|
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastı davasının 2. duruşmasında yargılanan tutuklu sanıkları getiren cezaevi aracın üzerindeki, ‘Ya sev ya terk et’ yazısı dikkat çekmiş. Bizim malum embeddet (iliştirilmiş) gazeteci tayfası da bu sözün üzerine mal bulmuş mağribi gibi dalmışlar. Haberler hak getire… Hemencecik çöreklenmişler olayın üzerine. Vay anasına be!.. Ülkenin onca meselesi varken anlı şanlı gazetelerin-gazetecilerin, yazarların nelerle uğraştığına bakın. “Ya bu deveyi güdeceksin yada bu diyardan gideceksin!” yazsaydı bu kadar alınganlık göstermeyeceklerdi. İşin içinde deve olunca tabi işler değişiyor. Akrabalıkları nüksediyor ister istemez! * * * Radikal’den İ.Berkan diyor ki; “Milliyetçiliğin tipik söylemi sloganda yerini buluyor: Milliyetçiler, bir ülkeyi sevme hakkını sadece kendilerinde görürler. Ülke sevgisi onlar için bir ortak zemin değil kavga alanıdır. Ülkeyi kendileri gibi sevmeyeni sevmezler ve ülkeyi terk etmeye davet ederler.” Sazan diye buna derler. Yada başka ne derler; ‘Laf ola beri gele…’ Teşbihte hata olmaz; bir fıkradaki gibi; yahu bu hırsızın uğursuzun hiç mi günahı yoktu? Doğruya… Bizim memlekette hırsıza, uğursuza, bölene, çarpana ve de çıkarana laf yok. Toplayana var. Böl, çarp, çıkarda ne yaparsan yap. Ama, biz halen daha sloganlarla uğraşıyoruz. Sloganlarla uğraşılacağına; bu memleketi soyan hırsızlar, vatanın bağrına hançer sokan uğursuzlar, ortalığı kan gölüne çeviren bölücülerle uğraşılmaması kanımı donduruyor. Yazık… İ. Berkan gibiler ancak olaylara felsefi bir yaklaşım tarzı sergileyerek, demagojik ritüeller ile varsayım hesapları yaparlar. * * * Gelelim o benimde müthiş slogana; “Ya Sev Ya Terk Et” Sloganda bahsedilen sevgi neyi kastediyor?.. Bayrak, vatan ve Türk milletini… Yani, ne sevilecekmiş; işte bu üç unsur. Peki slogan nasıl devam ediyor? Ya da terk et… Yani; bu bayrağın altındaki vatanı ve insanlarını sevmiyorsan ve kimi seviyorsan oralara gideceksin… Bundan daha doğal ne olabilir ki. İ. Berkan, O. Pamukyan ve hırt zırt tiplere nefret ettikleri Türk milletini zorla sevdiremeyiz elbette. Sadece istediğimiz, işte o birilerinin Türk insanının dinine, diline, geçmişine, milliyetine saygılı olmalarıdır. Yıllardır Avrupa’daki işçilerimizin hangisi çalıştığı ülke aleyhinde kötü söz sarf etmiştir acaba. Veya söyleyenler kapı dışına konulmadı kim diyebilir? Yanlış bunun neresinde?! Yoksa; Türk bayrağını, vatanı ve milletini sevmeyin de günde 3 posta küfür mü edin denmeliydi acaba? Dahası; PKK kardeşimizdir… Dağdaki 9 tane gencin üzerine asker sürüyorlar… Türk kanı pistir... Hepimiz hırtız mı yazılsaydı? Elbette sloganlaşmış bu söz karşısında yarası olan gocunacak. İçlerinde hainlik olamayanlar gocunmayacaktır. İki kere iki eşittir dört. Bugün, “Ya sev ya terk et!”… Ya yarın; “Tanrı (Allah) Türkü Korusun!”, “Türkiye Türklerindir!”, “Biz bu vatanı karşılıksız sevdik!”, “Vatan sana canım feda!”, “Ne mutlu Türküm diyene!” sözleri mi tartışılacak. El hak… Son sözüm bu ülkenin ekmeğini yeyip, havasını soluyarak; bölen, çarpan ve çıkaranlara… "Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri, düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir" Ya seveceksiniz yada bu diyardan gideceksiniz. Başka çıkar yolu yok. www.giresungazete.net
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 87 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |