|
Son zamanlarda kızdığım hadiseleri, en sondan başlayarak şöylece özetleyebiliriz; Birincisi oldukça basit ama ayıp bir şey. İki gazete haberi şöyle; 'Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki anma töreninde, Atatürk Anıtı'na çelenk sunmak isteyen başörtülü iki kadın, yetkililer tarafından uyarıldı. Bir Adım Daha İleri (BADİ) Derneği'nin adı okunduğunda, çelenk sunmak için dernek tarafından görevlendirildikleri belirtilen başörtülü Ayşe Çuhadar ve Selma Usta, kalabalığın arasından çıkarak, anıta doğru ilerlediler. Bu sırada, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kasım Taşkın, kadınları uyararak, kılık ve kıyafetlerinin çelenk koymaya uygun olmadığını ileri sürdüler.' 'Burdur'un Ağlasun ilçesinde düzenlenen '10 Kasım Atatürk'ü Anma Törenleri'nde Kaymakam Aziz Onur Aydın, çelenk koyma törenine katılan AK Parti, CHP ve MHP temsilcileri ile çelenk taşıyıcılarının 'Çelenk Yönetmeliğine uygun giyinmedikleri' gerekçesiyle, büste çelenk koymalarına izin vermedi. Tören sırasında AK Parti, CHP ve MHP'nin anons edilmediği ve bu nedenle çelenklerini koyamadıkları dikkati çekti. Törenlerin ardından Kaymakam Aydın'ın yanına gelen siyasi parti temsilcileri, anons edilmediklerini ve bu nedenle çelenklerini bırakamadıklarını ilettiler.' Ne acaip işler yapıyoruz? Resimde var. Osmaniye'de başı eşarplı iki hanım. Ağlasun da ise resim yok ama muhtemelen kravatsız insanlar. Yahu insanları rahat bırakın. Türkiye'de hanımların %80'i başını bir şekilde örter. Erkeklerin büyük bir bölümü de kravat takmazlar. Mühim olan Atatürk'e bağlığını göstermek. Eşarplı da olur, şortlu da, kravatsız da olur, fraklı da! Koruyucu İkinci hadise daha meşhur ve zengin insanlara ait. Atatürk'ü andığımız gün, benim için her zaman bir görmemişlik, hazmetmemişlik örneği olan Arap Kralı Ankara'ya geldi. Otellerde yüzlerce oda tutuldu. Yine bir sürü otomobil kiralandı. Yanında dokuz uçak dolusu dört yüz kişi getirdi. İki günlük ziyaret için yanına aldığı yüzlerce bavulun uçaklardan tahliyesi dokuz saat sürmüş. Otele ilk girdiğinde kendisine ilk önce on beş çeşit soyulmuş meyve, lokum, çikolata ve şeker ikram edilmiş. Kıbleye bakıyorlar diye kalacağı odaların tuvaletlerinin coğrafi durumu değiştirildi. O keneflere uydu televizyonlar konuldu. Neymiş? Türkiye bu krala madalya vecekmiş! Ne madalyası? Türkiye Cumhuriyeti Devlet Şeref Madalyası... Neden? Bu adam veya babaları, dedeleri veya devleti Türkiye'ye düşmanlıktan başka ne yapmışlar ki madalya üstelik şeref madalyası veriliyor? Tarihi boyunca Türkiye'yi ve Türkleri düşman bilmiş, Birinci Cihan Harbinde İngilizler ile ittifak halinde askerlerimizi sırtlarından süngeleyen bu aşiretin başı aldı bu madalyayı. Bu madalyanın verilmesi kararı Bakanlar Kurulu'na ait imiş, takmak şerefi de Abdullah Gül'e ait olmuş. Bu Devlet Şeref Madalyası kimlere veriliyor biliyor musunuz? Bu madalya 'Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü için çalışanlara' verilirmiş. Kral da Cumhurbaşkanı ile Başbakan'a sırası ile Kral Abdülaziz Birinci Devre ve Kral Abdülaziz nişanı takmış. Resmini gördüm Gül'e verilen nişanın altın kordonu muhteşem. Aslında bu sahnelerin yaşanmasında kralın pek bir kabahati yok. Adamı davet etmişler ki gelmiş. Zaten teamülün aksine, TC Cumhurbaşkanı, Kralı Esenboğa'da karşılamış. Sezer bunu yapmamıştı. Dayanamamışız, Çankaya Köşkü'nde bir resmi karşılama töreni daha yapmışız. Eee kolay mı? Kral'ın resmi ünvanı 'İki mukaddes Cami'nin koruyucusu' Bu ziyaret esnasında, her halde Abdullah Gül, Cidde'de geçen bankacılık günlerini hatırlamıştır. Bu hadisede hoşuma giden bir şey Genel Kurmay Başkanı'mızın, Kralı tavşan çıkartarak selamlaması oldu. Acaba Fenerbahçe'nin PSV'ye attığı golleri gösteren bir işaret miydi bu? El kesesinden Sultanım Bu hadiseden bir müddet önce RTE ve yanındakiler ABD'ye gitti ya. O seyahatin detaylarını da haberlerde dinlerken iyice sinirlenmiştim. Efendim Babacan, hanımı ile ele ele alışverişe çıkmış ve bilmem nereden alış veriş etmişler. Emine Erdoğan ise tek başına (yani yanında kocası yok iken) alış veriş etmek kararı almış ama O Babacanların gittiği yerlere gitmeyip başka bir bilmem nereyi tercih etmiş. Bir allahın kulu da çıkıp bu seyahatlerin, bu debdebenin, gariban Türk milletine kaç paraya mal olduğunu yazmıyor. Öğrenmeye çalışsam her halde 'Özel hayata müdahale etmekten' mahkum olurum! Arkadaşlar, yapmayın, etmeyin. Sizler birer koyu müslüman değil misiniz? İslam bir tevazuu dini değil mi? 'Bir lokma, bir hırka' felsefesi her müslümanın uyması icap eden bir şey değil mi? Ne lüzum var böyle gösterişe? Her seyahate cümbür cemaat çıkmak şart mı? Bunun bir masliyeti yok mu? İşi olan gider, evde kalan da kocasının avdetini bekler.  Tarsus'ta, içeride yatanların nerden geldiğini gösteren bir tabela!
13 Kasım 2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (20) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 94 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |