Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Yusuf Fenerci
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Ana Menü
Anasayfa
Son Haberler
Alucra'ya ulaşım
Alucra için Önemli Telefonlar
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet

Ayın Konuğu



http://www.puralweb.com/

 

 



 
Z. Defteri Son Kayıt
MUSTAFA KURT
SELAM ALUCRALI HEMSEHRILERIM KURTBELINDEN GEÇECEK OLAN KARAYOLU TABIKIDE GIRESUNUMUZUN HAKKIDIR BUNA KIMSELER HEVESLENMESIN SAYIN MUSTAFA TASKESEN K
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 misafir ( 1 ) misafir 1
   Toplam 1


istatistikler
Son Üye  alucralı28
Bugün  3
Bu Hafta  12
Bu Ay  58
 

Advertisement
Ozan Arif PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 60
Kötüİyi 
Cumartesi, 07 Eylül 2002

OZAN ARİF


Ârif Şirin, 10 Haziran 1949'da Alucra'nın Hapu (Yükselen ) Köyü'nde doğmuştur. Babasının adı Mehmet (Jandarma Mehmet diye anılır), annesinin adı ise Fatma'dır. Kendisi en küçük olup, 5 kardeşi vardır. Bunların isimleri: Yıldız, Güner, Muharrem, İskender ve Emine'dir. (11)

Ozan kendisini şu dörtlükte tanıtır:

Tevellüd kırk dokuz, adım Ârif'dir,

Soyadım kütükte Şirin bilinir.

Giresun, Alucra, Hapu Köyü'nden,

Soyumu, sopumu sorun bilinir.

Ozan'ın ailesi, Hapu'da maddi sıkıntı çekince Samsun'un Terme İlçesi'ne göçmek zorunda kalırlar. Kendisi de tahsilini burada yapar. Samsun'da Öğretmen Okulu'nda okur. Her yaz köyleri olan Hapu'ya gelmeyi ihmal etmez Şirin ailesi. Ozan, böylece şehirde büyürken, kırsal hayattan da uzak kalmaz.

Sazla ilk tanışması ve ozanlığa başlaması şöyledir:

13-14 yaşında tüberkiloza yakalanıp İst.Validebağ Sanatoryum Hastahanesi'ne yatar.Sazı ile ilk tanışmasını şöyle anlatır:

"1963-1964 yıllarında İ.G.H.H.'da yatarken, aynı odada beraber kaldığımız Denizli'nin Acıpayam İlçesi'nden İ.Osman Yılmaz vardı. O yıllarda İst.Huk.Fak.'da öğrenci idi. Benim ilk saz ustam Osman Yılmaz'dır. Bizde Şemsi Yassuman'dan 15 liraya saz almışlardı.

Ozanlığa ne zaman başladığını tam olarak bilemiyor.

"Öğretmenliğimin ne zaman başladığını anlatabilirim. Askerliğimin nasıl başladğını, sürgün yıllarımı anlatabilirim, ama ozanlığımın ne zaman başladığını sorarsanız ben de bilmiyorum. Bildiğim birşey varsa, kendimi bildim bileli adımızı ozana çıkaran şiir ve türkü söyleme işini yapıyor olmam."15

Ustasını “Ardanuçlu Âşık Efkâri” olarak kabul ediyor ve Âşık Efkâri ile ilk tanışmasını şöyle anlatıyor:

"Aşık Efgari'yi ilk defa Öğretmen Okulu'nda iken tanıdım. Okulumuza M.E.B.'den izinli olarak, âşıklık geleneği üzerine bilgi vermek için gelmişti. O zamanlar 60 yaşının üzerinde olan bu kıymetli aşığın karşısına çıkardılar beni. Okulun bütün öğretmen ve öğrencilerin huzurunda sazlı-sözlllü sohbete başladık. Hiç unutmam, sohetin ortasında şöyle bir dörtlük söyledim:

Aşıklık mı alın yazın,

Adı nedir senin sazın?

Memlekette oğlun kızın,

Var mı söyle âşık bana?

Ben bu dörtlüğü söyler söylemez sazı kucağından indirdi, ellerini omuzuma koydu, bütün öğretmen ve öğrencilerin duyacağı şekilde mikrofona yaklaşıp, gülerek bana dedi ki:

-‘Evlat! Alın yazımın âşıklık olduğunu sen söyledin. Sazımın adını soruyorsun. Sazımın adı ‘Sarı Molla.’ Onu da ben söyleyeyim. Velakin son sualin olan kızlarımı sormana gelince bu suali şimdi değil de öğretmen olduktan sonra sorarsın.O zaman gel yanıma.’dedi.

Efkâri Usta'nın bu esprisi, benim böyle bir soru sormaktan dolayı mahcubiyetime, öğretmen ve arkadaşlarımın katıla katıla gülmelerine yolaçtı. Beni biraz daha dinledikten sonra alnımdan öptü, 'OZANLIĞIN MÜBAREK OLSUN OĞUL.' dedi. Bu tanışmadan sonra beni yanından ayırmadı. Ondan çok şey öğrendim."16

Ozan da kışın okul, yazın Alucra derken 1970'e okulu bitirip Samsun'un Karaoyumca Köyü'nde öğretmenlik yapmaya başlar. Bir yıl sonra tekrar tayini çıkar ve Devgeriş Köyü'ne gider. Burada ise 8 yıl öğretmenlik yapar. Bu köylerden, halkla bütünleşmesi hayli zor olur.(11)

1970'lerin başında, 1951 Samsun doğumlu olan Süleyha ile evlenir. Eşi de öğretmendir. 1973'te Alp isminde bir oğulları olur.(11)

1979'da Âşıklar Bayramı’na katılır. Bu anısını şöyle ifade eder:

"1979 yılında Konya Aşıklar Bayramı'nda altın madalya aldım.Devlet,KonyaValisi aracılığı ile beni altın madalya ile taltif etti. Fakat yurt dışına çıktıktan sonra aynı şiirden dolayı hakkımda dava açılıp 7 yıl mahkumiyetim istendi. Bu ne biçim mantıktır anlamıyorum ve hala da anlamış değilim."17

Aynı yıl (1979) görevden ayrılır.Daha sonra Almanya işçi derneklerinin daveti üzerine geçici bir süre için Almanya'ya gitmek zorunda kalır(24 Eylül 1980). (11)

Almanya'ya gittiğimde ilk zamanlar maddi ve manevi pek çok sıkıntı yaşar. 1981'de eşi de istifa edip Ozan’ın yanına gider. Zamanla Türk işçileri üzerindeki etkisi artınca Almanya devlet erkanı erkanı (özellikle Rumlar'ın isteği ile) rahatsız olur ve Ozan'ı sınır dışı etmek ister. Ozan sınır dışı olmamak konusunda hakkını savunacağı avukat bulamayınca (avukatlara da baskı yapılır) Tercüman Gastesi'nin sahibi Serhat Ilıcak'ın yardımı ile bir avukat bulur. Mahkeme tarafından iltica talebi karşılanabileceği halde o bunu istemez. Ülkesini yüce bir varlık olarak telakki eder ve "Mevlam öyle dilemişse sılayı kafeste yaşarım."diyek durumuna razı olur.

Bundan sonra Frankfurt yaşadığı merkez olup, Avusturya, ABD, Asya gibi nerde dindaşı, milletdaşı varsa oraya koşar ve konserler verir.

Ozan, bu arada ülkesinden ayrı kalmanın hüznünü her dem hatırlayıp, bir kor gibi içinde taşır. Artık hasrete dayanamaz ve birgün annesi Fatma Hanım'a (Samsun'a ) Frankfurt'tan telefonla ağlamaklı:"Ellerinizden öperim anacığım.Anacığım sizleri çok özledim.Bir Alman vizesi alın ......Gelin ki görüşelim. Bilirsin benim gelmem mümkün değil. Oğlunuz 'Sürgün'.

Ankara'daki Alman Büyük Elçilik'i vize vermeyince Samsun'daki baba ocağının telefonu yine çalar:"Ana vize engelini aşamadık bari Avusturya'ya gelin. Ben de Frankfurt'tan oraya gelirim. Viyana'da görüşürüz."

BİTSİN BU HASRET

Kaç yıl oldu oğul oğul,gözüm yollarda

Neylersin, nişlersin yaban ellerde

Bitsin oğlum bitsin. Bitsin bu hasret.

Sözleşildiği gibi Viyana'da buluşurlar ve Ozan bir nebzede olsa rahatlar.Ama memleket özlemini bir türlü bastıramaz.

AKLIMA DÜŞTÜ

Yine akşam oldu gurbette aah ...Ah

Bilseniz nereler aklıma düştü.

Ellerin yurdunda çürüdüm eyvah

Ta... Bizim oralar aklıma düştü.

 

Ben nerede doğdum.Şimdi neredeyim ?

Bir uzun hikaye anlatsam beyim

Bizim ora derken vatanım köyüm

Doğduğum yöreler aklıma düştü.

 

Hani Arif; şimdi nerede obam ?

Nerede gardaşım, bacım, akrabam ?

Hepsi de bir yana; ya anam babam.

O baht-ı karalar aklıma düştü.

 

Yine başka bir şiirinde memleket özlemini şöyle dile getirir:

Ellerimi kulağıma attığım,

Türkü deyip sesine ses kattığım,

Sularında alabalık tuttuğum

Çağlayan dereler aklıma düştü.

Sabahtan giderdim malın peşine,

Azığımı yerdim göze başında

Bir kavalım vardı ÇOBANBAŞI'nda

Çaldığım sıralar aklıma geldi.

Almanya'da pek çok kaset çıkarılır ve bütün yurt sathına gönüllü erler tarafından dağılması sağlanır. Bu arada Avrupa, Avusturya ve Asya'nın birçok yerinde konserler vererek,milli bilincin canlı tutulmasına katkıda bulunmaya çalışır (Bkz.Turan Türküsü).Milli meselelere son derece hassasiyetle yaklaşır.

Benim gönlüm aylardır

Ağlayanla birlikte.

Karabağ'da karalar

Bağlayanla birlikte.

 

Yetmiş yıllık yaşını

Silemedi Karabağ.

Azatlık geldi lakin

Göremedi Karabağ.

gibi mısralarla te‘essürlerini dile getirir.(Bkz. Derdim Var ).

Ayrıca Bulgar zulmünü göstermek ve şampiyonluklarda göndere Türk bayrağı çekilmesi için Naim Süleymanoğlu’nun kaçma girişimini organize ederek, sağ sağlim Türkiye’ye gelmesini sağlar. Almanya’daki faaliyetleri ile içerdeki ve dışardaki tüm memleket evladını birlik olmaya çağırır. (Bkz. Gel muhabbet edelim, Bu memleket Hepimizin)

Bir zaman sonra Türkiye'de belli şeyler değişir:

"Siyasi yasaklılar bir bir af edilince Ozan Arif içinde umut doğar.

Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan gıyabi tutuklama kararının kaldırılması için mahkeme heyeti, 2 Eylül 1991'de toplanır. Ozan'nın amcası Emekli Hakim Albay Remzi Şirin ve Av. Mehmet Akdeniz savunmak için, Konya 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gelirler. Avukatlar Arif'in Türkiye'ye dönüş istediğini yine Ozan'ın vatana hasret şiirleri ile dile getirdikten sonra, İst.Sıkı Yönetim Mahkemesi eski hakimlerinden Remzi Şirin, benzer davalardan da daha önce Konya 2.Ağır Ceza, Ank.Devlet Güvenlik Mahkemesi ve Ank. 2.Ağır Ceza Mahkemeleri’nden beraatı hatırlatılarak Ozan Ârif'in hakkındaki gıyabi tevkif kararın kaldırılmasını isterler. Bu istek mahkeme heyetince de kabul edilir."18

Ozan Arif bu olay üzerine kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir sevinci yaşar.(Bkz. Vatanıma Gidiyorum, Şükür Olsun Allah'a, Aha geldim gidiyorum)

Tercüman Gastesi'ne verdiği demeçte şöyle der:

"Almanya'da yaşadığım süre içinde, o topluma kendimi kabul ettirmeye çalıştım. Ama bir şartla oldu bu. Kendi şahsiyetimden taviz vermedi. Annem ve babam beni tam bir Türk olarak yetiştirdi. Bütün sohbetlerimizde mutlaka bir Türkiye geçerdi. Ber öğrendiğim Türkçülüğün doğru olduğuna inanıyorum ve bunun için mücadeyle edeceğim."19

20 Ekim 1991'de M.Ç.P.'den Samsun 1. Bölge 2. sıradan Millet Vekili adayı olduysa da kazanamaz. Halen, Frankfurt'la ilgisini kesmemiş olup, yine dünyanın dört bir bucağında turnelere çıkarak her vatan evladı ile kucaklaşmaya devam etmektedir.

Bazı şiirlerinden örnekler:

 

ŞÜKÜR OLSUN ALLAH’A

Bu canıma yetti artık

Yurdum sana geliyorum.

Sürgünlüğüm bitti artık

Yurdum sana geliyorum.

* * *

AHA GELDİM GİDİYORUM

Yalan dünya işte senden

Aha geldim gidiyorum,

Kalanlara selam benden

Aha geldim gidiyorum.

 

Var mı sana gelip kalan

Baştan başa muradı olan

Varın yoğun hepsi yalan

Aha geldim gidiyorum.

 

Dereyi aş tepeyi aş

Sonu yoktur dolaş dolaş

Günden güne yavaş yavaş

Aha geldim gidiyorum.

 

Yalan dünya sana böyle

Kimler konup göçtü söyle

Ben de işte aynen öyle

Aha geldim gidiyorum.

 

Gülemedim şöyle birgün

Senelerim geçti sürgün

Gönül sevdiğine dargın

Aha geldim gidiyorum.

 

Ârif der ki bunca yıl ay

Geleli geçti vay dünya vay

Yaşamaksa yaşadın say

Aha geldim gidiyorum.

* * *

GEL MUHABBET EDELİM

Kavga aşkla haklıdır,

Cihad aşkta saklıdır,

Aşk hayatın şeklidir,

Gel muhabbet edelim.

 

Gönül seferiberliği

Ülkü, îmân birliği

Budur dünya varlığı

Gel muhabbet edilim.

 

Ne olursan ol demiş

Mevlâna da gel demiş

İşte gerçek yol demiş

Gel muhabbet edelim.

 

Gelecek nesil bizden

Ders alsın hepimizden

Yürüsün aynı izden

Gel muhabbet edelim.

Madem geldik dünyaya

Sevelim doya doya

Ne lüzum var kavgaya

Gel muhabbet edelim.

 

Kim ki aşkı düş eder

Muhabbeti iş eder

Allah onu hoş eder

Gel muhabbet edelim.

 

En büyük servet elbet

Muhabbettir, muhabbet

Ondan doğmuş Muhammed

Gel muhabbet edelim.

 

Ömür yaydan çıkmış ok

Çok kısadır Ârif çok

Bugün varız, yarın yok

Gel muhabbet edelim.

* * *

BU MEMLEKET HEPİMİZİN

Nedir bu kan, bu göz yaşı ?

Bu memleket bizim bizim !

Kim çıkardı bu savaşı ?

Bu memleket bizim bizim.

 

Kürtlük, Lazlık, Çerkezlik ney ?

Aynı millet hep aynı şey

Türk oğluyuz, Türk'üz hey hey,

Bu memleket bizim bizim.

 

Alevi ve Sunni yarış,

Barış için olsun barış,

Adım adım, karış karış

Bu memleket bizim bizim.

 

Malazgirt ve Çanakkale,

Bizi gördü hep el ele

Düşün gardaş düşün hele,

Bu memleket bizim bizim.

 

Kapuz mu ki dilelim be !

Tarla mı ki bölelim be !

Kıymetini bilelim be !

Bu memleket bizim bizim.

 

Ne kırıp ne kırılalım,

Ne de küsüp darılalım,

Ona sıkı sarılalım,

Bu memleket bizim bizim.

 

Ârif senin sütündür o,

Kemiğindir etindir o,

Bölünmez bir bütündür o,

Bu memleket bizim bizim.

* * *

DERDİM VAR

Derinde dost derinde

Derdim derdim derdim var.

Dünyanın her yerinde

Derdim derdim derdim var.

 

Şu düyaya bak hele,

Türk'e karşı el ele

Ta evvelden ezele

Derdim derdim derdim var.

Bak bugün Çeçenistan

Destan yazıyor destan

Esir dolu Türkistan

Derdim derdim derdim var.

 

Karabağ'ın karalar

Bağladığı sıralar

Bir-beş değil yaralar

Derdim derdim derdim var.

 

Acı, sızı, keder, gam

Dolu Batı Trakyam

Nasıl ben dertsiz olam

Derdim derdim derdim var.

 

Kurtlar kuzu postunda

Hepsi onun kastında

Kıbrıs diken üstünde

Derdim derdim derdim var.

 

Kerkük, Musul yastadır,

Ateştedir oddadır

Kırım'ım feryattadır

Derdim derdim derdim var.

 

Bosna'da ezan yaslı

Gelin, kız, kızan yaslı

Bu yüzden Ozan yaslı

Derdim derdim derdim var.

* * *

 

TURAN TÜRKÜSÜ

Biz demiştik, dediğimiz günler gelmekte

Kara talih artık yavak yavaş gülmekte

Türk yurtları birer birer azat olmakta

Olanlarla muhabbete girdik Yârabbi !

 

Altay'lardan ta Tuna'ya ezanlarımız

Okundukça coşuyor bak ozanlarımız

Gayri esir doğmayacak kızanlarımız

Esaretin zincirini kırdık Yârabbi !

 

Bundan böyle doğan bebek, açan çiçekler

Turan adlı bir ülkede büyüyecekler,

Müslümanım, Türk’üm diye övünecekler

Ârif için bir muraddı erdik Yârabbi !


Favori olarak ekle (75) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 3124 | Yazdır | E-posta

  Yorumlar (1)
RSS yorumları
 1 slm tek kalmış millet aşkıyla toprak k
Yazan şerif dokumacı, 20-10-2008 10:05 , IP: 88.235.100.200
ozan arif le büyüdük onun duruşu seslenişi terbiye etti... allah razıolsun arif agbimizden kıymetini bilelim inşallah...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber










Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!
















































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Reklam Alanı ( 468 x 60 )


designed by: yildiray pural