Reis Yağmurlu bulut PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Cuma, 08 Şubat 2008
Amerikan Uzay Ajansı NASA, aya insan gönderecek olan Apollo projesi için , Arizona'da, Navajo kızılderili kabilesine ait olan bir arazide astronotları eğitiyordu. Kendi topraklarına bir sürü asker ile acayip kıyafetli adamların geldiğini gören Navajo Reisi Yağmurlu bulut, İngilizce bilmediği için oğlu Bereketsiz Bulut'a sormuş 'Bunlar kim? Bizim topraklarımızda ne arıyorlar? Ne yapıyorlar? Sor bakalım beyaz adamlara.'
Bereketsiz Bulut, NASA yetkilileri ve astronotlarla konuştuktan sonra babasına anlatmış 'Bunlar yakında aya gideceklermiş. Orada nasıl yürüyeceklerini de burada öğreneceklermiş.'
Bu sözleri duyan Reis Yağmurlu Bulut, heyecanlanmış ve oğluna 'Sor bakalım' demiş 'Acaba bu eğittikleri adamlar vasıtası ile gidecekleri yerdeki insanlara bir mesaj yollayabilir miyim?'
Bereketsiz Bulut, yetkililere sormuş. Onlar da 'Çok memnun oluruz' deyip Reis'e bir ses kayıt cihazı uzatmışlar.
Reis Yağmurlu Bulut, cihaza az ama öz konuşmuş. NASA yetkilileri, Bereketsiz Bulut'tan, babasının sözlerini tercüme etmesini istemişler. Ama o gülerek başını sallamış ve 'Katiyen tercüme edemem' demiş.
NASA yetkilileri meraklanmışlar. Kayıt cihazını alıp ilerideki Navajo köyüne gitmişler. Köyde ahaliyi etraflarına toplayıp Reis'in sözlerini dinletmişler ve tercüme edilmesini istemişler. Bütün Najavo ahalisi Reis'in laflarını dinledikten sonra gülmeye başlamış ama bütün ısrarlara rağmen hiç biri de tercüme etmeye yanaşmamış.
İyice meraklanan NASA yetkilileri Amerikan Ordusu'nun resmi tercümanını çağırtmışlar. Tercüman Reis'in sözlerini dinledikten sonra on dakika kadar gülmüş ve ondan sonra da tercüme etmiş.
Meğer, Reis Yağmurlu Bulut, ayda olması muhtemel insanlara şu mesajı yollamak istemiş 'Bana bakın, bu çakallara dikkat edin. Arazinizi elinizden almaya geliyorlar!'



Günümüzün münasebetsizleri
Siyaset adamları, kulüp başkanları, türkücüler, artistler falan düşünmeden bir laf ediyorlar, ortalık birbirine giriyor arkasından klişe bir cümle 'Maksadını aşan bir söz sarfettim!'
İşin Türkçesi 'Münasebetsizlik ettim' demek istiyorlar.
Aslında bunlar tarihi adamlar;


İkinci Sultan Mahmud'a 'Münasebetsiz Mehmet Efendi' isminde birinden bahsetmişler. Merak edip, huzuruna getirtmiş. Biraz konuşmuşlar, Padişah, Mehmet Efendi'yi aklı başında bir adam bulunca 'Senin için münasebetsiz biri diyorlardı. Halbuki pek makul konuşuyorsunuz' demiş.
Mehmet Efendi de 'Teveccühünüz Sultanım' deyip boynunu bükmüş.
Padişah ile Mehmet Efendi konuşmaya devam etmişler, dereden tepeden bahsederken Mehmet Efendi, birdenbire Padişah'a sormuş 'Efendim, zurna çalmasını bilir misiniz?'
Sultan Mahmut 'Hayır bilmem' diye cevap vermiş.
Mehmet Efendi 'Bendeniz de bilmem' demiş
Padişah şaşkın şaşkın bakınırken, Münasebetsiz Mehmet Efendi devam etmiş 'Benim Bursa'da, halamın damadının ihtiyar bir teyzezadesi vardı...'
Padişah 'Eee..' deyince
Mehmet Efendi 'O da zurna çalmasını bilmezdi' demiş.
Bunun üzerine Sultan Mahmut, mabeyinciyi çağırarak 'Atın şu mümasebetsizi dışarı, yoksa bayılacağım' diye buyurmuş



Karışık roman!
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş kitabı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin baş hekimi gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum



Kim ne demiş?
- Dolaşmaktan bir hal oldum ''kan''
- Eyvah basıldık! ''gazete''
- Yeter artık çok su koyuverdiniz. ''kova''
- Kolunuza girebilir miyim? ''bilezik''
- Ben sürekli çalışıyorum herkes de bana bakıyor. ''saat''
- Ayaklarım su topladı. ''boğaz köprüsü''
- Boyunun ölçüsünü alayım da gör. ''şerit metre''
- Ben içimi herkese dökmem. ''kumbara''
- Gözlerim dolu dolu oldu. ''dolap''
- Yakarım ha! ''kibrit''
- Yine bi numara çeviriyoo. ''telefon''
- Astığım astık kestiğim kestik. ''kasap''
- Yine hava aldım. ''akciğer''

07.Şubat.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 68 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement

Alucra Email



Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB

Alucralı Değerlerimiz

Değerlerimiz




Ayın Konuğu

 

 




Z. Defteri Son Kayıt

polat
POLAT TONBUL DAN TÜM ALUCRA HALKINA SELAMLAR.

Site istatistik

 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 Yönetici ( 1 ) Yönetici 1
 Yönetici ( 1 ) Yönetici 1
 misafir ( 13 ) misafir 13
   Toplam 15


istatistikler
Son Üye  nagihan
Bugün  5
Bu Hafta  20
Bu Ay  60
 

Video Haber







Sohbet



Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!