|
Pazartesi sabahı bizim Güneş gazetemizde bir haber vardı; 'Öldürüldüm kızım cesedim dolapta! İngiltere'de kocası tarafından öldürülüp, 'İtalyan sevgilisiyle kaçtı' denilen kadın, kızının rüyasına girerek bu ihbarı yaptı RÜYAYLA aydınlatılan cinayet geçen yıl Brighton kentinde işlendi. Andre Genetsin, karısı Cetherine'yi öldürüp, 'İtalyan sevgilisiyle kaçtı' yalanıyla çevresini kandırdı. Talihsiz kadın, bir yıl sonra küçük kızının rüyasına girerek öldürüldüğünü, cesedinin de evlerinin arka bahçesindeki bir dolapta olduğunu anlattı.
 Küçük kız, rüyasını önce babasına anlattı. O önemsemeyince, Catherine, bir kez daha kızının rüyasına girerek, öldürüldüğünü tekrarladı. Kız, bu kez rüyasını öğretmenlerine anlatınca, olay polise yansıdı. İhbar yerine giden ekipler, Catherine'nin cesedini buldu. Sorguya alınan baba, karısını, Ukraynalı bir kızla ilişkisini öğrendiği için öldürdüğünü itiraf etti.' Bir çok insanın garipseyeceği hatta çoğu insanın inanmıyacağı bu hadisenin cereyan ettiği İngiliz Adaların'da böyle bir şeyin olduğuna insanların en az %70'i inanır. Çünkü İngiltere'de, İskoçya'da, İrlanda'da bu hayaletlere, hortlaklara insanlar inanırlar. Aşağı yukarı her mahallenin bir hayaleti, hayaletli bir evi, kilisesi veya şatosu vardır. Mezarlıklarda ise hayaletler, hortlaklar cirit atarlar. Saraylarda hayaletlere rastlanması çok normal karşılanır. Öldürülen kralların, kralların öldürtükleri adamların ve metreslerinin hayaletleri, hortlakları beş, altı asırlık sarayların baş misafirleridir. Basında sık sık bu hayaletlerin resimleri neşredilir. Hayalet bana neler etmişti! Ben de karınca kararınca bu hayaletlerden nasibimi almıştım; Sene 1978, Tercuman Gazetesi Londra Temsilcisiyim. Londra'da devamlı kalabilmek için para getirecek işler yapmak istiyorum. Bir müddet börek, turşu falan yaptırıp sattım ama gelen para beni tatmin etmedi. Bu arada Chris adında bir yapı ustası ile arkadaş olmuştum. O günlerde Araplar yeni, yeni İngiltere'ye akın etmeye başlamışlar ve inanılmaz rakamlara evler satın almaya başlamışlardı. Bir gün Chris'e 'Bana bak' dedim 'Eski bir ev alıp onu modern bir hale getirsek. Sonra da bunu Araplar'a satsak çok para kazanırız' Bu fikre Chris'in de aklı yattı ve biz alınacak eski ev aramaya başladık. Bir gün Earl's Court adlı bir semtte gözüme bahçe içinde harap bir ev ilişti. Evin önüne bir emlak şirketi telefon numarasının yazılı olduğu bir 'satılık ev' tabelası asılmıştı. Telefon edip evin fiatını sordum. Verdikleri rakam çok makul idi. Chris'e anlattım, basit bir hesap yaptık ve bu evden iyi bir para kazanabileceğimizi anladık. Ertesi gün Chris'i de alıp o eve gittim. Biz eve bakarken yandaki bahçeden komşu kadın 'Ne o? Bu evi mi alacaksınız?' diye sordu Biz 'Düşünüyoruz' deyince bir kahkaha atıp 'Ayol o ev hayaletlidir, 45 seneden beri boş' dedi ve uzaklaşıp gitti.
 Chris 'Bu evin bu fiata olmasının sebebi şimdi anlaşıldı' dedi. Ben 'Ne fark eder?' diye sordum. Chris 'Bu evi kimse satın almaz, bu evde hiç bir işçi çalıştıramayız, bu evin inşaatına hiç kimse malzeme vermez...' diye menfi sebepleri sıralamaya başaldı. Ben Chris'e rağmen ertesi gün o evi satan emlakçıya gittim. Kadına ev ile ilgilendiğimi anlatınca bana acıyan gözler ile bakmaya başladı. Ben mahsus 'Ne o? Yoksa evin bir problemi mi var?' diye sordum. Kadın 'Yoo...' dedi Ben sordum 'O ev kaç zamandır boş?' Kadın 'Ben bildim bileli boş' dedi. Sordum 'Neden?' O biraz tereddüt ettikten sonra 'Size söylemem lazım. Bu evin hortlağı var, en az iki tane de hayaleti var' Ben 'Eee ne olur?' diye sordum Kadın 'Efendim o evde bir gece bile geçiremezsiniz, o eve bir çivi bile çakamazsınız. Horlak dediğim vakti ile o evde boğularak öldürülmüş bir kadın, insanlıktan intikam almaya yemin etmiş. Her gece gelip, boğacak insan arar. Hayaletler ise o kadının çocukları, annelerini görmek için sık sık gelirler. Biz de zaten o evi piyasadan çekmeye karar verdik' dedi. Ulan, göz göre göre bizim kar gidiyor. Tuttum mahalle karakoluna gittim ve eve ait sualler sordum. Aldığım cevap aşağı yukarı aynı idi, üstelik polis memuru 'O evde başınız derde girince biz yardıma gelemeyiz, arkadaşların çoğu hortlaklardan korkarlar' demez mi! Mahlleyi dolaştım, papaza bile gittim ama herkes o evin kimse tarafından satın alımyacağını ve inşaat için de ne işçi ne de malzeme bulabileceğimizi söyledi. Ben de çaresiz bu maceradan ve muhtemel 50,000 pound kardan vaz geçtim. Geçenlerde İngiltere'ye gittiğimde, baktım o ev hala boş! Yani bir yerde beni hayaletler yaktı. 06.05.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 27 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |