Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Ahmet Çavuşoğlu arrow Medeni Şehirler
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu



http://www.puralweb.com/

 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
MUSTAFA KURT
SELAM ALUCRALI HEMSEHRILERIM KURTBELINDEN GEÇECEK OLAN KARAYOLU TABIKIDE GIRESUNUMUZUN HAKKIDIR BUNA KIMSELER HEVESLENMESIN SAYIN MUSTAFA TASKESEN K
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 misafir ( 0 ) misafir 0
   Toplam 0


istatistikler
Son Üye  BEYLERCELİ
Bugün  1
Bu Hafta  12
Bu Ay  58
 

Advertisement
Medeni Şehirler PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Cumartesi, 19 Ocak 2008
Bazı memleketler ve onların öyle şehirleri vardır ki, sokaklarında yürürken bile eğitildiğinizi, bir kültür sağnağı altında kaldığınızı hissedersiniz.
İlk alıma gelenler Londra, Zurih, Roma, Milano, Prag, Dublin, Edinburgh, Viyana, Brüksel, Paris, Floransa, Budapeşte, Valletta, Berlin, Cenevre, Helsinki, Oslo, Venedik, Münih, St. Petersburg, Moskova, Stockholm. Tabi daha başkaları da var. Hem de bunların bazıları yukarıdaki listedekilere nazaran daha da küçük şehirler olmalarına rağmen mücevher gibi yerler.
Bütün bu şehirlerin müşterek noktaları müzelerin, sanat galerilerinin, kütüphanelerin ve kitap satan dükkanların bolluğu. Adım başı tablo ve diğer sanat eseri satan dükkanların çokluğu. Tarihi eserlerin fevkalade bakımlı ve temiz oluşu. Toplu taşıma araçlarının yaygın bir şekilde ve muntazam işlemeleri. Şehirlerin her yerinde parklar, çiçek bahçeleri ve heykellerin olması. Satılan gıda maddelerinin temiz olmaları ve insanları zehirlememeleri.
Belediye hizmetlerinin çok iyi oluşu. Çöpleri eşeleyen kimselerin olmayışı. Çöpten çöp toplayıp bunları satanları olmaması. Kar veya yağmur yağdığında hayatın durmaması. Partililere mama vermek için, ömür boyu kaldırım inşaatı, lüzümlu lüzumsuz alt-üst geçit yapılmaması, her ay caddelerdeki çizgilerin baştan çizilmemesi, 100 liraya alınan ihalelerin 5 liraya taşeronlara devredilmemesi
Ve belki de en mühimi, bize en uymayanı bu şehirlerin ahalisinin durmadan okuması. Trende, tramvayda, kahvede, durakta devamlı okumaları. Bütün gün sokaklarda gezseniz bile çok az klakson sesi işitmeniz. Buna mukabil ya kaldırımlara resim çizerek veya keman, saksafon veya bir başka müzik aleti çalıp para toplamaya çalışan insanlar.
Sigara içilmeyen yerlerde sigara içilmemesi, kırmızı ışıkta kayıtsız şartsız durulması. Sokaklarda hayvan satılmaması ve kesilmemesi. Dondurucu soğuk altında, naylon çadırlar içinde yüzlerce ailenin yaşamaması. Kaldrımıları ve sokakların çok düzenli olması. Yollarda hiç çukur olmaması. Yüz sene, elli sene önce yapılmış şehir imar planlarına kesinlikle uyulması, ormanların talan edilerek dandik isimli siteler kurulmaması.
Sakatlık, görmezlik gibi bir talihsizliğe uğrayan insanların rahat dolaşabilmeleri ve bir tehlikeye maruz kalmamaları için mühim tedbirlerin alınmış olması. Unutmayın bir kaç sene önce, bir Galatasaray-Beşiktaş maçına gitmek isteyen bacağı arızalı bir taraftarı 'Arkadaş sen yürüyemiyorsun bile, içeri gireceksin de başımıza bela mı olacak!' diyerek stada sokmamışlardı.
Diyeceğim şu muhterem okuyucularım, bir taraftan İstanbul'un haline bakıyorum, diğer taraftan politikacıların, iş adamlarının meşgul oldukları konulara bakıyorum da ne halimizi ne de istikbalimizi iyi görüyorum.



Seninle gurur duyuyor!
Bundan yüz elli sene önce yazılmış bir İngilizce kitabı okurken şöyle tercüme edebileceğim bir cümleye rastladım; 'Hırsızları ile başa çıkamayan milletler sonunda onları alkışlamaya mecbur kalırlar.'
Ne kadar doğru. Aklıma senelerden beri rastladığımız 'Türkiye seninle gurur duyuyor' çığlıkları geldi. Mahkeme kapılarında, hapishane önlerinde hırsızlar, uğursuzlar için hep böyle bağrılmadı mı? Tarihe bakın. Diktatörlerin, halkına zülum eden kralların çoğu hırsızdır. Ama bunlar ile başa çıkmaya gücü yetmeyen gariban halk bunları alkışlamaya, baş tacı etmeye mecbur bırakılır. Yakın devirlerde de devrilen bütün liderlerin büyük servetleri olduğu meydana çıkmıştır. Saddam, Filipinli Marcos, Endonezyalı Sukarno, bir sürü Afrikalı diktatör, Çavuşevsku ve daha nicelerinin İsviçre bankalarında, gizli kasalarında milyonlarca dolar bulundu.
Etrafınıza bakın, hapishaneler vakti ile alkışladığımız insanlar ile dolu. Türkiye'den kaçıp dışarıda yaşamaya mecbur olanlar hep bir zamanlar alkışlanmış. Demek ki ilk olarak ne yapıp yapıp hırsızları yakalayacağız, oldu da yakalanmadılar o zaman hiç olmaz ise bu adamları bol keseden alkışlamayacağız.



Seçimleri muhakkak öne alacaklar
Geçtiğimiz günlerde Çukurova'da idim. Adana, Mersin, Tarsus, Osmaniye ve Ceyhan'da temaslarım oldu. Edindiğim intiba 2009'da yapılması icap eden mahalli seçimlerin mutlaka öne, 2008 sonbaharına çekileceği. AKP ve Tayyip Erdoğan anayasa değişikliği, referandum ne lazım ise yapıp bu seçimleri erken yapacaklar.
Çünkü AKP hala yükselişte. Kömür ve gıda yardımı devam ediyor ve edecekte.
Bazılarımızı rahatsız eden davranışlardan halk şikayetçi değil aksine memnun bile. Muhalefetin olmadığı bir memlekette aksi düşünülemez zaten.
Diğer taraftan yakın bir zamanda halkın canını yakacak ekonomik tedbirlerin alınması lazım. Bu tedbirler 2009 seçimlerinden önce alınırsa AKP kan kaybeder, onun için 2008 de seçimi yapıp arkasından halkın canına okumak en makul yol.
Konuştuğum bir belediye başkanı şöyle diyor, 'Kışın yollar aşınacak, yaz gelince bu yollar tamir edilir. Sonra Ramazan. Ramazan bizim için bereket demektir. Çadırlar, artan gıda yardımları, Müslüman hükümet....Bunlardan sonra seçime gidildiğinde oyumuz %55-60'lara çıkar'
Ben de bu görüşe iştirak ediyorum. Bu senenin sonbaharında yapılacak seçimlerde AKP, Türkiye tarihinde görülmemiş derecede fazla oy alacaktır. Ama o seçim sıçrayan topun varabileceği en yüksek nokta olacaktır. Sonra düşüş başlar.
Çankaya, İzmir ve Diyarbakır' alırlar. Ben Eskişehir ile Ayvalık'ı kurtarmak peşindeyim!

12.Ocak.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 77 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Reklam Alanı ( 468 x 60 )


designed by: yildiray pural