Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Ahmet Çavuşoğlu arrow Bir Seyahatin Hikayesi
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Facebook

 

Alucra Meslek Yüksek Okulu Banka Hesap No

Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Konuk Yazarlarımız
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Alucra'ya Bağlı Köylerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Rafet Ekiz
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu


 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
YavuzKAYACIK
2003 Yılında ilk göz ağrım diyebileceğim alucra.com ile tanıştım .Alucra'mızın örf adet geleneklerimizi yeni nesile taşıması alucra.com'un en büyük ö
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 kayıtlı ( 1 ) kayıtlı 1
 misafir ( 16 ) misafir 16
   Toplam 17
Sitedekiler
muhtar


istatistikler
Son Üye  şafak göcen
Bugün  3
Bu Hafta  21
Bu Ay  107
 
Çakrak Köyü Cami İnşaatı

AMedyafm




Advertisement
Bir Seyahatin Hikayesi PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Perşembe, 15 Kasım 2007
Kaç seneden beri Amerika'ya gitmedim. Her neden ise, bu memlekete seyahat etmek, bana çok zahmetli ve lüzumsuz gelir. Onun için, Cumartesi ilavesine yemek, içmek yazıları yazdığım, Akşam gazetesinin Genel Yayın Müdürü Serdar Turgut, 'Jack Daniel's firması beni ABD'ye davet etti. Benim programım müsait değil sen gider misin?' diye sorunca bir tereddüt geçirdim.
Tabi bu tereddütüme ABD ve bilhassa New York aşığı Serdar Turgut bir mana veremedi. 'Abi' dedi 'New york ve Nashville'de kalacaksın, nefis ızgaralar yiyeceksin, bu aslında Jack Daniel's firmasının tertip ettiği bir BBQ (Amerikan işi mangal) yarışması. Yiyeceksin, içeceksin daha ne istiyorsun?'


Ben son bir direniş ile 'Bir hayır etmek istiyorsan, beni Londra'ya gönder' dedim, o acıyan gözler ile bana uzun uzun baktı.
Artık lafı uzatmamak için 'Tamam' dedim 'Giderim, bana böyle bir imkan verdiğin için de teşekkür ederim'
O da işi garantiye almak için oturdu köşesine 'Gonzo yola çıkıyor' başlıklı bir yazı yazıp, seyahatten 15 gün önce benim ABD'ye gideceğimi ilan etti.
Yeşilköy'de yalın ayak, başı kabak, kemer olmadığı için pantalonum düşe düşe, donuma kadar arandıktan sonra THY'nın, New York uçağına binip 11 saat kadar uçup New York'a indik. ABD hava meydanlarına inmek de havalanmak da büyük eziyet. Her yolcuya muhtemel suçlu gözü ile bakılıyor.
İyi ki bundan bir müddet önce Adana'da ki 'Boşboşcudan' nikotinli sakız almışım. Çünkü yol boyunca sigara yok, ABD pasaport kontrol ve gümrük işkencesi esnasında da sigara yok, New York'un Kennedy meydanında Nashville uçağına aktarma yapken de sigara yok. Nashville'e uçarken de sigara yok. Bir hesapladım aşağı yukarı 24 saat sigara içememişim, sakızlar imdadıma yetişti.
Bizim takım sekiz kişi. Ben, Haber Türk'ren Serfiraz Ergun, Brown Forman-Jack Daniel's Türkiye'den Hüsamettin Bayazıt ile Zeynep Hanım, yine içki esnafından Ahmet Bey ve yapılacak olan BBQ yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek olan TGI Friday ekibi (Apo, Cihat ve Zühtü)
Nihayet Nashville'de otele gelebildik. Ama tahminimizden dört saat sonra. Gecikmenin sebebi de New York JFK hava meydanının içler acısı hali. Her iniş, her kalkış gecikmeli, çağ dışı bir meydan olmuş bu JFK.
Otele geldik ama beni ve kendisi de sıkı bir sigaracı olan Apo'yu tatsız bir sürpriz bekliyordu. Bize ayırılan bütün odalar sigara içilmez. Otelde sigara içilebilen odalar da var ama sekiz Türk için ayrılan odalar sigara içilmez!
Resepsiyondaki kıza 'İçersem bana ne yaparsınız?' diye sordum, o 'Hiiç' dedi 'Ben hiç bir şey yapamam. Odaların alarmı doğrudan itfaiyeye bağlı, itfaiye çavuşu gelip size ilk önce 300 dolar ceza keser. Sizi otelden de atabilir, hatta bir iki geceyi hapiste de geçirebilirsiniz'
Vay anasını! Talihime küsüp dayandım nikotinli sakıza. Arada bir de otelin kapısının önünde esrarkeşler gibi sigara içtim.
Bir kaç saat içinde anladım ki lokantalar dahil hiç bir kapalı mekanda sigara içilmeyecek. Bu Tabi çok acı oldu. Hele bazı mükemmel yemeklerden ve nefis kahvelerden sonra.
ABD benim gibi şişmanlar için bir cennet. Çünkü her üç kişiden biri tulum gibi. Zaman zaman kendimi incecik gördüm.
Zaten yemekler de ona göre. Tava etler, dev gibi pizalar, patates kızartmaları, halka şeklinde kesilmiş soğan kızartmaları, bol kalorili mayonez ve tatlılar, muhteşem sandviçler. Yemek aralarında durmadan içilen bol şekerli içecekler, atıştırılan dondurmalar ve kurabiyeler.
Arabalar da insanlar gibi dev gibi. Her arabaya rahatlıkla on kişi ve iki ton yük sığar!


Mallar bize nazaran ucuz ama hizmetler ve işçilik daha pahallı. Bizim grubu bir iPhone (Apple'ın cep telefonu) sevdası kapladı. Saatlerce sırada bekleyip birer, ikişer iPhone aldılar. Meğer Amerika'da 400 dolar olan bu nesne, biz de en aşağı bin dolarmış.
Kızların New York'ta iyi mağazalardan aldıkları hakikaten şık ayakkabılar 45-50 dolar. Benzerleri Ak Merkez'de falan 250 liraya satılıyor imiş. İstanbul'da 200 liraya satılan marka montlar da burada 35-40 dolar.
Ben sadece ilaç ve kitap aldım. Ama en az 15 saatimi alış verişte harcadım. Çünkü Nashville'de grup halinde gezdik. Bizim alış veriş canavarları daha bir alış veriş merkezine yaklaşırken bir tuhaflaşıyorlar. Bakışları değişiyor, burun delikleri açılıyor. Wall Mart adlı kocaman yerde ise kendilerinden geçiyorlar.
Bir de alınan malların bir kısmının ertesi gün iadesi veya değiştirilmesi var.
Nashville ve havalisinin aslında Güney ABD'nin insanları daha kibar ve cana yakın. Bütün gün 'Howdy-Merhaba' deyip duruyorlar ve içten gülümsüyorlar.
New York'da durum değişik. Orası da İstanbul gibi, kaba ve terbiyesiz insanların çoğunlukta olduğu bir yer.
Amerikan televizyonunda reklamlar çok artmış. Hemen hepsi de bizdeki gibi güvenilmez, palavra reklamlar. Çok seyredilen kanallarda doğru dürüst bir şey yok. Ancak bir iki uçuk kanalda, nefis filmler ve haber programları seyrettim.


New York'ta Türkler daha ziyade benzin istasyonu, taksi ve limozin servisi işlletiyorlar. Bir kaç tanesi de Central Park'ta atlı araba sahibi.
Bu şehrin iklimi sokağına göre değişiyor. Manhattan'da yüksek binaların kesif olduğu bölümler, güneş görmedikleri için buz gibi, buna mukabil deniz kenarı ve parklar sıcak bir bahar havası.
New York'ta en beğendiğim şey kitapçı ve şarküteri dükkanları. Peynirler, sucuklar, salamlar, sosisler, salatalar ve onlar ile yapılan sandviçlere konulacak ıvır zıvır birer harika.
Yarın sizlere Jack Daniel's viskisini ve onun doğum yeri olan Lynchburg kasabasını anlatacağım.

 

6 Kasım 2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Favori olarak ekle (15) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 71 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Konuk Yazarlar
Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Mustafa Dolu CHP Beyoğlu Belediye  Başkan Adayı


Tüm Haklari Saklidir © 2008 - Sitede yer alan Resim ve Metinler izinsiz kullanilamaz -
Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarlarımız sorumludur. Hiçbir şekilde Alucra.com'un düşüncelerini ve fikirlerini yansıtmamaktadır.