Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlerdir.
Kanser genellikle kontrolden çıkan hücrelerin sürekli çoğalmalarıdır.
Kanserler, malignant (kötü huylu) tümörlerdir; yani benign (iyi huylu) tümörlerin aksine başka dokulara sızma ve yayılma özelliği gösterirler.
Kanser hücreleriyle (pembe) (sarı) savaşı
KANSERİN NEDENLERİ
Kanserin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte
iki tip faktöre bağlıdır:
1) Yaşam şekilleri, yaş, cinsiyet ve aile özellikleri,
2) Çevresel faktörler:
a-) Sigara ve alkol kullanımı,
b-) Uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,
c-) Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,
d-) Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri),
e-) Bazı virüsler,
f- ) Hava kirliliği,
g-) Radyasyona maruz kalma,
h-) Kötü beslenme alışkanlığı.
SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRLERİ
Meme, akciğer, prostat, mide, kolon, rahim kanseridir.
MEME KANSERİ
Memede ele gelen sertlik, meme başında içeri doğru çekilme, meme başında akıntı meme şeklinde değişiklik gibi belirtilerle ortaya çıkar. Ailesinde meme kanseri olan bayanlarda daha fazla görülür. 40 yaşından sonra tarama muayenesi olunmalıdır.
AKCİĞER KANSERİ
Uzun süre devam eden öksürük, öksürürken kan gelmesi, nefes darlığı ortaya çıkar.
Tanısı zordur ve geç tanı konur. Sigara, kanserojen maddeler en sık nedenleridir.
Genellikle yaşlı kişilerde görülür, ölüm oranı yüksektir.
PROSTAT KANSERİ
Sık sık (özellikle geceleri) idrar yapma, kesik kesik, ağrılı ve sızılı idrar yapma idrar kesesini tam boşaltamama hissi, idrar tutmada güçlük, idrar akış gücünde ve kalınlığında azalma ile ortaya çıkar
İleri yaşta erkeklerde görülür.
KOLON KANSERİ
Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi, karın ağrısı, karında kitle hissi, kilo kaybı ile ortaya çıkar.
İleri yaşta görülür. Bazı ailelerde soydan iletim olup erken yaşlarda görülebilir.
50 yaşından sonra tarama muayenesi olmak gerekir.
RAHİM KANSERİ
Menopozdan sonra olan kanamalar, nedeni belli olmayan vaginal akıntılar, bir aydan fazla devam eden adet kanaması, düzensizlikler veya anormal kanamalar, karında şişlik ile ortaya çıkar.
MİDE KANSERİ
Mide bölgesinde rahatsızlık ve ağrı hissi, iştahsızlık, aşırı zayıflama, sindirim sisteminde kanama veya gizli kanama, bulantı ve kusma, erken doyma hissi ile ortaya çıkar. Çoğunlukla orta ve ileri evrede saptanır ve ölümcüldür.
En çok erkeklerde görülür ve ileri yaşta görülür.
KAN KANSERİ (LÖSEMİ)
Lökositlerin anormal şekilde çoğalmasıdır. İki tiptir:
1) Akut lösemiler. Hastalık uzun sürer, ölüm oranı yüksektir. Çocuklarda sık görülür.
2) Kronik lösemiler. Hastalık daha uzun sürer, ölüm oranı daha düşüktür.
DERİ KANSERİ
İyileşmeyen yara, ben ve siğillerde şekil, renk değişikliği, ani oluşan ben ve siğiller ile ortaya çıkar.
KANSERDE ERKEN TANI
Tedavi şansını artırır, tedaviyi kolaylaştırır, tedavi giderlerini azaltır, doku ve organ kaybını önler, sakatlık bırakmaz.
O yüzden özellikle ileri yaşta olanlar ve ailesinde daha önce kanserli hasta olanlar belli aralıklarla sağlık taramaları yaptırmalıdırlar.
Genel olarak kazalarla ölen insanlar dışında, ölen 4 kişiden birinin ölüm nedeni kanserlerdir.
TEDAVİ TÜRLERİ
Cerrahi
Meme, akciğer, prostat, mide, kolon, rahim kanseri ve daha birçok kanser tipinde EN ETKİLİ TEDAVİ yoludur.
Tümör erken saptanır ve vücuda yayılmamış olursa cerrahi ile kanser vücuttan tam olarak temizlenir. Ancak geç kalmış hastalarda tümör vücuda yayılmışsa başarı şansı azalır.
Kemoterapi
Tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir. Cerrahi ve ışın tedavisi ile birlikte tümör
tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. Kemoterapi ile tümör hücreleri öldürülür veya tümörün büyümesi durdurulmaya çalışılır. Bazen tek, bazen birkaç ilaç çeşitli yollarla verilerek uygulanır. Bazen ameliyattan önce tümörü küçülterek ameliyat etme amaçlı verilebilir.
En sık görülen yan etkileri; bulantı, kusma, saç dökülmesi, yorgunluk.
Radyoterapi
Radyoaktif ışınlarla kanserli olan bölge ışınlanır.
Tedavi alanı içindeki normal hücreler de bu ışınlardan kötü etkilenseler de, hücrelerin kendilerini onarma yetenekleri olduğundan radyasyona bağlı normal doku hasarı çoğu kez geçicidir.
Yan etkileri; ciltte tahriş, yutma güçlüğü, ağızda kuruluk, bulantı, ishal, saç dökülmesi ve enerji kaybı.
KANSER TEDAVİSİNDEYENİ YÖNTEMLER
Damar yapımını önleyen ilaçlar: Kanser hücrelerinin çoğalmaları besin ve oksijenebağlıdır. Bu gereksinimi ürettikleri kılcar damarlarvasıtasıyla gerçekleştirirler. Bu damarlar sayesindedolaşım sistemine geçerek vücuda yayılırlar. Angionezis inhibitörleri sayesinde kanser hücresinin damar oluşturması engellenecektir.
Bağışıklık Sisteminin Güçlendirilmesi: Bağışıklık elemanları olan antikorlarıntek başına veya radyoaktif maddeler ilebirlikte kullanılması ile olur. Bazı lenf bezi kanserlerinde başarı ile uygulanmaktadır.
Kanser Aşıları: Kanser hücrelerinde olupta, sağlıklıhücrelerde bulunmayan bazı maddelerinkeşfi bu uygulamanın temelini oluşturur. Aşı bu maddelere karşı seçici olarakbağışıklık sisteminini uyararak kanserlidokunun vücut tarafından ret edilmesini sağlar.
Kanserli hücreyi normal hücreye dönüştüren ilaçlar: Kanserli hücrenin normal hücreye ilaçladönüşebileceği ilk olarak bir tip kankanserinde (akut promyelositik lösemi'dekullanılan all trans retinoic acid)görülmüştür. Bu konuyla ilgili geniş çaplı
araştırmalar devam etmektedir.
Gen Tedavisi: Büyümeyi başlatan genler gerektiğinden fazlaçalışırlarsa veya büyümeyi frenleyen genlergerekenden az çalışırsa veya herhangi bir
nedenden ötürü bu denge bozulursa hücredevamlı bölünüp kansere neden olur.
Gen tedavisinin amacı bozulan bu dengeyi düzeltmektir. Kanseri durduran genlerden en önemlisi P53 denilen gendir.
Kanserli hücrenin içine bozuk olan P53 geninin yerine yenisi konduğunda hücrede kanserleşmenin durduğu gözlenmiştir.