Bu Pazar günü yine bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı oynanıyor. Heyecan zirvede, benim bildiğim devrede, yani altmış sene önce de böyle olurdu. Aslında rekabet 90 seneye yaklaştı, çünkü ilk maç 17 Ocak 1909 tarihinde oynanmış. İlk maçı 2-0 kazanan Galatasaray, ilk yedi maçta Fenerbahçe'den gol bile yememiş. Fenerbahçe'nin ilk kazandığı maç 4 Ocak 1914 tarihinde, 4-2. Demek ki ilk beş sene Galatasaray'ın büyük bir üstünlüğü var. Gol bile yemeden hep üst üste kazanmış. 17 Kasım 1922 tarihindeki maçı sadece 14 kişi, tamamı biletsiz, seyrederken, 21 Eylül 2003 tarihinde İzmir'de oynanan maçta tam 70125 seyirci vardı. Bugüne kadar, bu iki takım ligde 99 defa karşı karşıya gelmişler. Bu maçlardan 28'inin GS, 40'ını FB kazanmış, 31 maç ise berabere bitmiş. Bu maçlarda GS 92, FB ise 128 gol atmış. Bu hafta oynanacak maç 360. Fener-Galatasaray maçı imiş, bu 360 maçın 115'ini GS, 135'ini FB kazanmış ve 130 maçta berabere bitmiş. Ben 150. maçı çok iyi hatırlıyorum, günlerce gazeteler '150. maç' diye yazmışlardı demek ki yaklaşık 140. maçtan beri ben 220 maça şahit olmuşum. Yani bu gözler ne maçlar gördü! diye ahkam kessem yeridir. 30 yaşıma kadar bütün maçlara giderdim. Ankara'da oynanırdı giderdi, İzmir'de oynanırdı yine giderdim. İstanbul'da ise adres tek idi. Maçlar Dolmabahçe'de bugünkü Beşiktaş Stadı'nda oynanırdı. Galatasaraylılar ile el ele kola maça gider maç sonrası da yine beraber Beyoğlu'na çıkardık. Kavga nadir olurdu. O tarihlerde maç kavgası neticesinde kimsenin öldürüldüğünü hatta yaralandığını hatırlamıyorum. Ama sonra iş değişti, son 30-35 sene Ali Sami Yen'e hiç gitmedim. Üç seneden beri de Fenerbahçe stadına gitmiyorum çünkü gözlerim iyice bozuldu, maçları ancak televizyonun içine girerek seyeredebiliyorum. Ayrıca son zamanlarda moda olan arabesk şarkı benzeri tezahüratlerden de zevk almıyorum. Bu maç son zamanların en mühim maçı, nerede ise şampiyonu yayin edecek ama yine de köprünün altından çok su akacak. Bu maçtan sonra da şampiyonluk düğümü çözülemez. Daha Sıvas-Galatasaray, Fenerbahçe-Gençlerbirliği hele Trabzonspor Fenerbahçe maçları var ki neler neler olabilir. Netice ne olursa olsun ama lütfen pislik olmasın, analar, babalar ağlamasın! Şimdi sizlere 27 Şubat 2004 tarihinde Tercüman Gazetesi'ndeki köşemden aldığım FB-GS maçlarına ait bir yazıyı sunmak istiyorum; 'Bayrağımızın lacivert sarısı! Hayatımda gittiğim ilk futbol maçı 24 Nisan 1949 tarihinde, Dolmabahçe Stadı'nda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçı idi. O zamanlar sekiz yaşında idim. Bir aile dostu, beni Fenerbahçeli yapmak için o maça götürmüştü ve maçı da FB 2-0 kazanınca ben Fenerbahçeli oluvermiştim. O zamanlar ve 1980'lere kadar, tribünlerde yapılan tezahürat bugünkülerden daha hoş ve temizdi. Üstelik rakip takım taraftarları yan yana otururlardı. İnşallah tekrar o günlere dönebiliriz. En baba tezahürat 'Bir Baba Hindi' diye başlayanı idi. Umumiyetle şişman ve gür sesli tribün amigosu iki elini ağzının yanına koyar ve haykırırdı; 'Bir Baba Hindi!!!!' tribün halkı da buna 'Hey Allah!!' diye cevap verir, amigo devam ederdi 'Olaydı şimdi!!' yine 'Hey Allah.' Amigo devam eder 'Pilavda zerde!' tabii yine 'Hey Allah!' ve amigo öldürücü! darbeyi vururdu 'Galatasaray nerde???' O zaman bütün tribün ayağa kalkıp 'Yallah, yallah hey Allah!!' diye bir kaç dakika bağırır ve sonra ortalık inlerdi 'Ya ya ya, şa şa şa, Fenerbahçe çok yaşa!!' Galatasaray'ın, o tarihlerde Fenerbahçe'ye nazaran daha az olan seyircisi ise, unutulmaz amigoları Karınca Ezmez Şevki'nin başkanlığında ilk önce şöyle cevap verirdi 'Kalamış önünde attık oltayı! Kalamış önünde attık oltayı! Çabalama Fener yiyecen zokayı, çabalama Fener yiyecen zokayı!' Tabii ondan sonra da 'Re Re Re, Ra Ra Ra, Gassay, Gassay Cim Bom Bom' İlk maçıma Nisan ayında gittim ya, ondan sonra da Nisan ayının uğuruna inanır oldum. Pek de haksız sayılmam. Nisan ayında oynanan maçlar her nedense Fenerbahçe'ye pek uğurlu gelir. 1957 senesi, ligin son maçı. Galatasaray, Fenerbahçe'den 2 puan önde ve averajı daha iyi ve de lig lideri. Yani Fenerbahçe'nin şampiyon olabilmesi için Galatasaray'ı mutlaka yenmesi şart. 30 Nisan günü yapılacak olan maça, arkadaşlar ile beraber 29 Nisan akşamı saat 9'da gittik. Turnikeler sabah dokuzda açıldı, tam 12 saat kapıda beklemişiz. Stad 10 dakika içinde doldu. Kapılar hemen kapandı. Maçın başlayacağı saate kadar manyaklar gibi bağırdık, hepimizin sesi kısıldı. Fenerbahçe maçı 3-0 kazanıp şampiyon oldu ama bizde maçtan sonra bağıracak ses değil soluk bile kalmamıştı. Bu Pazar, yine FB-GS maçı var. İnşallah kazasız belasız geçer. ' Gider ayak Burhan Ayeri'ye 'Maç ne olur? Kim şampiyon olur?'sordum işte cevabı; 'Fenerbahçe yenilmez ama Sıvasspor şampiyon olur. Çünkü Sıvas mutlaka Galatasaray'ı yenecek. Fenerbahçe ise Trabzonspor'a takılacak'
Yürü Aslanım! Kim tutar seni! 
25.Nisan.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 106 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |