|
AK Parti Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa’yı tanımayanınız yoktur. Hani bir düğünde magandalar gibi havaya ateş açıp bir de artistik poz vererek boy boy gazetelerde manşet olan şahıs var ya işte o… Önceki dönem partisinin grup başkan vekili idi… Magandavari hareketleri sebebiyle temsil yeteneğindeki noksanlığı Başbakan Erdoğan tarafından fark edilerek yöneticiliğin sağına soluna yaklaştırılmayan muhterem. Önceki gün TMO Fatsa Ajans Amirliği'ni ziyaret eden bu zat’a, bir fındık üreticisi “Biz sizi Ankara'ya gönderdik. Neden bize sahip çıkmıyorsunuz?” demiş. Bir başkası da “Ben bugün açım aç. Hükümet teröre verdiği 2 milyar doları fındık üreticisi için de veremez mi? Benim çocuğum para bekliyor. Ne vereceğim ben?” sözlerini söylemiş. Başka bir üreticinin “Yemininize sahip çıkın” kabilinden serzenişlerine sinirlenmiş olacak ki, adeta tehdit etmiş. Fatsa, “Hükümetin fiyatını beğenmeyen tüccara gidebilir” demiş. Bu söze daha başka ne denir… Olur, beyefendi emir buyurmuşsunuz! Heyhat… Aslında kabahat fındık üreticisinde… Sizler o insanı % 50’den fazla oy oranı ile meclise göndermediniz mi? * * * Bir siyaset adamı nasıl davranır, halkın sorunlarına dertlerine nasıl merhem olur bilemeyenler böyle gökten zembille iner gibi aday gösterilip milletvekili seçtirilirse olacağı budur. Başka bir bakış açısından olayı değerlendirecek olursak, Fatsa’yı kutlamak gerekir. Büyük çamları devirse de, birçoğunun köşe bucak kaçtığı ve halkın içine çıkamadığı devrede bu zat tehditkâr konuşsa da, onların arasında kalmayı başarabilmiştir. Ya bizimkiler nerede? Nerede saklanıyorlar kim bilir? GÜLYAN OLMAK! Geçtiğimiz günlerde Milliyet’ten Melih Aşık, köşesine taşıyınca biz de yeniden anımsadık. Ermenistan’daki Ermenilerle hemhal olmayı marifet sayan Sayın Cumhurbaşkanı bundan tam 15 yıl önce neler söylemiş. Yıl 1993… Yer TBMM… Konu; Demirel Hükümeti’nin Ermenistan politikası konusunda verilen gensoru görüşmeleri. “Refah Partisi adına Abdullah Gül söz alıyor... Bakınız zabıtlara göre, neler söylüyor: ABDULLAH GÜL: “Hükümet, bu politikasıyla, geleceğimizi gerçekten ipotek altına almıştır ve öyle ipotek altına almıştır ki, Ermenistan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanının cenaze merasimine katılma cesaretini göstermiştir. HALİL ORHAN ERGÜDER: (İstanbul) Beynelmilel protokol o.. ABDULLAH GÜL: (Devamla) ...Sizin nasıl bir uzlaşmacı olduğunuzu, Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda, sizin şahin gibi davranmayacağınızı bildiği için, yüzünüzün ne kadar yumuşak olduğunu bildiği için cesaret bulmuş ve Türkiye’ye gelmiştir. Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz savaş halinde olacak, kardeşleriniz katledilecek ve onlar katledilirken, ‘Bunun müsebbibi Türkiye’dir’ diye demeçler verecek; o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa’nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; fakat Ortadoğu’nun, Asya’nın haritaları nihai şeklini almamıştır’ diye açıklamalar yapacak; Kars’ın, Ermenistan toprağı olduğunu iddia edecek, bütün bunlardan sonra o adam Türkiye’ye gelecek ve siz de elini sıkacaksınız!..” İşte Sayın Cumhurbaşkanı Gül bunları söylemişti. Şimdi ne değişti. 15 yıl önce Sayın Gül, Ermenistan’dan Cumhurbaşkanı’nın değil maç, cenaze için bile Türkiye’ye gelmesini eleştirmiş... Şimdi bir maç uğruna onun elini sıkmaya Ermenistan’a gitti... Sanırım Sayın Demirel’in şiddetle eleştirdikleri “Dün dündür, bugün bugündür” sözü kendi kulaklarına küpe oldu. Ne diyelim yeni dostlukları kendilerine mübarek olsun! TERS KÖŞE Fındık taban fiyatı açıklandığında adeta şok olduk. Elbette bazı tahminlerimiz vardı. Fiyatın 5 ila 5,5 YTL aralığında açıklanmasını asgari muhtemel olarak görmüştük. Ama yanıldık. Demek ki, en kötümser tahminimiz karşısında daha da beteri olabiliyormuş! AKP kötünün kötüsünü de uygulamakta bir kez daha bizi yanılttı. Tıpkı geçtiğimiz dönem Ordu fındık mitinginde önce alanları inleten sonra sandıkta dinleten halkımız gibi. Biz alıştık artık… Bilemiyorum halkımız alıştı mı? Vakıa, alışmış olacak ki, sesi soluğu çıkmıyor… Ne diyelim halk iradesinden ötesi var mı? Fındık fiyatı da ne ki?! DENİZ FENERİ Türkiye bu günlerde ciddi bir manevi sarsıntı ile karşı karşıya. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün ‘Allah ile aldatmak’ isimli kitabını okuyanlar bilir… Din üzerinden halkı sömürmek kadar aşağılık bir husus söz konusu olamaz. Müslümanların ve halkımızın temiz ve halis duyguları ile oynamak, bunun üzerinden şahsi menfaat sağlamak kadar çirkin bir durum söz konusu olabilir mi? TBMM’de halkı temsil eden bazı milletvekillerinin Deniz Feneri konusunda ortaya attıkları iddialarla ilgili sorular ne hikmetse henüz cevaplanmadı… Ergenekon mevzusunda mal bulmuş mağribi gibi davranan satılmış medya kurumları ise dut yemiş bülbüle döndüler. Bakalım ne zamana kadar görmezden gelecekler. Hatırlatmakta yarar görüyorum. Milletvekilleri ne sormuştu biliyor musunuz? “- Alman savcının soruşturmaya etki yaptığı ve tutukluların serbest bırakılmasına yönelik girişimde bulunduğunu iddia ettiği bakanlar kim ya da kimlerdir? Bu bakanlar bilginiz dahilinde mi soruşturmaya müdahalede bulunmuşlardır? - Alman savcının hazırladığı iddianamede yer alan şüphelileri tanıyor musunuz? Almanya’daki siyasi faaliyetlerinizde geçmişte bu kişilerle işbirliği yaptınız mı? - Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’nden Türkiye’ye aktarılan bağış paralarının hangi hesaplara ve kişilere aktarıldığına ilişkin herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? Bu kara para operasyonunu aydınlatmak için MASAK harekete geçirilmiş midir? - Zahid Akman’ın dolandırıcılık ve karapara işine karışan şirketlerin ortağı konumdayken, aynı zamanda RTÜK Başkanlığı görevini yürüttüğü doğru mudur? Akman’ın Almanya’ya girişinin yasaklandığı doğru mudur? - Deniz Feneri konusundaki suskunluğunuz, siyasi yaşamınızda dayanışma içinde olduğunuz kişilerin soruşturma kapsamında olmasından mı kaynaklanmaktadır?” Almanya’da kurulu bulunan Deniz Feneri’nin Türkiye’de ki uzantıları konusunda neler yapılacak çok merak ediyoruz. Bu konuyu yakından takip edeceğiz. AKP SOLLADI CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan’ın yolsuzlukla ilgili gelişmeler nedeniyle kontrolünü kaybettiğini söyledi. Baykal, Deniz Feneri’nde toplanan paraların AK Parti’nin propagandasında kullanıldığını savundu. Çok ciddi iddialar. Desenize AKP Ergenekon’u bile solladı. ULU ÖNDER’DEN… “Bir zamanlar gelir beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve bana taan edenler çıkabilir. Hatta bunlar benim yakın bildiklerim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidir ki bu fikirler; Hint’den, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir ve feyizli neticeleri kalpleri doldurur.” Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 1937 Bu yazı 107 defa okunmuştur.
Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 134 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |