|
Köşemi devamlı olarak takip eden okuyucularım bilirler ki ben doğru Türkçe meraklısıyımdır. Yine hepimizim malumudur ki son 20-25 sene içinde Türkçe hapı yuttu. Hele son 10 sene içinde Türkçenin yanlış kullanılışı, lüzumsuz yere içine yabancı kelimeler katılacak bir rezalet haline geldi. Onun için ben elimden geldiği, dilimin döndüğü kadar konuştuğum insanları ikaz eder, Türkçelerini düzeltmeye çalışırım. Bu yazıyı sıkılmadan okursanız, son zamanlarda yanlış kullanılan bazı kelimelerin nasıl kullanılması icap ettiğini öğrenebilirsiniz. Geçen hafta İzmit-Bursa-Mudanya-Yalova civarlarında idim. Bursa'da bir lokantaya giriyoruz, camında 'Since 1997' yani İngilizce olarak 1997'den beri yazılı. 1. Neden 'Kuruluş tarihi 1997' değil de since 1997? 2. 10 senelik bir müessese öyle pek eski ve köklü bir işletme sayılmaz. Bunun batıda örneklerinde 1700'ler, 1800'lere uzanan tarihler var. Ve kattiyen de 1950'den sonrası yok. Sırf taklitçilik uğruna komik duruma düşüyorsunuz. Lokantadan içeri girdik, oturduk. Garson sordu 'Efendim, mercimek çorbası tercih eder misiniz?' Ben 'Başka ne çorbası var?' diye sordum. O 'Çorba olarak mercimek var' dedi. 1. Burada 'tercih eder misiniz?' diye sorulmaz. İster misiniz? Diye sorulur. Tercih bir kaç şey, en az iki şey arasında tapılır. Sende sadece mercimek çorbası varsa 'Onu tercih eder misiniz?' diye sorulmaz. Önünde iki iş imkanı vardır, içlerinden bir tanesini tercih edersin. Tatillerini deniz kenarında değil de, yaylada geçirmeyi tercih edersin. 2. 'Çorba olarak mercimek var' ne demek? 'Olarak' demeye ne lüzum var? 'Çorbalardan sadece mercimek var' desin olur biter. Artık tercihi istemenin kibarı olarak kullanıyoruz. Zengin adam tercih eder, fakir ise ister! Yemekleri yemeğe başladık. Yan masada yüksek sesle konuşan iki adamın laflarını ister istemez duyuyorum. Biri 'Hamdi' diyor 'Fenerbahçe ile Galatasaray'ın işi kıyak ama diğer anadolu takımlarının işleri çok zor' 1. Anadolu takımları dediğiniz Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor dışındaki takımlar olduğuna göre, ve cümlenin başında bunların hiç birinden bahis etmediğiniz için, burada diğer kelimesi yanlıştır. Şöyle diyeblirsiniz 'Kayserispor'un stadı güzel ama diğer anadolu takımlarının stadları kötü'. Burada doğru, çünkü Kayserispor bir anadolu takımı. Adamların konuşması devam ediyor, biri 'Abi, bu haakemler ile....' diye bir cümleye başladı, dayanamadım döndüm ve 'Kardeşim' dedim 'Hakemin şapkası yoktur!' O tabi hiç bir şey anlamadı, bön bön baktı. Ben devam ettim 'Ama sizin kabahatiniz yok. Televizyona çıkan herkes hakem yerine hakem dediği için öyle öğreniyorsunuz. Mahkemedeki hakimlerin şapkaları vardır ama hakemlerin şapkası yoktur. Yani hakim derken a harfi uzatılarak okunur ama hakemin a'sı kısa olur. Adamlar her halde beni deli zannettiler ama sakalıma hürmeten sadece gülümseyip başlarını salladılar. Zaten bu sakalım olmasa başım çok belaya girecek!
İşin kestirmesi Diyet, rejim, zayıflamak adına ne derseniz deyin, kenefe bile otomobil ile gitmek ve saatlerce televizyon seyretmek moda olduğundan beri insanlar şişmanlıyorlar. Amerika'da aşırı şişman sayısı 128 milyon. Bunların 20 milyonu da hastalık derecesinde şişmanmış. Nüfusunun çoğunun sadece ekmek ile kuru fasulye, mercimek, patates v.b. karbohidratlar yiyerek beslendiği, her içilen çaya 2-3 şeker atılan, adam başına günde iki kilo beyaz ekmek yenilen Türkiye'de de durum pek farklı değil. Dikkat edin bütün gazetelerde, televizyon kanallarında zayıflama yazı dizileri, programları yayınlanıyor. Bazıları 'Sağlığımızı koruyalım' diyor bazıları da 'Yaz geldi, bikininizin içine nasıl sığacaksınız?' diyerek, nüfusunun sadece %5'i denize giren ve binde biri de bikini giyen ahaliyi gaza getirmeye çalışıyorlar. Ama hakikaten kilolu olmak iyi bir şey değil. Ömür boyu şişman yaşamış bir vatandaş olarak bunu çok yakından biliyorum. Biliyorsunuz kilo verebilmek için yağ yakmak, bunun için de kalorisi az olan yiyecekler yemek lazım. Umumiyetle, günde 1500 kaloriden fazla alan yetişkin bir insan zayıflayamaz. Şimdi size seçme bir kalori listesi veriyorum: - Şeker, un ve yağ kullanılarak yapılan her çeşit pasta, kek v.b. yiyecekler çok kalorili. Orta boy bir pastada 2500 kalori var. Bir pastanın 8 dilime bölündüğünü farz edersek demek ki bir dilim pasta 300 kalorinin üstünde. - 100 gram kayısıda 310, bir adet avokadoda 305 kalori var. - 100 gram kuru fasulyede 385, bir fincan bulgurda da 600 kalori var. - 50 gram tereyağında 800, aynı ölçüdeki zeytin yağında ise 1000 kalori var. - 30 gram cevizde 770 kalori , 30 gram fıstıkta 840 kalori ve 100 gram balda 1030 kalori var. - Bir yumurtada 90 kalori, bir litre sütte 1500, bir kilo yoğurtta ise 600 kalori var. - Bir kilo patates cipsinde 5000 kalori, bir somun ekmekte 800 kalori ve 100 gram çikolata 500 kalori var. Bu listeyi akılda tutmak zor. Onun için ben işin kestirmesini buldum. Güzel, lezzetli olan her şeyin bol kalorisi var. Sevmediğiniz ve lezzetsiz olan nesneler ise kalorisiz ve sağlığa yararlı. İşte sistem bu! 25 Kasım 2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (15) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 196 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |