Aşağıdaki yazıyı üç sene kadar önce yazdım. Zaman içinde bir kaç okuyucum bundan istifade ettiklerini bildirdiler. Sonunda bizim tertip, bazı internet sağlık sitelerine girdi. Bu yazıyı tekrarlamamı isteyen talepler karşısında bu tertipe köşemde bir daha yer veriyorum; Sizlere bir müdetten beri internette dolaşan, Ruslar tarafından icat edilip, şimdi Amerika'da tatbik edildiği söylenen, bir 'Gençlik İksiri'nin', ilk önce tarifini vereceğim, sonra da faydalarını yazacağım. 2 litre limon suyu, 40 diş orta boy soyulmuş ve ezilmiş sarmısak, ağzı sıkı kapanan bir kavanoza konulup, kavanozun etrafı koyu renkli kağıt ve bezle kapatılır. Normal oda sıcaklığında 25 gün boyunca her gün çalkalanarak bekletilir. Sarmısaklar iyice eriyince, 25 günün sonunda, kavanozu açılıp her sabah aç karnına yarım veya içilebiliyorsa bir çay bardağı içilir. Kavanoz bitene kadar içilecek, kapağı hep kapalı ve kavanoz ışık almayacak şekilde örtülü olacak, içine asla su, şeker vs.karıştırılmayacak. Bu karışımı içtikten sonra en az yarım saat bir şey yiyip içilmeyecek. Yarım saat geçtikten sonra kahvaltı edilecek. Mümkünse her sabah aynı saatlerde içilecek. Bu iksirin şu faydaları olduğu ileri sürülüyor (Ben denemedim ama denemeyi düşünüyorum) 1- Damar iltihaplarını (vaskulit) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliğini ve hipertansiyonu önlüyor. 2- Kolesterol ve lipiti düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor, (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı da açıyor, bu devrede kilolara dikkat etmek lazım. Şekeri düşürüyor, pankreasın kendisini yenilemesini sağlıyor. 3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği ve dokulardaki ödemi yok ediyor. 4- Helycobacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerini tedavi ediyor. 5- Romatizmal iltihabı önleyip, her türlü romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor, her türlü ağrıyı kesiyor. 6- Beyin hücrelerinin ve bütün sinir sisteminin yenilenmesini sağlıyor, ileri-refleks hızını arttırıyor, felçlere ve vertigoya iyi geliyor. 7-Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü alerjiyi, bilhassa damar menşeli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor, kansere karşı bütün vücudu koruyor. Hepinize sağlıklı günler dilerim.
Ne iş yapıyorlar ki? Bazı Avrupa memleketlerinde işsizlik nisbeti oldukça düşük. Mesela İskandinav memleketlerinde bu rakam %2-3 civarında. Bizde ise asıl işsizlik, ilan edilenin yaklaşık iki misli, belki de daha fazla. Çünkü bizim istatistiklerimiz oldukça dandik. Çalışmayan kadınları hesaplarsanız, sokaklardaki gençlere ve bir de kahvelere bir göz atarsanız aslında işsizlik nisbetinin ürkütücü olduğunu hemen anlarsınız. Ben, bu medeni memleketlerde işsizlik oranının bu kadar düşük olmasına hayret ediyorum. Neden mi? Bakın anlatayım. Bizde bir çok insana ekmek kapısı açan, bir çok iş sahası oralarda yok da ondan. Oralarda giriş imtihanlarına talebe hazırlayan dershaneler yok. Oralarda çöpün içine girip bir şeyler toplama sektörü yok. Oralarda talebeleri mektebe, çalışanları işlerine taşıyan servis denilen nesneler de yok. Sokakları, meydanları parselleyen park mafyalarına da rastlayamazsınız. Trafik sıkıştığı zaman, ışıklar kırmızı olduğunda ortaya çıkan 'Camı sileyim mi , yıkayayım mı abi?', 'Adaptör lazım mı amca?', 'Çiçek alsana abla!' sektörü de yok. Kağıt mendil, çakmak gazı, ayakkabılara keçe satan ayaklı mağazalar da yok. Tekirdağ plakalı kamyonlar ile 'Tumateez, batlıcan, biyber' doldurup satanları da bulamazsınız. Takma diş satan müteşebbisler, lahmacun ve kokoreç hazırlayan seyyar lokantalar ile arabasına doldurduğu malları sokak sokak gezdiren 'nayloncular' da yok. Sokaklara çıkıp, Laptop ile KEY ödemeleri hakkında malümat verenler de yoktur. Peki bu gavurlar hangi işlerde çalışıyorlar be?
Tutti frutti! Papaz, pazarları verdiği vaazını şöyle bitirirmiş 'Tuti homini'. Bu latincede 'Tanrı, insanları (ama erkekleri) takdis etsin.' Çevredeki kadın cemiyetleri senelerden beri kullanılan 'Homini' kelimesine itiraz etmişler. Papaz da bu itirazlarını haklı bulup bir dahaki pazar vaazına kadınları da ilave edip 'Tuti homini, tuti femini' demiş. Buna da nonoşlar itiraz etmişler. 'Erkekleri ve kadınları takdis ediyorsunuz. Peki biz ne olacağız?' demişler. Papaz onları da haklı bulmuş ve bir sonraki pazar vaazını şöyle bitirmiş 'Tuti homini, tuti femini, tuti frutti!'
Kitap kazananlar Son bilmecemin cevapları ve kitap kazanan okuyucularımın isimleri aşağıdadır. BODRUM-MUĞLA, AYVALIK-BALIKESİR, ALAÇATI-İZMİR, PAZAR-RİZE, YUMURTALIK-ADANA Bu bilmeceye doğru ve zamanında cevap vererek, araında çektiğim kurada kitap kazanan okuyucularım: Mahmut Tanış..... Turgut Reis-Bodrum Ayşe Sayar..........Torbalı-İzmir Hüsniye Asildoğan....Bursa Halil Tengiz...İzmir Bahattin Yüksel..Devrek-Zonguldak Gösterdiğiniz alakaya teşekkür ederim.  Resimler ile dünya! Biri bizden biri de Rusya'dan. Ben Trabzon civarındaki tuvalete bayıldım!
06 Ağustos 2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (7) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 75 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |