|
Sevdiğim bir huyum vardır, hayallerimin mümkün olduğu kadar, devam etmelerini sağlarım. Bunun yolu çok basittir. Şimdi bugünlerde herkesin kurduğu hayalin nasıl devam ettirilebileceğini bildireceğim. Güzel ve uzun vadeli hayal kurabilmek için Milli Piyango'da kazanan numaralar listesine mümkün olduğu kadar geç bakmak ve arada geçen zamanı 'Ulan bu kadar çok para ile ne yapacağım?' diye düşünerek geçirmektir. Ben öyle yaparım, piyango biletim olduğunu bir kaç hafta unuturum sonra bir gün oturup listeye bakarım. Bu şekilde iki üç hafta oyalanırım, hayal kurarım. Ayrıca sayısal loto veya 5+1 çekilişlerinde de aynı şeyi yapar, neticeyi mümkün olduğu kadar geç öğrenmeye çalışırım. Annem, benim gibi yapmaz. Her şeyi anında canlı yayından öğrenmeye çalışır ve benden çok daha önce hüsrana uğrar. Karım ise ne bilet alır ne de loto filan oynar ama kazanan numaraları görünce de hep hayıflanır 'Bakar mısın? Nasıl da benim numaralarım gelmiş' der ve iyi niyetli bir insan olduğu için de kazanmış gibi sevinir. En iyisi siz ne annem ne de karım gibi yapın. Benim dediğimden çıkmayın. Hikaye meşhurdur; Adamın biri ömrü boyunca Tanrı'ya hep yalvarmış 'Ne olur bana piyangodan ikramiye çıkart' diye. Bu adam 85 yaşına gelmiş ve hala yalvarıyor 'Ne olur bana piyango çıksın.' Bir gün hasta yatağında yine ikramiye için dua ederken, Melekler 'Efendimiz' demişler 'Şu adam, kendine piyango çıkması için senelerden beri yalvarıp durur. Artık ölmek üzere. Acaba bu adamı sevindiremez miyiz?' Tanrı gülümseyerek 'Sevindirmesine sevindireceğim ama o hayatında bir kere dahi piyango bileti almadı ki...' demiş. Bütün okuyucularımın yeni seneyi, sevdikleri ile beraber huzur, sağlık ve bolluk içinde geçirmelerini temenni ederim. Milli Piyango ve Kayınpederim Milli Piyango denilince benim aklıma hep rahmetli kayınpederim Yılmaz Doğan Tunçay gelir. Nur içinde yatsın çok muhteşem ve enteresan bir adamdı. Hayatını ve hususiyetlerini anlatmak çok uzun sürer. Onun için bugünlük sadece Milli Piyango anlayışını anlatmak ile iktifa edeceğim. Efendim, kayınpeder ile yeni tanışmışız. Köyceğiz'deki evindeyiz. Duvardaki çalar saat durmuş. Bana 'Bir zahmet şu saatin üstünden anahtarını al da bir kur' dedi. Anahtarı almak için elimi yüksekte asılı olan saatin üstüne götürdüm. Anahatarı aldım ama anahtar ile beraber bir sürü piyango bileti de geldi. Hayretler içinde sordum 'Baba, bunlar ne?' 'Görmüyor musun?' diye sordu 'Piyango biletleri' 'Tamam da' dedim 'Neden burada duruyorlar?' Anlattı 'Ben her çekilişte bir piyango bileti alırım ve umumiyetle kazanıp kazanmadığıma bakmadan biletleri oraya koyarım' 'Peki neden listeye bakmazsın? Ya kazanmışsan?' diye sordum Gülerek 'Oğlum' dedi 'Bu biletlerin hasılatını da, zamanı içinde alınmayan ikramiyelerin tutarını da devlet alıyor. Böylece ben devletime küçük bir katkıda daha bulunuyorum' Kayınpederim numara filan yapmıyordu. Her zaman olduğu gibi inandığı şeyi söylüyordu. Kayınpederim eşine ender rastlanan aydın bir Müslüman ve örnek bir vatandaştı. Nur içinde yatsın.
Peki Murat Sert kim? Mahalleli, kahvede oturmuş sohbet ediyormuş. Önündeki gazeteyi okuyan Fenerli Alpay 'Ulan' demiş 'Bu hafta Alex ne gol attı be!' Galatasaraylı entelektüel Hamdi, ' Kardeşim' demiş 'Sen futboldan başka bir şey bilmez misin? Futbolculardan başka kimseyi tanımaz mısın? Spor sayfalarından başka hiçbir şey okumaz mısın? Bak ben gece kurslarına gidip her şeyi öğreniyorum.' Alpay sinirlenmiş 'Tabii bilirim' demiş. Hamdi sormuş 'Peki söyle o zaman, Reşat Nuri kimdir?' Alpay, dudaklarını büzerek 'Bilmiyorum' demiş. Hamdi 'Bak gördün mü?' diye Alpay'ı küçümsemiş 'Eğer biraz okusaydın, benim ile gece kurslarına gelseydin, Reşat Nuri Güntekin'in, en meşhur roman yazarlarımızdan biri olduğunu bilirdin.' Hamdi devam etmiş 'Peki söyle bakalım, Turgut Reis kim?' Alpay yine aval aval bakıp 'Bilmem' demiş. Hamdi 'Ah oğlum ah' demiş 'Sen meşhur Türk denizcisi Turgut Reis'i bile bilmiyorsun. Peki Nazım Hikmet kim?' Alpay onu da tanımadığını söylemiş, Hamdi yine Alpay'ın cehaletinden dem vurmuş ve spordan başka şeyler de okuması icap ettiğini, kendisi ile gece kurslarına gelmesinin iyi olacağını anlatmış... Bu defa Alpay, Hamdi'ye sormuş 'Peki sen söyle bakalım, Murat Sert kimdir?' Hamdi, biraz düşündükten sonra 'Maalesef bilmiyorum' demiş. Bunun üzerine Alpay sevinç içinde yerinden fırlamış ve Hamdi'ye 'Yaa gördün mü godoş' diye bağırmış 'Murat Sert, sen gece kurslarına giderken karının koynuna giren heriftir. Gece kurslarına gidiyorsun ama bir Murat Sert'i bile bilmiyorsun!'  Barış için biraz sıcak değil mi?
1 Ocak 2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (13) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 68 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |