|
Tennessee Eyaleti'nin, Moore County bölgesinin küçük bir köyü olan Lynchburg'da 1850 senesinde doğan Jack Daniel adlı genç 1865 senesinde viski damıtmaya başlıyor. Hiç evlenmemiş, çok çapkın biri imiş. Kızıp, kasasını tekmeleyince ayağı kangren olmuş ve ondan ölmüş. Bu Jack çok çapkınmış. Bugün mezarının başında iki tane demir koltuk var. Sevgilileri gelip otursunlar diye Jack'ın vasiyeti üzerine konulmuş.  Bu gencin yaptığı viski bugün onun adı ile tanınıyor ve dünyanın en prestijli markalarından biri olmuş. Türkiye'de de ikinci çok satan viski olarak başa güreşir hale gelmiş. Jack Daniel'sin imal edildiği Moore County'de içki içmek ve satmak yasak. Uzun çabalar sonunda 1995 senesinde, sadece fabrikanın White Rabbit adlı dükkanında Gentleman Jack, Jack Daniels Single Barrel ve Jack Daniel's Old No.7 Brand viskilerinin satılmasına izin alınabilmiş. Jack Daniel's ismi başta Harley Davidson olmak üzere motorsikletçiler, Country Music hayranları ve Maço erkekler tarafından çok benimsenmiş. Firma bu isim etrafında aileleri de toparlayabilmek için Lynchburg'daki çok geniş arazisinde 19 senedir bir ananevi BBQ yarışması tertip edip, çoluk çocuk yüzbinlerce Amerikalının burayı ziyaret etmesini sağlamış. Bu seneki yarışmaya bir Türk ekibi de, Etiler'deki TGI Friday, davetli idi. Bizim yayın grubundan ben ve Habertürk'den de Serfiraz Ergun, Jack Daniels'in ana firması olan Brown-Forman'ın davetlisi olarak bir hafta kadar önce ABD'ye gittik. Grupta ayrıca bu yarışmaya Türkiye adına iştirak edecek olan Etiler'deki TGI Friday's ekibi olarak Apo-Cihat-Zühtü üçlüsü ve ev sahiplerimiz Hüsamettin Bayazıt ve Zeynep Fercan vardı.  ABD'den 100 ve diğer memleketlerden de 21 takımın iştirak ettiği müsabakadan bizimkiler yüzlerini akı ile çıktılar. Takımlara bir gün önceden değişik etler ve gerekli malzeme teslim edildi. Hususi BBQ ocakları verildi. BBQ'nun iyisi en az 12 saat pişermiş. Bizim ahçılar bir gece önceden etleri yağladılar, pulladılar, içine enjektör ile çeşitli lezzetler enjekte ettiler ve ertesi gün öğleye doğru nefis lezzetler ortaya çıktı. Lynchburg, sinema ekranından fırlamış olan bir eski güney şehri. Her şey Jack Daniel's için. Senenin her günü yüzlerce böyle hususi günlerde de onbinlerce ziyaretçi geliyor. Nüfusu 320 ama biz gittiğimizde 50,000'e yaklaşıyordu. Bu insanları en az 500 tanesi de Harley Davidson sahipleri idi. Çakmaktan monta, kadehten kibrite, fıçıdan kaşığa, aklınıza gelen her malın Jack Daniel's hatıra eşyası yapılmış. Millet kapışıyor. Çoluk çocuk gelmişler. Sakat arabaları ile, beş çocuğu olanlar beş çocuğu birden taşıyan sistemler ile, TIR ile gelen bile var. Kadın, erkek kendini biraz sert ama iyi yürekli Jack Daniel's müptelası olarak görüyor. Orada içki içilememesi kimseyi fazla rahatsız etmiyor, çünkü onlar bir bayrama, bir pikniğe gelmişler. Bu Jack Daniel's pazarlama stratejisi bir kült yaratmış, bir cemaat meydana getirmiş. 1866'dan beri Jack Daniel'sin altı tane Master Distiller'ı (baş damıtıcı, çeşnicibaşı) olmuş. Bugünkü Master Jimmy Bedford. Otuz sene önce burada çalışmaya başlamış ve 1988'de de bu mevkiye gelmiş. Tam olarak bilmiyorum ama her halde senede 10 milyon dolardan fazla maaş alıyor. Adamın işi tattığı viskinin her zaman aynı lezzette olmasına dikkat etmek ve dünyayı dolaşıp Jack Daniel'si tanıtmak. Onun imzaladığı şişeler birden kıymet kazanıyor. Geçen sene Türkiye'ye de gelmiş. Bana da bir şişe imzalayıp hediye etti.  Jack Daniel'sin nasıl yapıldığını da gördük. Bir saatten fazla süren turda temiz suyun girişinden, en ala fıçının depolanmasına kadar her şeyi anlattılar. Kısaca şöyle imal ediliyor: Viskinin hammaddesi arpa, mısır, çavdar karışımı; dev depolarda mayalanarak 140 derece alkol oluyorlar. Lynchburg'da yetişen ve hususi bir metod ile yakılan ağaçlar kül haline değil de küçük çakıl taşları gibi kömür parçacıkları haline geliyor. Damıtım aşamasında 140 derecelik alkol, 3 metre yüksekliğinde muazzam silindirlere doldurulmuş kömür parçacıklarına damlalar halinde püskürtülüyor. Alkol, bu 3 metre yüksekliğindeki kömürden on gün boyunca damla damla sızarak hem kokusundan hem de maya ve tahıl lezzetinden arınıyor. Pırıl pırıl, şeffaf bir görüntü kazanıyor. Tavlanıyor. Bunun neticesinde elde edilen sıvı, su ile karıştırılarak alkol derecesi düşürülüyor. Su çok önemli. Jack Daniel's Viski'lerde ilk günden beri hep aynı su kullanılıyor. Tesislerin arkasındaki dağın dibinde zemini su dolu Cave Spring (İlkbahar Mağarası) var. 'Lime Stone' cinsi taştan, bir-iki santim kalınlığında binlerce tabakadan oluşan dağları hayal edin. Onlarca kaynak suyu, binlerce kademe taşın aralıklarından süzülerek mağara zemininde birikiyor. Bu doğa harikası sonucu şerbet gibi lezzetli bir su oluşuyor. Suyun lezzeti kadar önemli olan diğer özelliği de, demir oranının 'sıfır' olması... Demir, viskiye hiç yaramazmış. Saf su görüntülü alkol oranı su ile düşürülen viskiler, içleri yakılmış meşe fıçılara konuyor. Rengini, kokusunu ve lezzetini bu meşe fıçılarda beklerken alıyor.  Fıçılar uçsuz bucaksız depolarda dinlenmeye bırakılıyor. Vakti gelip de Jimmy 'Tamamdır' deyince sevkiyat başlıyor. Bu öyle bir pazarlama işi ki 'Single Barrel', 'Limited Edition', 'Old No. 7' gibi etiketler ile bir mal yelpazesi yaratılmış ve hepsinin tutkunları kolleksiyoncuları var. Jack Daniel'sin bilinmeyen yaş günü yine Lynchburg'da kutlanılıyor. BBQ, yaş günü gibi vesileler ile bir sürü viski ve hatıra eşyası satılıyor. Her sene Lynchburg'a gelen yüzbinlerce ziyaretçi arasında hayatında ağzına viski koymamış insanlar da var. Onlar için mühim olan çok müstesna bir kulübe üye olmak ve Jack'ı ziyaret etmek.
7 Kasım 2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (17) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 167 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |