Akaryakıt ürünlerine yine zam geldi. Galiba dünyanın en pahallı benzin ve mazotunu artık biz kullanıyoruz. Pompa fiatının %70'e yakınını da vergiler meydan getiriyor. Diğer malların dışında da KDV'si, ÖTV'si, senelerce önce konulmuş ve bir kereye mahsus alınacağı bildirilmiş deprem, afet falan vergileri var. Bu vergileri düşününce insan ister istemez, ABD'nin kurulmasına yol açan 1773 hadiselerini hatırlıyor. O tarihlerde ABD diye bir şey yok. O topraklar İngiltere'nin kolonisi. İngiliz Parlamentosu, hiç bir katkıda bulunmadığı kıtadan, vergi üzerine vergi almaktan başka bir şey yapmıyor. İngilizler Fransa ile yaptıkları harbin ve Hindistanı işgalin getirdiği yükün bedelini Amerika'dan çıkartmaya çalışıyorlardı. Koloninin halkı 'Biz tanımadığımız, temsil edilemediğimiz bir meclise, vergi ödemeyiz' diye bastırınca, İngilizler, çay vergisi haricindeki bütün vergileri kaldırıyorlar. Çay vergisini de azaltıyorlar. Bu Amerika Kıtası halkını tatmin etmiyor. Onlar her türlü verginin kalkmasını istiyorlr, çünkü bir kere vergi verirlerse İngilizlerin, Amerika'dan vergi almak hakkını kabul etmiş olacaklar. İngilizler Amerika kıtasına çay ithal hakkını, bir nevi 'ahbap çavuş' şirketi olan Doğu Hindistan Şirketine (East India Company) veriyorlar. 16 Aralık 1773 gecesi Mohawk Kızılderilisi kıyafetine giren Amerikalılar, Boston limanında bu şirkete ait olan üç gemiyi basıp 342 sandık çayı denize atıyorlar. Bu hadise tarihe (Boston Tea Party) Boston çay partisi olarak geçmiştir. Bir sene sonra İngilizler Boston Limanının kapatılması kararını alıyorlar. Bu da bardağı taşıran damla oluyor ve iki sene sonra 4 Temmuz 1776 tarihinde birleşen Amerikan kolonileri istiklallerini ilan ediyorlar. Böylelikle ABD kuruluyor. Bu Boston çay partisinden sonra Amerikalılar çoğunlukla çay içmekten vaz geçip, kahveye yöneliyorlar, kahve de Amerikalıların milli içkisi haline geliyor. Fransa'da da, memleketi Richelieu ve Mazarin'in idare ettiği 1624-1661 senelerinde ve tarihin diğer zamanlarında sık sık vergiye karşı isyanalar oluırdu. Yine İngiltere, Kanada, Yeni Zelanda'da, adına poll tax denilen, ve insanlardan vergiyi gelirlerine göre değil de götürü, kelle başına alan vergi sistemleri zamanında çok isyanlar çıktı. Diyeceğim şu: Tarih boyunca dünyanın her tarafında insanlar, kralların, hükümetlerin aldığı vergiler tarafından ezilmiş ve hep buna isyan etmişlerdir. Osmanlı devrine hep esnafın, köylünün, çiftiçinin ve tüccarın vergisi vegisi artıtlmış, azınlıklardan kelle vergisi alınmış ama güçsüz olan bu gruplar hiç bir şey yapamamış. Buna mukabil, silahlo kuvvet olan yeniçeriler aldıkları maaş, bahşiş, ganimet payı v.b. artırabilmek için isyan etmişler ve epey Padişah ve Sadr-ı azam'ın kellelerini girmesine sebep olmuşlarıdr. İşte durum bu!
Yanlış kapıyı çalıyorsun! Banka kuyruğunda sıra bekleyen yaşlı kadın önündeki adama dert yanmış 'Ah beyim ah. Ben 70 yaşındayım, oğlum 40 kızım ise 35 yaşındalar hala onlara para veriyorum.' Adam 'Teyzeciğim' demiş 'Biraz yanlış bir adama dert yanıyorsun. Çünkü ben de burada annemden aldığım çeki tahsil etmek için bekliyorum. Yani yanlış kapıyı çalıyorsun!'
Deniz Hanım yok Ali, bir reklam şirketinde müdür yardımcısı olarak çalışıyor. Şirketin müdürü daha doğrusu müdiresi de Deniz adında bir hanım. Bu Deniz Hanım bir sabah 'Ali, ani bir işim çıktı' diyor 'Ben bugün yokum. Ankara'da çok mühim bir müşteri ile görüşmem var. Onun için, tembih et de bana gelen bütün telefonları sana bağlasınlar' Ali de sekreteri arayıp 'Kızım' diyor 'Bugün Deniz Hanım yok. Onu arayan olursa telefonları bana bağla' Biraz sonra Ali, sekreterin telefonda 'Deniz Hanım yok efendim, not alabilir miyim?' dediğini duyuyor. Hemen kızı odasına çağırıp 'Yahu ben sana demin ne tembih ettim? Deniz Hanım'ı kim ararsa arasın bana bağla demedim mi?' diye çıkışıyor. Aradan bir saat kadar geçiyor Ali yine kızın 'Deniz Hanım bugün Ankara'da, yarın gelecek, not alıyorum sizin aradığınızı söylerim' dediğini duyunca hemen yerinden fırlayıp sekreterin masasına gidiyor ve 'Bana bak' diye bağırıyor 'Farzet ki bugün benim adım Deniz! Anladın mı? Onu arayan olunca sen hiç konuşmadan telefonu bana bağlayacaksın' Biraz sonra Ali'nin telefonu çalıyor ve sekreter 'Deniz Hanım, kocanız telefonda' diyor.
144 Temel'e sormuşlar 'Bir nonoşun aklını nasıl karıştırırsın?' diye Temel hiç düşünmeden '144 derim' demiş Suali soran adam 'Ne alakası var?' diye sorunca Temel gülmüş ve 'Bak kafan nasıl karıştı!' demiş  Çaysız işeyemezsiniz!
30.Nisan.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 41 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |