|
Cuma, 27 Haziran 2008 |
Türkçede yapılan binlerce yanlıştan üç tanesi artık devlet kanalı ile resmileşti. Polisler, muhtarlar, haber spikerlerinin çoğu, bazı bakanlar ve vatandaşların kısmı azamisi bu kelimeleri yanlış kullanmakta yanlış telaffuz etmekte ısrar edince, doğrularını öğrenmeyi ısrar ile red edince, yanlışlıklar haber bültenlerine bile geçti. 1. Asgari ücret, askeri ücret oldu. Asgari en az, azami ise en çok demektir. Asgari ücret ise iş kanunlarına göre kayıtlı çalışan bir işçiye ödenebilecek olan en düşük ücrettir. Ama telaffuz özürlüler bunu 'askeri ücret' diye telaffuz ediyorlar. Tabi yanlış ve komik oluyor. 2. Ticari taksi. Bu yanlışlık, Türkiye'de otomobile 'taksi' denilmesinden kaynaklanır. Eski devirlerde bir çok kasabaya ve köye ilk giren motorlu vasıta taksi olduğu için, oralarda yetişenler otomobil yerine taksi demeye alıştılar. Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır, cümlesinden yola çıkarak artık bu alışkanlıklarını değiştirmemelri lazım. Taksinin lügat manası ' Belli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil' dir. Ticari olmayan taksi olmaz. 3. En ayıp yanlış da 'Geri iade' demektir. İade, zaten 'alınmış bir şeyi geri vermek' demektir. Sakın ha geri iade demeyin, çok komik oluyor.
Poynuzlarindan pelludur! Temel, İngiltere'ye gitmiş. Orada İngilizce öğrenen amca kızı Aysel ile beraber hayvanat bahçesini geziyorlar. Arslanların olduğu bölüme gelmişler ama ortalıkta arslan yok. Temel, Aysel'e 'Sor pakalum' demiş 'Pu arslanlar nerede?' Aysel, oradaki memura sormuş. Memur da 'Arslanlar şimdi sevişiyorlar. İşleri ancak beş altı saat sonra biter. O zaman ortaya çıkarlar' demiş. Temel ile Aysel bu defa Kaplanların olduğu bölüme yürümüşler. Ama kaplanlar da ortada yokmuş. Temel yine Aysel'e sordurtmuş. Kaplanların da seviştiği ve onların da ancak yedi sekiz saat sonra ortaya çıkacakları anlaşılmış. Bu defa su aygırlarının yaşadığı yere gitmişler. Ama su aygırlarının olması icap eden gölet bom boşmuş. Aysel bu defa Temel'in ikazını beklemeden görevliden su aygırlarının da seviştiğini ve ancak sekiz on saat sonra gölete döneceklerini öğrenmiş. Sırada geyiklerin bölgesi varmış. Ama geyikler de ortada yokmuş. Aysel, geyiklerin ne zaman döneceğini öğrenmek içn bir görevli ararken Temel 'Memurlara sorma uşşağum' demiş 'Pen pilirum, punlar peş dakika içinde gelirler. İşleri çok çabuk biter' Aysel, şaşkın şaşkın Temel'e bakarken hakikaten iki dakika sonra geyikler ortaya çıkmış. Aysel sormuş 'Geyiklerin hemen döneceğini nereden bildin?' Temel cevap vermiş 'Ula punlarun poynuzlarını cörmedin mu? Pelli ki işlerini peş dakikada bitiriyorlar. Ondan sonra da poynuzlanuyorlar'
Butik oteller Butik otel tabiri bundan 30 sene kadar ortaya çıkan bir mevhum. Butik bildiğiniz gibi küçük ama kaliteli giyim eşyası satan dükkan demektir. Butik otelde küçük ve kaliteli otel manasına gelse gerek. Grup Yayıncılık tarafından neşredilen 'Butik Oteller Kitabı 2008' adlı rehber kendini 'Kişiye özel, küçk, farklı ve sıradışı konaklama alternatifleri' diyerek takdim ediyor. Rehber'de Türkiye'nin büyük şehirlerinden kasabalarına kadar dağılan bir coğrafyadaki otelleri tanıtıyor. Yer alan otellere nasıl gidileceği, hava meydanlarına olan uzaklıkları, otelin vasıfları ve konaklama ücretleri bildiriliyor. Çevre hakkında bilgi veriliyor. Hemen her otelin internet sitesinin de adresleri verilmiş. Bu otellerde kalmanın abartılmış tatil köylerinde kalmaya nazaran daha hoş olacağı muhakkak. Eğer seyahati seven bir insnsanız bu rehberden bir tane alın. O otellere gidemezseniz bile resimlere bakıp bakıp avunabilirsiniz!
Asıl iş şimdi başlıyor 2002'de Dünya üçüncüsü olduk ve beceriksizliğimiz neticesinde futbolumuz dağıldı. Senelerce kendimize gelemedik. Şimdi ise inanılmaz bir performans göstererek EURO 2008'i üçüncü olarak bitirdik. İnşallah 2002'den ders almışızdır. Görülüyor ki icap edenler yapılırsa Türkiye, futbolda her zaman zirvede olabilir. Madem ki halk bu meretten bu kadar zevk alıyor ve futbol dünya çapında bir endüstri haline gelmiş, yetkililer icap edeni yapıp, Türkiye'yi bir futbol memleketi haline getirmeli. Yetkililerin birbirlerini yemeyi bırakıp en küçük kasabadaki gence bile gerek futbol eğitimi gerekse de takımlarda oynama yolunda ümit ve fırsat vermeleri lazım. Artık pamuk eller cebe! Gereken altyapı ve eğitim yatırımlarını yapın. Süper ligimizde bile sadece bir buçuk kulübün düzgün tesisleri var. Bu ayıptır. Birden bire, dünyanın en sempatik ve hakkında en çok konuşulan takımı olduk, bu fırsattan istifade etmeliyiz.
Türk milleti misafirperverdir! 
27.Haziran.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 68 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |