanı bu manada kullanıyoruz. Hurricane ise Maya tanrısı Hurakan'dan geliyormuş. Bu Tanrı denizden karaya üfleyip kuru araziye yağmur getirirmiş. Bu felaketlerin hızı saatte 120 km ila 400 km arasında değişiyor ve 1 ila 5 arasında derecelendiriliyorlar.  Ne olursa olsun, işini seveceksin kardeşim!
21 Kasım 2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (12) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 116 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |