AKP kapansa ne olur, kapanmasa ne olur! Her kapanışta yerine kurulan parti daha kuvvetlenerek seçim kazanır. Çünkü çoğunluk AKP kafasında. Beyinler ve başlar kapalı. Tabi kendi gibi olanları seçecekler. Hiç öyle hakaret makaret diye itiraz edip, beni taşlamaya, öldürmeye çalışmayın. Bunun böyle olduğunu siz de biliyorsunuz. Seneler önce imam hatip mektepleri açılmaya başladığında, beyinler ve başlar iyice kapanmaya başladı ve artık bugün zirve yaptı. Doktor, mühendis, hukukçu, gazeteci şu bu olmak, üç tane üniversite bitirmek pek mühim değil, mühim olan robot olmadan, hür iraden ile yaşayabilmek. Geçenlerde de yazdım, biz Cumhuriyet liseliler bu davaya sahip çıkamadık ve İmam Hatip liselilere yenildik. Bu bir mağlubiyetin itirafıdır. Geçmiş ola! Onun için AKP kapatılmış veya kapatılmamış hiç mühim değil, adamlar galip. Ve maalesef, biz mağluplar bu yolda, galip falan da sayılmayız. Basiretsizliğimizden dolayı, canım memleket 50-60 sene içinde elden gitti!
Kenef muhabbetleri! Normal bir evde herkesin bir yatağı veya masada oturacak bir yeri vardır ama herkesin bir tuvaleti yoktur. Adam başına bir tuvalet çok para ister. Tuvalet müşterek bir alandır. Onun için de zaman zaman aşağıdaki 'kenef muhabbetleri' yaşanır. - Hişşşt! Kim var orada? - Kimi istersin ki? Ajda'da da burada, Hakan Şükür de! Ulan sen salak mısın nesin? Evde iki kişiyiz, sen sorduğuna göre bil bakalım kim var burada? - Aman ukalalık etme be, işte öyle sorduk. HHH - Tuvalette sen mi varsın? - Aferin be nasıl da bildin? NASA'dan mı haber verdiler? Yoksa google'da mı aradın? - Ne yapıyorsun orada? - Otobüs bekliyorum - Yani ne zaman çıkacaksın? - İşim bitince - Acele et - Neden? Memleketin bana acele ihtiyacı mı var? - Soğuk soğuk konuşma! Ne zaman çıkarsın? - Vallahi bu trafiğe bağlı - Patla inşallah *** Rıza, Otobüsle giderken, Bolu Dağı'nda verilen molada- çok sıkışmış olduğu için hemen tuvalete koşturdu. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı... Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses 'merhaba' dedi. Rıza şaşkın 'Merhaba' diye cevap verdi. Ses devam etti: 'Nasılsın?' Rıza'nın başına böyle bir şeyi ilk defa geliyordu... Yine şaşkın şaşkın cevap verdi: 'Sağ ol, iyiyim. sen nasılsın?' Ses sordu: 'Ne yapıyorsun?' Rıza, bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Düşündü ve cevap verdi : 'Ben' dedi 'İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?' Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi. 'Hayatım, telefonu kapatıyorum.Yandaki tuvalette bir geri zekalı var. Sana sorduğum bütün suallere cevap verip duruyor. Ben seni sonra ararım...'
Beni, Full Türkçe öldürecek Full kelimesini ömrümde ilk defa poker oyununda duymuştum. Eğer elimizdeki beş kağıttan üçü aynı ve kalan ikisi de aynı ise, mesela üç as, iki papaz, 'Fulüm var' derdik. Sonradan bu tabirin İngilizcedeki 'Full House-Dolu Ev'den geldiğini öğrendim. Zaman içinde İngilizce öğrendim ve full kelimesinin dolu demek olduğunu anladım. Mektepte tiyatroda oynardım, salon dolunca bizim rejisör Hillary Sumner-Boyd sevinip 'Full House' derdi. Ama şimdi Türkçe'de her şey full. Stadlar dolunca full, abuk adamların, pespaye kadınların bağırdığı salonlar full çekiyorlar, arabalar ve bazı diğer şeyler full (artık aksesuvar kelimesini dahi yazmıyorlaar ama yazsalar bile o da yanlış), Tam Set Full Araç Kiti var, bazı köşkler her ne demek ise 'denize sıfır full', bazı müesseseler 'full hizmet' veriyorlarmış. Full albümler, full oyunlar var. Hatta full Rus kızları bile varmış... 55'e full menü var, hem de full panoramalı lokantalarda. Bu sene full Ramazan Menüleri 300 lira olacakmış! Zaten beni ne sigara öldürecek ne de parasızlık. Ben, bu full Türkçe'den gideceğim galiba!
Rahatlayabilmek için Nefes almak belki de insanların yaptığı en mühim iş. Bildiğiniz gibi nefes alamazsanız ölürsünüz. Nefes vücudumuzun her zerresinin ihtiyacı olan oksijeni almamızın tek yolu. Çeşitli nefes egzersizleri var. Bugün sizlere anlatmak istediğim, kafanız karışık ise, endişeli iseniz, derdiniz varsa ve kendinizi yorgun hissediyorsanız yapmanız icap eden bir şey. -Sırtınız dik, gözleriniz kapalı ve omuzlarınız gevşek olarak bir iskemleye oturun. -Dilinizi üst dişlerinizin tam ortasına ve diş etleri ile dişlerin buluştuğu noktaya yerleştirin. -Ağzınızı hafif kapatıp, burnunuzdan sıkça nefes alın. -Nefes almak ile nefes vermek zamanını aynı tutmaya çalışın. -Bu esnada göğsünüz hava basıp hava emen mekanik bir pompa gibi çalışmalıdır. -Saniyede üç defa nefes alıp vermeye çalışın. Burnunuzdan nefes sesi çıksın. -Bu ekzersiz size enerji ve beyninize de açıklık kazandıracaktır. -İlk defasında 15 saniye müddet ile bunu yapın. Sonra beşer saniye arttırarak bir dakikaya kadar çıkarın. -Egzersizler arasında normal şekilde nefes alın. Bu egzersizin ilk tesirlerini ense kökünüz ve diaframınızda fark edeceksiniz. İsterseniz ellerinizi bu bölgelere koyup buralardaki adalelerin çalışmasını da takip edebilirsiniz.
23.08.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (12) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 150 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |