Ticari hayatın yoğunlaşması ile birlikte kişiler arasında ticari ve hukuki problemler artış göstermiş, buna insanların suiniyeti de eklenince ilişkiler girift hal almaya başlamıştır. Bu konu ile ilgili olarak bir vatandaşımızın maruz kaldığı haksızlığı sizinle de paylaşmak istedim.
Esnaf olan vatandaşımız komşusunun borcuna karşılık olmak üzere, komşusunun alacaklısına teminat olsun diye iki evini ipotek ettiriyor. Komşusu borcunu ödemeyince, alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıyor ve icra yoluyla her iki daire satılığa çıkarılıyor ve nihayetinde ipotek alacaklısı ihale de her iki daireyi de alacağına mahsuben satın alıyor. Şimdi ise; asıl borçlu komşunun durumu iyi olduğu halde iyi niyetle evlerini ipotek eden arkadaşının zararını karşılayıp evlerinin bedelini ödemek istemiyor. Vatandaş ise gerçek borçlu olan komşumdan hakkımı nasıl alabilirim diye soruyor.
Çevremizde birçok insan iyilik olsun diye komşusuna, akrabasına karşılıksız olarak olayımızda olduğu gibi ipotek verir, senet verir, hatır çeki imzalar veya nakit para verir. Daha sonra da bu kişiler işleri bittiği zaman ya bu borcu hiç ödemezler veya ödeyemezler. Çok az bir kısmı ise bu iyiliğin altında iki büklüm olarak ödeyemezlerse de inkâr etmezler. Ödeyemeyene kimsenin bir diyeceği olamaz. Zaten bu verilen ipotek, çek veya nakit bir yerde gözden çıkarılmış olarak verilmiştir. Ancak ödemekten imtina edenler veya bana ne ödemeseydin diyenlere ne yapılabilir?
Çözüm olarak önerim şu : “ Sıkıntıda olana yardım etmek bizim toplumsal ve sosyal değerimizidir, borcumuzdur, vazifemizdir.” Ancak sıkıntıda olana niye yardımcı oluyoruz. Onu iyice bir netleştirmeli ve yardım anında bu niyetimizi yardım ettiğimiz kişiye iyice anlatmalıyız. Onunla mutabık kalmalıyız. Karşılıksız bir yardımda bulunduksa, artık onun ileride iyi duruma geçmesi anında bile ondan bir şey talep etmemeliyiz. Eğer ilerde ondan bir şey talep edeceksek, o halde mutlaka yardım ettiğimiz kişiden bir belge almalıyız. Bu senet olabilir. Şahitler huzurunda imzalanmış bir sözleşme olabilir. Duruma göre bir ipotek olabilir. Ya da rehin olabilir. Ancak mutlaka verilenin borç olup olmadığı, borçsa ne zaman ödeneceği konusunda kesin mutabakat olmalıdır.
Aksi takdirde sorulan soruda olduğu gibi, komşu ödemedi ne yapayım gibi bir sıkıntı ile karşılaşırsınız. Hem yaptığınız iyilik bir işe yaramaz, hem mağdur olursunuz, hem de komşunuzu kaybedersiniz. Aynı şekilde yardım kabul eden kişilerinde bu hususa dikkat etmeleri gerekir. Karşılıksız yardım talep edecekleri gibi, karşılıklı yardımda talep edebilirler. Ne olursa olsun, yardımın şekli taraflar arasında belirgin ve net olmalıdır.Mağdur olan vatandaşımızın mahkemeye gidip dava açması ve zararının tazminini istemesi gerekiyor.. Uzun bir süreçtir ancak hakkını alabileceğini tahmin ediyorum.