| Geçtiğimiz haftadan bu yana gündem yine değişmedi. Neredeyse fındıkla yattık fındıkla kalktık. Bilemiyorum belki bu satırları biz yazdığımızda değil de sizler okuduğunuzda fındık taban fiyatını ilk kez bu kadar geç açıklanırken umutlar boşa çıkmaz. Herkesin taban fiyat konusunda ortak kanati 3 aşağı 5 yukarı aynı gibi. Tahmin edebildiğim kadarıyla fiyatlar 5 ila 5.75 YTL arasında olacak. Yani geçtiğimiz yıl ki fiyatın üzerine sadece enflasyon oranı kadar artış sağlanacak. Bu elbette bizim iyimser hesabımız. Vakıa, herkes bizim kadar iyimser olamayabilir. Net 5 YTL’nin altına düşebilecek bir rakam da sürpriz olmamalıdır. * * * Konu iyi irdelendiğinde sorun fındık taban fiyatında ortaya çıkıyor. Asıl sorunun fiyattan önce taban arazilerde fındıklıkların artmasıdır. Klasik fındıklıklar ile taban arazilerdeki maliyet farklılıkları Karadeniz’deki üreticiyi zor duruma sokmuştur. 1983 yılından sonra iktidarda bulunan siyasi partilerin halk yardakçılığını öne çıkararak çıkmış bir kanun olmasına rağmen taban arazilerdeki fındıklıkların çoğalmasını önleyememeleri en büyük etken olmuştur. Şimdilerde yıllık ürün rakamlarının artışı ile işbaşındaki hükümet zor anlar yaşamakta ve doğal olarak da fiyatın ne yapılacağı tam olarak netleşmediği için geç açıklanma yoluna gidilmiştir. * * * Fındık konusunda neler yapılabileceği konusunda çeşitli kurum ve kuruluşların kafa yorduğunu gözlemliyoruz. Son olarak, ‘Garanti Anadolu Sohbetleri’ Giresun’da ki 54’ncü toplantısını fındığa ayırdı. Ekonomist ve bilim adamlarının yanı sıra uzmanlar 4 saati aşkın süre zarfında konuyu enine boyuna tartıştılar. Netice itibariyle; Tv Giresun’da canlı yayın konuğumuz olan Dünya Gazetesi Genel yayın Yönetmeni ve Başyazarı Osman Saffet Arolat, memnuniyetini dile getirdi. Neden mi? İhracatçı, ziraatçi, üretici ve tüketici aynı masa etrafında toplanarak ilk kez böylesine ciddi fikir birliği içinde oldular. Elbette ayrışılan hususların olduğu muhakkak ama müşterek konuların çözüm için yol açacağı umudunu taşıyoruz. TV GİRESUN EKOL YARATTI 1980 yılından itibaren Basın Yayın yaşamının içindeyim. 1995’de Kanal 28 Tv’de görev verildiğinde görsel medyanın cazibesinin ne kadar üstün olduğunu görmüştüm. Ancak klasik olan yazılı medya ise her zaman öncü ve lider konumunda idi. 1999 yılında Bilgisayar ve internet’in fazla yaygın olmadığı bir ortamda yazılı ve görsel medyanın sentezi olarak kabul ettiğimiz internet yayıncılığı ise ulusal bazda 1-2 örneği dışında pek cazip görülmüyordu. Buna rağmen, hafızamda yanan bir ışıkla deneme test çalışmalarından sonra 1 Ocak 2000 tarihi itibariyle Türkiye’nin ilk mahalli internet gazetesini yayınlamanın gururunu yaşıyordum. Aradan geçen 8 seneyi aşkın mücadele ile ‘Giresun Işık’ adını verdiğim ve giresungazete.net internet adresinde yayınlanan gazetenin 2007 ortalamasına göre günde 15 bin kişi tarafından ziyaret edilmesi atılan adımın ne kadar isabetli olduğunu ortaya koymuştur. 2008 yılına geldiğimizde ise 1 Ağustos 2008 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayan Tv Giresun (tvgiresun.com) isimli internet televizyonumuz geride bıraktığımız kısa zaman diliminde adeta bir ekol yarattı. Klasik televizyonculuk anlayışının dışına çıkarak zaman ve mekân gözetmeksizin ortaya koyduğumuz internet televizyonculuğu parmak ısırtacak seviyeye gelince, ufkun ve hayalin nasıl gerçeğe dönüştüğünü hep beraber gördük. Şüphesiz ki tüm bunlarda en büyük pay sahibi yine okuyucular ve izleyicilerimiz oldu. * * * Tv Giresun’a konuk ettiğimiz kişiler sadece Giresun, sadece bir uydunun kapsama alanı değil tüm dünyaya kesintisiz ve kaliteli yayın yaptığımızı görünce fikirlerimizin ikinci kez ne kadar isabetli olduğunu gördük. Son olarak ‘Anadolu sohbetleri’ kapsamında Giresun’a gelen Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Osman Saffet Arolat, televizyonumuzu ziyareti sırasında “Yılların bana verdiği deneyim ve tecrübe ile ufkunuzun büyüklüğü karşısında Türk milleti adına gurur duydum” sözleri bizlere yetmiş ve artmıştı bile. Adeta sloganlaştırdığımız ‘Artık böyle gelmiş, böyle gitmeyecek’ sözü ile hem yayıncılıkta hem de Giresun’un makûs talihinin değiştirilmesi noktasında kendimize bir görev yüklendiğine inanıyoruz. Görevimizi daha evvel olduğu gibi bundan sonrada başarı ile yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Yeter ki gözünüz kulağınız tvgiresun.com’da olsun. HZ. MUHAMMED'İN RÜŞVET TARİFİ Vergi toplamakla görevli bir yetkili hâsılatı getirip devlet hazinesine teslim ederken, bayağı servet sayılacak miktardaki bazı malları bir kenara ayırmıştı. Hz. Resulullah "Bunlar nedir?" diye sorunca, "Bunlar bazı zenginlerin kendi rızaları ile bana verdikleri hediyelerdir" dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz: "Peki, sen vergi toplayan yetkili bir memur olmasaydın, bu adamlar şu hediye dediğin şeyleri sana verecekler miydi?" diyerek onların tamamını hazineye katmış, bu tür imkan ve ikramların esasında RÜŞVET SAYILDIĞINI VE KARŞILIĞINDA MUTLAKA BAZI ÇIKARLAR SAĞLANDIĞINI vurgulamıştı. "Mücahit"likten "müteahit"liğe sıçrayanlar ve Milli Görüş gömleğini çıkarıp "Tayyo 2" pelerini kuşananlar, aslında haysiyet ölümlerinin kefen bezini giydiklerini anladıklarında, iş işten geçmiş olacaktır. AKP Mİ? Şebinkarahisar kalesine sahra topu konulmuş… Hedef kim dersiniz! ADİL DÜZEN 75 yaşındaki Kronik Akciğer hastası Erbakan eski öğrencisi tarafından af edilmiş. Ya Erbakan’ın durumunda cezaevinde olan 42 kişinin durumu? Bu mu adalet! BAK-AN Karadenizli Bakan Özak, “Fındık fiyatı yükselirse, Avrupalı almaktan vazgeçer” demiş. İlahi Özak! Sahi sen kimin bakanısın? DOLANDIRICI Gazete haberi, “Dolandırıcılar sınır tanımıyor” diyor. Tanımaz tabi… Adı politikacı bazı dolandırıcılar türedikçe gerçek dolandırıcılar da işsiz kalma tehlikesi karşısında yeni yollar deniyorlar. |