Musevi vatandaşlarımızdan Moiz'e, vergi dairesinden bir mektup geldiği zaman kendisini bir korku almış. Gelen mektupta 'Lütfen defterlerinizi yanınıza alıp Salı sabahı daireye gelin' diyormuş. Moiz bütün hafta sonunu düşünerek geçirmiş. Pazartesi sabahı da Salamon'a gidip 'Salamon kuzum, beni vergi dairesinden çağırıyorlar, acaba oraya giderken ne giysem? Ben diyorum ki temiz pak giyineyim. Lacivertleri çekeyim. Onlara karşı hürmetkar olduğumu anlasınlar.' Salamon hemen itiraz etmiş 'Sen deli misin be? O kıyafette gidersen senin zengin olduğunu anlarlar. Onun için sen eski bir pantolon, ceket giy öyle git de sana acısınlar.' Moiz ikna olmamış ve bu defa da Mişon'a gitmiş. 'Mişon be kuzum' demiş 'Benim bir derdim var. Salı sabahı yanımda defterlerim olduğu halde vergi dairesine gideceğim. Ne giyeceğime bir türlü karar veremedim. Salamon'a sordum, o 'Sakın iyi giyinme, zenginsin diye canına okurlar' diyor. Acaba bir kot pantolon giyip mi gitsem?' Bu defa Mişon itiraz etmiş 'Hiç olur mu be Moiz? Vergi dairesine o kıyafette gidilinir mi? Sen en koyu renk elbiseni giy, en şık kravatını tak ve öyle git.' Kafası iyice karışan Moiz kalkmış Haham'a gitmiş. Haham'ın yanında bir hanım olduğu için Moiz'e beklemesini işaret etmiş. Kadın gidince de Moiz'i yanına çağırıp sormuş 'Gel bakalım Moiz. Ne derdin var? Sen buralara pek uğramazsın da...' Moiz 'Haham efendi' demiş 'Salı sabahı vergi dairesine gitmem lazım ama nasıl giyinip gitmemin daha uygun olacağına bir türlü karar veremedim. Salamon 'Spor giyin' diyor, Mişon ise 'Şık giyin' diyor. Ben nasıl giyinsem acaba?' Haham hafifçe gülümsedikten sonra 'Moiz' demiş 'Senin durumun bana demin buradan ayrılan dul bayan Ester'in problemini hatırlatttı. Kendisi Salı gecesi evlenecekmiş. Bana sordu 'Haham Efendi' dedi, 'Yaşım 50, ben düğün gecesi kısa mı giyinsem yoksa şöyle uzun bir şey mi giysem?' Ben kendisine aynen şu cevabı verdim 'Kızım Ester, sen Salı gecesi evleniyorsun. Ne giyersen giy, gece yatağa girince netice aynı olacaktır. Onun için Moiz, sen de vergi dairesine istediğin kıyafette gidebilirsin!
Diyet, miyet derken... Diyet, rejim, zayıflamak adına ne derseniz deyin, kenefe bile otomobil ile gitmek ve saatlerce televizyon seyretmek moda olduğundan beri insanlar şişmanlıyorlar. Amerika'da aşırı şişman sayısı 128 milyon. Bunların 20 milyonu da hastalık derecesinde şişmanmış. Nüfusunun çoğunun sadece ekmek ile kuru fasulye, mercimek, patates v.b. karbohidratlar yiyerek beslendiği, her içilen çaya 2-3 şeker atılan, adam başına günde iki kilo beyaz ekmek yenilen Türkiye'de de durum pek farklı değil. Dikkat edin bütün gazetelerde, televizyon kanallarında zayıflama yazı dizileri, programları yayınlanıyor. Bazıları 'Sağlığımızı koruyalım' diyor bazıları da 'Yaz geldi, bikininizin içine nasıl sığacaksınız?' diyerek, nüfusunun sadece %5'i denize giren ve binde biri de bikini giyen ahaliyi gaza getirmeye çalışıyorlar. Ama hakikaten kilolu olmak iyi bir şey değil. Ömür boyu şişman yaşamış bir vatandaş olarak bunu çok yakından biliyorum. Biliyorsunuz kilo verebilmek için yağ yakmak, bunun için de kalorisi az olan yiyecekler yemek lazım. Umumiyetle, günde 1500 kaloriden fazla alan yetişkin bir insan zayıflayamaz. Şimdi size seçme bir kalori listesi veriyorum: - Şeker, un ve yağ kullanılarak yapılan her çeşit pasta, kek v.b. yiyecekler çok kalorili. Orta boy bir pastada 2500 kalori var. Bir pastanın 8 dilime bölündüğünü farz edersek demek ki bir dilim pasta 300 kalorinin üstünde. - 100 gram kayısıda 310, bir adet avokadoda 305 kalori var. - 100 gram kuru fasulyede 385, bir fincan bulgurda da 600 kalori var. - 50 gram tereyağında 800, aynı ölçüdeki zeytin yağında ise 1000 kalori var. - 30 gram cevizde 770 kalori , 30 gram fıstıkta 840 kalori ve 100 gram balda 1030 kalori var. - Bir yumurtada 90 kalori, bir litre sütte 1500, bir kilo yoğurtta ise 600 kalori var. - Bir kilo patates cipsinde 5000 kalori, bir somun ekmekte 800 kalori ve 100 gram çikolata 500 kalori var. Bu listeyi akılda tutmak zor. Onun için ben işin kestirmesini buldum. Güzel, lezzetli olan her şeyin bol kalorisi var. Sevmediğiniz ve lezzetsiz olan nesneler ise kalorisiz ve sağlığa yararlı. İşte sistem bu!
Maaş meselemiz... Bir firmada, elemanların maaşlarını alırken imzaladıkları kağıtta şöyle bir cümle yazıyormuş: 'Maaşlarınız tamamiyle size has ve özel bir meseledir. Bunun içindir ki, sizden başka hiç kimse maaşınızı bilmemelidir. Kimseye kaç para maaş aldığınızı söylemeyin ' Yeni bir eleman maaşını alıp kağıdı imzalarken, bu cümleyi okumuş ve cümlenin altına şu sözleri eklemiş. ' Kimseye maaşımı söylemeyeceğim. Ben de sizin kadar utanç içindeyim..'
Eyyce çığna onu! 
07.Mart.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 90 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |