|
Ferman Padişahın, Dağlar Bizimdir |
|
|
|
|
Çarşamba, 06 Ağustos 2008 |
Cumartesi günü Giresun’un önemli tepelerinden biri olan 2 bin 220 rakımlı Eğribel’de idik. Elbette orada bulunmamızın bir sebebi, hatta özel bir nedeni vardı. Ki bu özel neden bir vefa ve cesaret öğelerini içeriyordu. Öyle ki, Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün canını emanet ettiği yiğit komutan Milis Yarbay Topal Osman Ağa’nın 6 yıl depo hapsinde tutulan heykelinin açılışı için orada bizler gibi yer alan yiğit Türk evlatlarını öncelikle kutluyorum. Asıl vefa örneği gösteren Ali Kara’yı tebrik ediyorum. Geçmişi hatırlayanlar iyi bilir… Hatırlamakta zorluk çekenler ise Giresun Işık Gazetesi’nin www.giresungazete.net internet sitesindeki ‘Topal Osman’ linkini incelesin. Gerek depolarda bekletilen heykel, gerek kazınan kitabe gerekse ortadan kaldırılan ‘Osman Ağa müzesi’ konularında yaşanan aymazlıkları bayraktarlık yaparak ortaya koyduğumuzda aylarca yalnız kalmıştık. O günlerde, heykel konusunda Veli paşa, ''Osman Ağa cumhuriyeti kurtaran büyük bir insandır. Onun heykeli sadece Giresun'a ve Karadeniz'e değil Türkiye'nin her yerine dikilmelidir'' demişti. 4 Nisan 2003 tarihli Işık Gazetesinde yayınlanan haberin devamında; Küçük, Osman Ağaya sahip çıkılması gerektiğini kaydederek, Osman Ağaya mutlaka tarih kitaplarında yer verilerek okutulması gerektiğini ifade etmişti. Veli paşa’nın yaptırdığı heykel depolarda saklanırken yarattığımız kamuoyunun tepkilerinden bunalan ve hatayı fazla uzatmamanın daha hayırlı olduğunu keşfeden zamanın belediye yönetimi yaptırdıkları yeni heykeli eski adı Bulancak durağı yeni adı Aliyev parkı olan alana dikmişler ve sorunda büyük ölçüde ortadan kalkmıştı. Bu noktadan sonra hedefimize ulaşmış ancak depolarda yaşanan gariplikler vardı. Hep bekledik… Mangalda kül bırakmayan bir belediye başkanı o heykeli alarak ilçesine diksin diye. Korkudan mı cesaretsizlikten mi bilinmez ama nedense hep suskun kalındı. Yok ben korkmadım diyen belediye başkanı varsa da bir Osman ağa heykeli daha yaptırır diker şehrinin meydanına. Bu cesareti bugün Belediye Başkanı olmamasına rağmen Ali Kara göstermiştir. Osman Ağa’nın heykelinin dağların zirvesine dikilmesini yadırgayanlar çıkabilir. Elbette yadırganacak bir şey yoktur… Geçmiş ile bugün arasında bir bağ kurduğumuzda siz de hak vereceksiniz. Geçmişte de devşirme sahte Türkler Osmanlı yönetimini ele geçirmiş astığı astık kestiği kestikti. Halk, ekonomik olarak ızdırap içinde, düşünen insanlar ise devletin içinde ki zorbaların insafsızlığına kurban gidiyordu. Hak hukuk şöyle bir yana dursun, yine İslamiyet adı altında yobazlığın bini bir para idi. Sahte Müslümanlar cirit atıyordu. Bir elinde tüfeği bir elinde sazı cenk edip vuruşurken söylediği sözler çok önemli idi. Ozan, “Hakkımız da devlet etmiş fermanı, Ferman Padişahın, dağlar bizimdir” diyordu. Zaten Osman ağa devletin verdiği fermanla o dağlarda at sürmemiş miydi? Ruhu şad olsun.
www.giresungazete.net
Favori olarak ekle (4) | Görüntüleme sayısı: 73 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |