|
Güneş ÇarpmasıGüneş çarpması, aşırı sıcak sonucu beden ısısını ayarlayan mekanizmanın bozulmasına bağlı ciddi bir durumdur. Vücut ısısı normalde 37 derecedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda vücut ısısı 40–41 dereceye kadar yükselebilir ve hücrelerde özellikle de beyin hücrelerinde tahribata neden olur. Vücutta oluşan değişiklikler aşırı ısıya tepkidir. Tedavi edilse bile öldürücü olabilir ya da kalıcı zararlar verebilir. İlerlemiş sıcak çarpması çok tehlikeli olup tedavi edilse bile hastaların % 20’sinde ölüme neden olabilmektedir. İyileşenlerin ise sinir sisteminde kalıcı hasarlar oluşabilir, denge ve koordinasyonlarının normale dönmesi aylar alabilir. Erken müdahele edildiğinde kalıcı hasara neden olmaz. Çok sıcak günlerde, güneş altında uzun süre kalınca başımıza güneş geçeceğini sanırız ama asıl sorun yaratan tepemizdeki güneş ışınları değil, içinde bulunduğumuz ortamın ısısıdır. Nedenleri Bedenin, ısı yitirmeye yarayan iki mekanizması vardır. Birincisi, damarların genişleyerek deriye daha fazla kan taşımasıdır, böylece deri yüzeyinden yitirilen ısı miktarı artar. İkincisi de ter bezlerinin salgısıyla derinin soğutulmasıdır. Ter bezlerinden salgılanan ter hemen buharlaşarak derinin ısı yitirmesini sağlar. Sıcak çarpmasında önemli olan, yalnızca termometrede okunan sıcaklık değildir. Isının beden üstündeki etkisini artıran çeşitli koşullar vardır. Sözgelimi hava çok nemliyse, ter kolayca buharlaşamaz ve bu yüzden ısı yitimi zorlaşır. Hava çok durgunsa, hava akımıyla beden yüzeyinden ısı atılması zorlaşır.
Sıcak yerlerde fiziksel güç harcayanlar da çok ısı üretirler ve saatte bir litreye yakın terlerler (1 litre, pek sıcak olmayan bir iklimde ağır işlerde çalışmayan bir işçinin, 1 günde salgıladığı ter miktarıdır). Terle birlikte tuz ve su yitirilmesi, “sıcak yorgunluğu” denen duruma yol açabilir. Bu da, denetim altına alınmazsa, bedenin ısı ayarlaycı mekanizmalarını iflasa kadar götürür. Ama beden zamanla sıcağa uyum sağlayıp, tuz yitimini düşürür ve böylece sıcaklık değişikliklerinden daha az etkilenir. Çocuklar ve yaşlı insanlar, bedenlerindeki ısı düzenleyici mekanizmalar yetersiz olduğundan, sıcaklık değişikliklerinden fazla etkilenirler. Ayrıca yaşlılar, genellikle sıcakta gereğinden fazla giyinirler. Sıcağa alışkın olmayanlar, şişman kişiler, çok içki içenler ve ateşli hastalık geçirmekte olanlar için de sıcak çarpması tehlikesi daha fazladır. Belirtiler Sıcak çarpmasının üç ana belirtisi, çok yüksek ateş (41ºC’tan fazla), terleyememe ve komaya kadar giden sinir sistemi bozukluklarıdır. Bunun yanısıra halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik ve yürümede zorluk, kusma-bulantı, nabız hızlanması ve cilt kuruluğu ortaya çıkabilir. Buna ek olarak ‘algılama ve koordinasyon yeteneğinin azalması, görme netliğinin bozulması, göz çukurlarının belirginleşmesi ve bilincin kaybolması’ gibi ileri belirtiler ortaya çıkar çıkmaz derhal doktor çağırılması gerekir.
Tedavi Böyle bir durumla karşılaşıldığında, hasta hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı sıkı giysileri gevşetilmelidir. Hastanın solunumu kontrol edilmeli, gerekirse hava yolu açılıp suni solunuma başlanmalıdır. Hasta su veya vantilatörle soğutulmaya çalışılmalıdır. Hastanın ateşi 39 dereceye düşünceye kadar soğutma işlemine devam edilmelidir. Hastayı serinletmenin en iyi yolu soğuk su banyosudur. Hasta acil olarak hastaneye götürülmelidir. Güneş çarpmasına karşı en etkili yol ondan korunmaktır. Mecbur olmadıkça, güneş sıcaklığının en belirgin olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalıdır. Özellikle çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanların buna özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir. Aşırı sıcaklarda bol sıvı ve mineral içeren içecekler tüketilmelidir. Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz alımı arttırılmalıdır. Tuz kısıtlaması olanlar ise sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalıdır. Susanmamış olunsa bile sık sık su içilmelidir çünkü susamak vücudumuzun su ihtiyacını belirten güvenli bir işaret değildir. Alkollü içecekler kullanılmamalıdır. Hafif yemekler, sulu yiyecekler (meyve, salata, çorba vb.) yenmelidir. Yağlı ağır yemeklerden ve tıka basa yemekten kaçınılmalıdır. İnce, açık renk ve bol giysiler giyilmelidir. Giysiler güneş ışığının yakmasını önlemeli ama terletip su kaybettirmemelidir. Geniş kenarlı şapka giyilebilir. Sık sık duş yapıp serinlenilmeye çalışılmalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler, mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamalı, ağır eforlardan kaçınmalı ve sık sık, bol bol tuzlu sıvı gıdalar almalıdır. Op Dr Sabahattin Destek
Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 245 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |