|
Salı, 11 Kasım 2008 |
|
200 seneden beri, ABD Cumhurbaşkanlarının oturduğu, çalıştığı, binanın ingilizce adı White House, yani Beyaz Ev'dir. Aşağı yukarı dünyanın her memleketinde de buradan 'Beyaz Ev’ diye bahsedilir. Ama her nedense biz Türkler buraya Beyaz Saray deriz. Bunun sebebini bilemem. Artık Ev kelimesini ABD Başkanlarına yakıştıramadığımızdan mı yoksa ABD hayranlığımızdan mı? Bunu bilen var ise lütfen bana da bildirsin!
Profiterol endeksi Benim için Profiterol çikolatalı pastaların kralıdır. Profiterolü ilk defa 1950’li senelerde Beyoğlu, İnci pastahanesinde tatmış ve aşık olmuştum. Ondan sonra da Beyoğlu’na her çıktığımda, kalorisine falan bakmadan İnci’den bir profiterol yedim. Bu 30 yaşıma kadar böyle devam etti. 1970’lerde Beyoğlu tatsız, tuzsuz bir yer olduğu için oralara pek gitmezdim dolayısı ile uzun zaman profiterol de yiyemedim. Son senelerde Beyoğlu düzeldi hatta eskisinden bile iyi oldu. Zaman zaman gidiyorum. Geçenlerde yine gittim ve İnci’ye girip bir pofiterolyedim. Porsiyonu beş lira imiş. Profiterolün nefis tadını beynimi uyuşturmuş olduğu halde oturup bir düşündüm. Benim çocukluğumda profiterol 35 kuruştu şimdi ise 500,000,000 kuruş olmuş! Hayır hesabımda bir yanlışlık yok. Beş yeni lira 500 yeni kuruş eder. Buna da attığımız altı sıfırı eklerseniz yarım milyar kuruş eder. Benim çocukluğumdan beri Profiterolün fiyatı 15 milyon misline çıkmış! Şimdi başka bir hesap. Orada bir çalışan ile sohbet ettim. Pastahaneye günde vasati 2000 kişi gelip profiterol yermiş. Bu ayda 60,000, senede de 700,000 adam eder. Demek ki bugün benim bir profiterole verdiğim para, geçmişte 20 sene boyunca buraya gelip pasta yiyenlerin toplamın (14 milyon kişi) verdiği paradan fazla! Eh bana da bu yakışır doğrusu!
Rıza sigaraya başlamış galiba... Murtaza eve geldiğinde karısı Neriman 'Bak' demiş 'Bugün yakın arkadaşın Rıza’nın hanımı geldi. Rıza sigarayı bırakmış. İki haftadır bir tek sigara bile içmemiş. Günde üç paket sigara içen bu arkadaşının iradesine hayran oldum.' Murtaza 'Hımm' deyip geçiştirmiş. Neriman devam etmiş 'Ayrıca arkadaşın Hamdi'nin hanımı da geldi. O ayyaş Hamdi, bir aydır içki içmiyormuş. 'Ben rakı şişesinde bir balığım' diye bağırarak dolaşan Hamdi'nin iradesine hayran oldum.' Murtaza yine 'Hımm' demiş ama Neriman devam etmiş 'Bugün sizin Kumarbaz Ali'nin hanımı da bize geldi. Günün on saati kumar oynayan bu adam da kumarı bırakmış. Loto bile oynamıyormuş. Ben Rıza'nın iradesine de hayran oldum.' Murtaza yine 'Hımm' demiş, Neriman yine başlamış 'Bugün şişko Mustafa'nın hanımı da geldi...' Murtaza 'Bana bak' diye bağırmış 'Sen benden irade gösterisi mi istiyorsun? O zaman bu geceden tezi yok, odaları ayırıyoruz. Ben kendi odamda sen de kendi odanda yatacaksın. Bundan böyle seks meks yok. Gör bakalım irade nasıl olurmuş. Bundan sonra yemin etmiş papaz gibi olacağım. Sana elimi sürmeyeceğim.' O geceden itibaren de Murtaza ile Neriman ayrı odalarda yatmaya başlamışlar. Aradan on gün geçmiş. Bir gece Neriman, Murtaza'nın kapısını tıklatmış. Murtaza kızgın bir sesle 'Ne var?' diye bağırmış, Neriman 'Şey' demiş 'Arkadaşın Rıza yeniden sigara içmeye başlamış da onu haber verecektim...' 11 Kasım 2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 106 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |