Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Ahmet Çavuşoğlu arrow Gevşemeyin! Şımarmayın!
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Facebook

 

Alucra Meslek Yüksek Okulu Banka Hesap No

Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Konuk Yazarlarımız
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Alucra'ya Bağlı Köylerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Rafet Ekiz
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu


 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
YavuzKAYACIK
2003 Yılında ilk göz ağrım diyebileceğim alucra.com ile tanıştım .Alucra'mızın örf adet geleneklerimizi yeni nesile taşıması alucra.com'un en büyük ö
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 misafir ( 0 ) misafir 0
   Toplam 0


istatistikler
Son Üye  şafak göcen
Bugün  3
Bu Hafta  21
Bu Ay  107
 
Çakrak Köyü Cami İnşaatı

AMedyafm




Advertisement
Gevşemeyin! Şımarmayın! PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Salı, 11 Aralık 2007

Fenerbahçe, Galatasaray'ı 2-0 yendikten sonra şımarmaya başladı. Bu kafa ile gidersek korkarım Çarşamba günü, Rus takımı karşısında hüsrana uğrayabiliriz.
Tabi kaç kaç olursa olsun Galatasaray'ı yenmek çok güzel bir şey ama bu neticenin alınmasında Fenerbahçe'nin iyi oyunundan ziyade, Galatasaray'ın yanlış takım kurup bunun neticesinde sahada dökülmesi asıl sebeptir.
Aslında Fenerbahçe bu maçı 4, 6 hatta 8 fark ile kazanabilirdi. Ama olmadı.
Puan cetveline bir bakarsak Fenerbahçe'nin hiç de öyle bayram yapacak bir durumu olmadığını görürüz.
İki kere yenilmiş, dört kere berabere kalmış. Evet Beşiktaş ve Galatasaray'ı yenmiş ama altı takıma da on puan kaptırmış.
15 maçta 14 gol yemiş. Nerede ise maç başına bir gol yemiş ve maç başına da ancak 1.66 gol atabilmiş.
Roberta Carlos'u seyretmek büyük zevk ama Alex'in olmadığı günler de Fenerbahçe'nin hali duman.
Bu sezon başlarken Tercüman Gazetesinde şöyle yazmışım;
'29 Temmuz 2006 tarihinde bu köşede yazdığım yazının başlığı 'İyi bir Nobre lazım' idi. Bu yazı şöyle bitiyordu 'Fenerbahçe'ye esaslı bir santrfor şart. Mümkün ise Nobre'den daha da iyi bir santrfor. Bence takımın en büyük, belki de tek eksiği, bu.'
Bu cümleler hala geçerli.
Roberto Carlos geldi, Colin Kazım geldi, Vederson geldi, o geldi bu geldi ama hala gol atacak biri yok.
Deivid, Can Arat, Uğur Boral
ve takımın çoğunluğu geçen
seneden çok daha iyi
gözüküyorlar ama hala gol atacak biri yok.
Bin kere söylendi, adam kendi de diyor, Kezman ileride tek başına oynayabilecek bir forvet değil. O'na kule gibi bir adamın top indirmesi lazım ki kendini gösterebilsin.
Bu durumda hem Kezman harcanıyor, hem de takım gol atması geciktikçe taraftar fıtık oluyor. Uzun lafın kısası Fenerbahçe, sırtı dönük oynayabilecek, uzun boylu, sağlam ve en mühimi
Roberto Carlos'un nefis paslarını değerlendirebilecek bir santrfora muhtaç. Aksi takdirde Avrupa macerası yine hüsran ile bitebilir.
Federasyon, Fenerbahçe'ye köstek olmak için yabancı sayısında pek bir şey yapmadığına göre yeni bir yabancı alınması için kimin gönderileceği mühim bir sual.
Ben olsam 'Kararsız Kasım' rolünde bir türlü vaz geçemeyen Appiah'ı postalarım. Ama geç kalındı. Bir ara iyi para veriyorlardı. Şimdi kim kaç para verir bilemem.
O asık suratlı, nemrut Daum'dan sonra, gülümsyeyn ve müsbet enerji saçan Zico iyi ama kardeşim adam müdahalede geç kalıyor gibi geliyor bana. Sahada bazı futbolcular dökülürken rahatlıkla kulübede, Zico'nun yanında daha iyi oynaması muhtemel futbolcular oturuyor. Çoğu hoca ilk devrenin ortalarında oyuncu değiştirken, Zico en az bir saat bekliyor.'
Ne komik değil mi? Bu yazıyı yazdığım 10 Ağustos 2007 hatta yazıda atıfta bulunduğum 29 Temmuz 2006'dan beri pek bir şey değişmemiş.
Daha da komiği, hayırlısı ile Çarşamba gecesi CSKA Moskova'yı yenip, gruptan çıkabilirsek, yine aynı yazıları yazabilirim. Demek ki Nobre'nin gitmesinden beri değişen pek bir şey yok.
Fenerbahçe Başkanından 5 yaşındaki taraftarına kadar bir zafer sarhoşluğu yaşıyor. Bu ister istemez futbolculara da sirayet etmiş. İnşallah yarın gece bir soğuk duş yemeyiz.




Haham ne giyersen giy demiş!
Musevi vatandaşlarımızdan Moiz'e, vergi dairesinden bir mektup geldiği zaman kendisini bir korku almış. Gelen mektupta 'Lütfen defterlerinizi yanınıza alıp Salı sabahı daireye gelin' diyormuş.
Moiz bütün hafta sonunu düşünerek geçirmiş.
Pazartesi sabahı da Salamon'a gidip 'Salamon kuzum, beni vergi dairesinden çağırıyorlar, acaba oraya giderken ne giysem? Ben diyorum ki temiz pak giyineyim. Lacivertleri çekeyim. Onlara karşı hürmetkar olduğumu anlasınlar.'
Salamon hemen itiraz etmiş 'Sen deli misin be? O kıyafette gidersen senin zengin olduğunu anlarlar. Onun için sen eski bir pantolon, ceket giy öyle git de sana acısınlar.'
Moiz ikna olmamış ve bu defa da Mişon'a gitmiş. 'Mişon be kuzum' demiş 'Benim bir derdim var. Salı sabahı yanımda defterlerim olduğu halde vergi dairesine gideceğim. Ne giyeceğime bir türlü karar veremedim. Salamon'a sordum, o 'Sakın iyi giyinme, zenginsin diye canına okurlar' diyor. Acaba bir kot pantolon giyip mi gitsem?'
Bu defa Mişon itiraz etmiş 'Hiç olur mu be Moiz? Vergi dairesine o kıyafette gidilinir mi? Sen en koyu renk elbiseni giy, en şık kravatını tak ve öyle git.'
Kafası iyice karışan Moiz kalkmış Haham'a gitmiş. Haham'ın yanında bir hanım olduğu için Moiz'e beklemesini işaret etmiş.
Kadın gidince de Moiz'i yanına çağırıp sormuş 'Gel bakalım Moiz. Ne derdin var? Sen buralara pek uğramazsın da...'
Moiz 'Haham efendi' demiş 'Salı sabahı vergi dairesine gitmem lazım ama nasıl giyinip gitmemin daha uygun olacağına bir türlü karar veremedim. Salamon 'Spor giyin' diyor, Mişon ise 'Şık giyin' diyor. Ben nasıl giyinsem acaba?'
Haham hafifçe gülümsedikten sonra 'Moiz' demiş 'Senin durumun bana demin buradan ayrılan dul bayan Ester'in problemini hatırlatttı. Kendisi Salı gecesi evlenecekmiş. Bana sordu 'Haham Efendi' dedi, 'Yaşım 50, ben düğün gecesi kısa mı giyinsem yoksa şöyle uzun bir şey mi giysem?'
Ben kendisine aynen şu cevabı verdim 'Kızım Ester, sen Salı gecesi evleniyorsun. Ne giyersen giy, gece yatağa girince netice aynı olacaktır. Onun için Moiz, sen de vergi dairesine istediğin kıyafette gidebilirsin!'



11 Aralık 2007

  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 


Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 45 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Konuk Yazarlar
Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Mustafa Dolu CHP Beyoğlu Belediye  Başkan Adayı


Tüm Haklari Saklidir © 2008 - Sitede yer alan Resim ve Metinler izinsiz kullanilamaz -
Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarlarımız sorumludur. Hiçbir şekilde Alucra.com'un düşüncelerini ve fikirlerini yansıtmamaktadır.