|
Hep düşünür dururuz… Giresun’da ki eğitim seviyesi neden çok geri? Son yıllarda yükseleceğine azalan bu başarısızlığın altında yatan gerçek nedir? Öğrencilerimizden mi kaynaklanan bir sıkıntı var, yoksa eğitimcilerin kalitesinden mi? Kimse yöneticilerin ne denli başarılı olup olmadığını irdelemiyor. Bu minvalde Giresun’da iktidarının yetki verdiği Milli eğitim Müdürlüğü’ndeki Eğitim Kültür ve Atama’nın başındaki birkaç müdür yardımcısının yarattığı kaos ortamı devam ediyor. Sonuç?.. İşte gelinen nokta… Eğitimin kalitesinde nal topluyoruz. Hesap soran yok. “Kimler Giresun’da ki eğitimi bu noktaya getirdi?” sorusunu yönelttiğimizde ise şüphesiz ki en büyük suçlu; makamın önemine binaen yetişmiş insan değil de adamıma göre iş tercihlendirmesi yapan iktidardır. Toplamda 7 rakamına tekabül eden Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve Şube Müdürlerinin sadece 1 kişisi asil görevinde. Hal böyle olunca gelinen noktanın da böyle olması normaldir. Dedikya kaos var… Mithatpaşa İlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni iken hiçbir yöneticilik tecrübesi olmayan Hasan Demir’i atamadan sorumlu müdür yardımcısı olarak getirirsen ve de kaos ortamının müsebbibi olarak ortalığa salarsan bu durumun oluşması da normaldir. İmam Hatip’ten de meslek dersleri öğretmenini alır Eğitim-Kültür işlerinden sorumlu müdür yardımcısı olarak kondurursan başarılı olunması sadece dualara ve Allah’a kalacaktır. Kuruluşundan beri Eğitim Bir Sendikasının kurucuları arasında yer alan ve kendilerinden başka kuş tanımayan bu zevat “Bal tutan parmağını yalar” atasözünün de en haşin uygulayıcılarından olarak karşımıza çıkıyor. Öyleki; “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği” 13 Nisan 2007’de 26492 sayılı Resmi Gazetede yayınlanır yayınlanmaz yangından mal kaçırırcasına 1-2 gün içinde kendilerini, akrabalarını ve ‘Bir’ olduğu dostlarını yönetici yapınca, yani bal’ı afiyetle yemeye başlayınca Türk Adaletinin bilahare aldığı karar boğazlarına düğümlemişti. Düşünün hele; adınız Hasan Demir… Atama şubesinin başındasınız… Bir de arkadaşınız var, adı Ali Yılmaz. O da Eğitim-Kültür hizmetlerinin başında. Sizin asıl kadronuz, Mithatpaşa İlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni. Allah yürü ya kulum demiş, iktidardaki dostlarınızında yardımı ile İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığına vekaten de olsa görevlendirilmişsiniz. Arkadaşınız da İmam Hatip’te meslek dersleri öğretmeni iken aynı şekilde müdür yardımcısı olarak görevlendirilmiş. Ya sonra? Eğitim kalitesinin artırılması için bir yönetmelik çıkıyor… Adı; “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği”… Ama siz ne yapıyorsunuz; yangından mal kaçırır gibi ilk önce kendinizi atıyorsunuz. Sonra en yakın arkadaşınızı... Sonra, amcanızın oğlunu. Sonra arkadaşlarınızı ve sendikadan dostlarınızı. Kendinizi Giresun Halk Eğitim Müdürü, arkadaşınızı Müdür Yardımcısı, amcanızın oğlunu okul müdürü... Liste kabarık olduğu için diğerlerini yazmayacağım. Yeme de yanında yat... Eğitim Bir Sendikasından birlikte hareket ettikleriniz farklı görevlere çöreklenecek sizin gibi düşünmeyen diğer sendikaların mensuplarına ise adeta terör estireceksiniz. Elbette her şey kanuna nizama uygun yapılmıştır. “Minareyi çalan kılıfını uydurur” derler ya sizinde onun alt yapısını yaptığımızı adım gibi biliyoruz. Hem hak hukuk, hem de Allah’tan Kuran’dan bahsedeceksiniz hem de keseri hep kendinize yontacaksınız. Adalet mi bu? “Bal tutan parmağını yalar” dedikleri bu olsa gerek. Elbette sadece Hasan Demir ve Ali Yılmaz gibi düşünenler suçlu değildir. Onların o kararlarını onaylayanlarda suçludur. Hak’tan hukuktan, adaletten bahsedenler bu ahlaken kokuşmuşluğun hesabını Allah nezdinde mutlaka vereceklerdir. Zaten yargı da “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği”ni adil bulmadığı için yayınlandığı tarihten bir müddet sonra iptal etmişti. Şimdi aynı yönetmenlik, 24 Nisan 2008 tarihinde 26856 sayılı Resmi Gazete’de yeniden yayınlandı. Yine yangından mal kaçırır gibi çalışmalar yapılıyor. Elbette iptali için yine mahkemeye gidilecek. Çünkü, adaletsizlik ve kokuşmuşluğun ayyuka çıktığı günümüzde en dürüst kurum Türk Adaleti kalmıştır. O yüce kurum elbette gereğini yapacaktır. Biz ona güveniyoruz. Allah’ın adaleti ise geç gelir ama tam gelir. Zamanı gelince de onu göreceğiz. BİR TRABZONLU MÜDÜR DAHA! Baştan söyleyelim… Kimsenin orijinine karşı değiliz. İnsan gibi çalışan kim olursa olsun her zaman yanındayız… Ön yargımız, şartlanmışlığımız yok. Ama hemşerilerimizin kellesi koparılırken başka birilerinin inadına Giresun’a gönderilmesine karşıyız. Konumuz bu… Giresun’a bir Trabzonlu müdür daha atanmış. Hayırlı olsun... Bağ-Kur İl Müdürü Osman Ayhan ile SSK İl Müdürü Yaşar Sezer’i yediler yerine Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne Trabzonlu Kazım Tapa’yı getirdiler. O da yetmedi Müftülüğe Trabzonlu Ahmet Arslantürk’ü oturdular. Aslen Giresunlu olan Halit Azizoğlu’nun kızağa çektiler. İl Milli Eğitim Müdürlüğü yapan ve Azizoğlu’nun yerine gelmesi düşünülen Giresunlu Dr. Nazım Elmas’ın kellesini kopardılar. Sonrada İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine Trabzonlu Ömer Albayrak atadılar. Merak ettik, ‘Trabzon’da kaç tane Giresunlu İl Müdürü görev yapıyor’ diye. Trabzon Giresunlular Derneği Başkanı Ali Bahat’ı aradık sorduk. Başkan üzüntülü olduğunu söyledi. “Ne yazık ki Giresunlu olup da Trabzon’da göreve yapan ve siyasi erk’in tercihine mahzar olan bir Giresunlu yok” dedi. “Ortaya çıkan bu manzara karşısında savunma mevzisinde kafasını bile çıkarmadan tös tös oturan çok bilmişler bakalım ne cevap verecek?” diye önceki yazılarımızda da belirtmiştik. Hala cevap yok. Bakalım sırada hangi İl Müdürlüğü ve gelecek Trabzonlu var? Çok merak ediyoruz. HAFTANIN SÖZÜ İki şeye hakkım olduğuna karar verdim: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim çünkü hiç kimse beni canlı tutsak edemez. Harriet Tumban HAFTANIN DÖRTLÜĞÜ Boşuna akort etmişiz biz zurnayı tiz Neva’ya, Hiç bu perde üzerinde Muhayyer Faslı olur mu? Od yaksan toprak ısınmaz cemre düşmeden hevaya, Sokak ibişinden Kerem,Kezban’dan Aslı olur mu? Ahmet Kaçar HAFTANIN FIKRASI LAZER YAZICI Komutan emir erini çağırmış - Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir. - Emredersin komutanım. Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. -Lazer yazıcıyı getirdim komutanım. -Hani nerde lan? -Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır! -Ulan iyi ki scanner istememişiz be!
Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 96 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |