|
Atatürk'ün kıymetini bilenler de var. |
|
|
|
|
Pazartesi, 17 Mart 2008 |
Yeni Zelanda'nın Wellington şehrinde, denize bakan bir yamaç üzerinde güzel bir abide var. Bu Yeni Zellandalılar'ın ATATÜRK için yaptıkları bir abide. Abidenin üzerinde Atatürk'ün Çanakkale'de ölen Avustralya ve Yeni Zellanda askerleri için söylediği müthiş sözler var, hani '...Burada yan yana yatan Johnny'ler ile Mehmet'ler arasında bizim için bir fark yoktur.' Dediği ve bu harpte evlatlarını kaybeden Avustralyalı ve Yeni Zellandalı analar da 'Artık göz yaşlarınızı silin, bu topraklarda hayatlarını kaybedip, burada yatan sizin oğullarınız da artık bizim oğullarımız oldu' dediği emsalsiz hitabet örneği. Avustralya'da da benzeri Atatürk ve Çanakkale abideleri vardır. Resimlerde Batı Avustralya'nın Albany şehrindeki ve Avustralya'nın baş şehri olan Canberra'daki Atatürk abideleri gözüküyor. Yakında, Nisan ayında, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan binlerce Anzac çocuğu ve torunu memleketimize gelecekler. Bunlar bir sürü Türk ile beraber Çanakkale'de 1914-1916 tarihleri arasında cereyan eden harbi ve yüzbinlerce şehiti anacaklar. Bu yazıya bir de yılbaşında Belçika'dan gelen bir kartı eklemek istiyorum. Tercümesi şöyle '''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...'' Mustafa Kemal'i biraz da bizler hatırlasak diyorum. Böyle bir dopinge bugünlerde çok ihtiyacımız var.
Benim beklediğim manşet olur! Adamın biri her sabah gazeteciden bir gazete satın alır, ilk sayfaya bir göz atar ondan sonra da gazeteyi orada bırakıp gidermiş. Bu iş senelerce böyle sürmüş gitmiş. Bir sabah gazeteci dayanamayıp sormuş 'Abi, kusura bakma ama neden her sabah bir gazete alıp, sadece ilk sayfaya iki saniye bakıp sonra da gazeteyi bırakıp gidiyorsun?' Adam 'Oğlum' demiş 'Ben sadece ölüm ilanlarına bakarım' Gazete satıcısı 'Sana öğretmek gibi olmasın beyim ama ölüm ilanları iç sayfalarda olur!' Adam 'Benim beklediğim ölüm ilanı mutlaka manşet olur!'
Aynen olmuş... Bir Cumartesi gecesi Beylerbeyi civarında alkol muayenesi var. Bol bol kafayı çekmiş olan bir vatandaş polis tarafından araç kuyruğuna sokulmuş. Muayene sırası için önünde daha 7-8 araba var. Bizim uyanık hemen arabanın önünden arkasına geçiyor ve oturup beklemeye başlıyor. Önündeki araba ilerliyor ama bunun arabası hali ile duruyor. Polis yanına gelip 'Beyim bu aracın şöförü yok mu? Lütfen arabayı ilerletin' diyor Adam 'Memur bey, ben de sizin gibi şaşkınım. Şoförüm sizleri görünce arabayı bırakıp kaçtı. Demek namussuz bana haber vermeden içmiş, sizi görünce de korkup kaçmış' Polis 'O zaman siz geçin direksiyona, aracınız yolu tıkıyor, işimize mani oluyor' Adam 'Olmaz ben alkollüyüm, araba kullanamam' Polis 'Ziyanı yok. Bir defalık göz yumarız' Adam geçmiş direksiyona, içkili kafa ile çekip giderken trafiği açtığı için teşekkür bile etmişler.
Ödeşmiş oluruz İki arkadaş, rıhtımda yan yana balık tutuyorlarmış. Biri sormuş 'Seyfettin, bir gün böyle balık tutarken, ben bir mazeret uydurup buradan gitsem. Doğru sizin eve koşup karın ile sevişsem. Hamile kalan karın benden bir çocuk doğursa, senle ben ne oluruz?' Seyfettin 'Hiiç' diye cevap vermiş 'Ödeşmiş oluruz'
Müjdeler olsun! 
19.Şubat.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (7) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 55 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |