| Malum operasyonun malum savcısı olan zat Fetullahçı yapılanma içinden çıkmış. Manevi, eğitimi de oradan almış. Şaşırmamak lazım. Türkiye’de üretilen komplo teorilerinin altında F tipi yapılanma çıkmıyor mu? Türkiye F tipi yapılanmanın alavere dalavereleri ayyuka çıktıktan sonra sarsıntılar geçirmiyor mu? Aydınlık dergisi yazmıştı. Bizlerde onların yalancısıyız. Ne mi diyor Aydınlık! “İktidar yanlısı medya, Z.Ö'nün ilk görev yeri olarak Mutki İlçesi'ni gösteriyorlar. Hâlbuki ilk görev yeri olan Çine'de 4 yıl görev yaptı. Mutki'ye Çine'den sürgün gitti. Çine'de yaptıkları açığa çıkmasın diye Çine yıllları gizleniyor. Yıl 1995, Çine Adliyesi. Bütün adliyelerde olduğu gibi, faks ve adli sicil kaydı yaptıran yurttaşların ödediği paralar, Çine Adliyesi'nde de Adaleti Güçlendirme Vakfı'na aktarılıyordu. Z.Ö., bir gün, dönemin kıdemli savcısı A.U'ın kapısını çaldı. Savcı Ö., Vakfa aktarılan paranın bir bölümünü 'paylaşma' teklifinde bulunuyordu! Kıdemli Savcı, çirkin teklife büyük tepki gösterdi. Kıdemli Savcı A.U., Z.Ö.'ü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayet etmeyi de ihmal etmedi. Sonunda... Z.Ö., Çine'den Bitlis Mutki'ye sürüldü.” Elbette inanmak istemiyoruz. “...Yıl 1998, Çine girişindeki Türkiye Şöförler ve Otomobilciler Odası Kıraathanesi'nin önü. Savcı Ö. oğlu ve babasıyla oradan geçiyordu. Mehmet Ocak adlı bir işadamı, silahını çekip Savcı Ö.'ün ensesine dayadı! İşadamı Ocak, Savcı Ö.'ün kolundan tutup sürükleyerek kıraathaneye soktu. İşadamı Mehmet Ocak kıraathanede bulunan Çinelileri dışarı çıkarırken, Savcı Ö.'ü rehin aldığını bildirdi. Çineliler eylemi hayretler içinde izliyorlardı. Zira Mehmet Ocak, aynı yıl Çine vergi rekortmeni olmuş, Çinelilerin yakından tanıdığı bir işadamıydı! Yirmi kadar polis kıraathanenin etrafını çevirdi, Ocak'a Savcı'yı bırakmasını söylediler, bırakmadı... Daha sonra dönemin kaymakamı, savcısı ve komiseri araya girdiler. İşadamı Mehmet Ocak yatıştırıldı. Mehmet Ocak, tam ikibuçuk saat Z.Ö.'ü rehin tutmuştu... Olaya tanık olan Çineliler, ertesi gün gazetelerde bu olayı bulamadılar. Ne işadamı Ocak hakkında ne de Savcı Z.Ö. hakkında soruşturma açılmıştı. Bu durum Çinelilerin merakını daha da artırdı. Neden sonra öğrendiler ki; Savcı Z.Ö., işadamı Mehmet Ocak'ı haraç vermeye zorluyordu. Savcı Ö., arabasının benzinini de, yine Ocak'ın benzin istasyonundan bedava doldurtuyordu... Savcı Z.Ö.’ün kendisini ikibuçuk saat rehin tutan işadamı Mehmet Ocak hakkında neden şikayetçi olmadığı da böylece anlaşılıyordu!... Çinelilerin, Savcı Z.Ö. hakkında kullandıkları iddia edilen sıfatları yazmak dahi istemiyorum. Meşhur Savcı’nın Çine skandallarını Aydınlık’a anlatan emniyet yetkilileri, işadamları, politikacılar ve yurttaşlar, “İşadamı Mehmet Ocak, haklı olarak isyan etti” diyorlar Elbette inanamıyoruz ve inanmakta istemiyoruz! Umarız bu devlette hâlâ hukuk vardır. Bu iddialar araştırılır ve gereği yapılır. GİRESUN’DA YURT SORUNU Giresun’a üniversite kurulunca sevindik. Zira Giresun hem sosyal, hem de eğitim ve kültür kenti olacak, dolayısıyla ilimize ekonomik katkı sağlayacak diye. Ancak her şeyi düşünen devlet yurt konusunda gerekli adımı atamadı. Veya atmadı. Hal böyle olunca birçok öğrenci tarikatların kucağına itildi. Durumdan kendilerine vazife çıkaran özellikle F Tipi yapılanmanın devreye girmesi ister istemez şüphelendiriyor. İyi niyet gözyaşı perdesi ardında yıllardır yapıldığı gibi Türkiye’nin altına dinamit konuluyor. Son perde yurtlarla oynanıyor. Yahut yurtların içinde oynanıyor mu deseydik. Gencecik beyinler alenen yıkanıyor. Türkiye, ABD’nin hazırladığı yeni İslami plan çerçevesinde Evangelist İslam’a gidiyor. Her şeyi çok iyi bilen Giresun Üniversitesi’nin cengâver rektörü bu konuda ne düşünüyor çok merak ediyoruz. FAKİRLİK VE CEHALET Dünya Öğretmenler Günü’nde dünyanın en fakir öğretmenlerinin Türkiye’de olduğu ortaya çıkmış. Ondan sonra neden milletimiz cahil diye hayıflanıyoruz. KARA Türkiye kahpece yapılan Aktütün saldırısında şehit düşen 15 fidana yanarken AKP Kilis Milletvekili Hasan Kara 5 yaşındaki oğluna stadyumda düğün yapmış. Eee İstiklal savaşında da öyle idi. Kimi acılar içinde vatan için dövünür, kimi de zevk sefa içinde sevinirdi? YUH Aktütün Karakolunda şehit olan 17 askerin acısı yürekleri dağlarken, halk artık burnundan solumaya başladı. Tam bu zamanda Cumhurbaşkanı Gül, konaktan çıkışta bekleyen bir genç tarafından ‘Yuh’lanmış. Cumhurbaşkanı’da camını açarak ‘Ne diyorsun sen?’ demiş. İlahi Cumhurbaşkanı… Hâlâ mı halkın ne dediğini anlamıyorsun? UFUK URAS Ufuk Uras tezkere hakkında yine boş konuşuyor. Bunu cahilliğinden değil Sorosculuğundan yapıyor. Ufuk Uras turuncu devrim için hazırlanmış ve sol maskesi ile makyaj edilmiş bir Saroscudur. Ufuk Uras AB’cidir. Ufuk Uras gayri millicidir. Ufuk Uras Amerikancıdır. Ufuk Uras’ın amacı Soros fonları ile mecliste olmak ve parti başkanı etiketi ile kişisel olarak tatmin olmaktır. Ufuk Uras insanlık için değil kendi için yaşayan, ülkesinin menfaatlerine karşı bayrak açmış, dış güçlerin vitrin süsüdür. Ufuk Uras işte bu kadardır. ÖZELLEŞTİRME Bir okuyucumuz gönderdi… Bize de yayınlamak kaldı. Türk insanı artık düşünmeye, ak ile kara nedir analizini yapmaya başladı. İsmi bizde saklı olan okurumuz şöyle diyor; “Özelleştirme sürecekmiş. Unuakıtan söylüyor. Tayyip beyin karizması varmış. Tek başına iktidar olacak oyu alıyormuş. Özelleştirin o zaman bu Tayyip beyi. Belki talibi çıkarda kurtuluruz. Telekom 3 milyar dolara, bir buçuk milyar zaten şirketin kasasında olduğu halde satıldı. Siz 100 milyara sattığınız dairenin, içinde 50 milyar bırakarak evi sattığınız adama teslim eder misiniz? Hiç kimse etmez. Demek ki bu işin içinde bir iş var. Ama bu ülkede böyle şeylerin üzerine giden yok. ABD devletleştiriyor. AB devletleştiriyor. Biz ne var ne yok. Toprak banka, fabrika demeden gâvura teslim ediyoruz. Özeleştirme savaş ile alamadıklarını, birilerinin yardımı ile yasal olarak almaları değil mi?” Yorum sizin! Bu yazı 265 defa okunm |