|
BAYRAM ve GENEL TATİL GÜNLERİ-I 1. Hangi Günler Bayram ve Genel Tatiller’den Sayılmaktadır? Ülkemizdeki halen 1981 yılında kabul edilen 2429--sayılı ‘ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanun’ yürürlüktedir. Bu kanuna göre; A) Ulusal Bayramlar · 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim günü Ulusal Bayramdır. Türkiye'nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız bugün tören yapılır. Bayram 28 Ekim günü saat 13.00'ten itibaren başlar ve 29 Ekim günü devam eder. Tatil 1,5 gündür. · 29 Ekim günü özel işyerlerinin kapanması zorunludur. Ancak kapatılmayan işyerleri için -bu konudaki Yargıtay’ın kararına istinaden- herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamaktadır. B) Genel Tatil Günleri Aşağıda sayılan resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü genel tatil günleridir. Ø Resmi bayram günleri şunlardır: · 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır. Tatil 1-gündür. · 19 Mayıs günü Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı günüdür. Tatil 1-gündür. · 30 Ağustos günü Zafer Bayramıdır. Tatil 1 gündür. Ø Dini bayram günleri şunlardır: · Ramazan Bayramı; Arife günü saat 13.00'ten itibaren başlar. Tatil 3,5 gündür. · Kurban Bayramı; Arife günü saat 13.00'ten itibaren başlar. Tatil 4,5 gündür. Ø Özel tatil günleri şunlardır: · 1 Ocak günü yılbaşı tatilidir. Tatil 1-gündür. Tüm ulusal, resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir. Görüldüğü gibi; ülkemizde tek bir ‘ulusal bayram’ vardır. O da ‘Cumhuriyet Bayramı’dır. Kanunda; ‘29 Ekim günü özel işyerlerinin de kapanması zorunlu’ kılınmış olsa da kapatılmayan işyerleri için -bu konudaki Yargıtay’ın kararına istinaden- herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamaktadır. 2. Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Çalışma Olur mu? Bu konuda 4857-Sayılı İş Yasası’nın 41’inci maddesinde şöyle denilmektedir: “ Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. “
Demek ki; · Bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması mümkündür. · Ancak ilgili kanun maddesinde de belirtildiği gibi söz konusu günlerde çalışılabilmesi için işçinin onayı gereklidir. 3. Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Ücret Nasıl Ödenir? Bu konu da İş kanunu’nun 47’inci maddesinde düzenlenmiştir: “ Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir. “ Demek ki; · Bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmazsa bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak ödenir. · Yok, eğer çalışılırsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret daha ödenir. 4. Ücret Şekillerine Göre Tatil Ücreti Değişir mi? Bu konu ise da İş kanunu’nun 49’uncu maddesinde düzenlenmiştir: “ İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir. Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti, ödeme döneminde kazandığı ücretin aynı süre içinde çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. Saat ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin yedi buçuk katıdır. Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük ücreti ödenir. “ Demek ki; · İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir. Yani 600 Milyon YTL alan ve maktu aylıkla çalışan bir işçinin günlük ücreti de 20 YTL’dir ve o ay bir tatil günü varsa ve o tatil gününde de çalışmamışsa -o ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın- maaşını tam olarak alır. Yok, eğer çalışmışsa maaşı bu defa kendisine -bir gündelik ilavesiyle- 620 Milyon YTL olarak ödenecektir. · Saat ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti ise saat ücretinin 7,5 katıdır. Yani saat ücreti 2,66 YTL olan bir işçinin günlük ücreti: 2,66 ücret/saat x 7,5 saat/gün = 20 YTL yapar. Saat ücretli işçi o ay bir tatil günü varsa ve o tatil gününde de çalışmamışsa -30 gün çeken bir ayda- 2,66 YTL ücret/saat x 225 saat/ay = 600 Milyon YTl aylık ücretini tam olarak alır. Yok, eğer o tatil gününde çalışmışsa kendisine ilave olarak 20 YTL daha ödenir. Örnekteki ay’ın 31 gün çekmesi halinde ise aylık ücretin ‘1-gündelik ücret daha ilaveyle’ 640 YTL olacağı açıktır. 5. Memurlar Gibi İşçiler İçin de Tatiller Uzar Mı? Bu konuda eski 1475-sayılı İş Kanunu’nda bir düzenleme mevcut değildi. Yasa’nın olanak tanımadığı 2003/Haziran’dan önce de piyasada birçok işletme, -çalışanlardan da gelen istemler doğrultusunda- genelde dini bayramlar öncesi zaten ½-si tatil olan arife günlerini -yarım gün için yemek/servis gibi benzeri masraflara katlanmak yerine- tatil yaparak değerlendirmekte, zamanı da daha sonra fazla çalışma yapmak suretiyle telafi etmekte idi. Ayrıca; bu tür günlerde çalışan personelin zaten istenilen verimde olmadığı, bayram alış-verişi için zaman bulmalarının onları moral-motivasyon açısından olumlu yönde etkilediğini de söylemek gerekir. Kaldı ki; yerine çalışıldığı için işletmenin bir kaybı da söz-konusu değildir. Nitekim yeni 4857-sayılı İş Kanunu’nda ise ‘telafi çalışması’ başlıklı 64’üncü maddesi hayatın olağan akışına uygun hükümler içermektedir. Şöyle ki; “ Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz. “ Demek ki; · Bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işin tatil edilmesi, zorunlu nedenlerle işin durması veya benzer nedenlerle az çalışılması ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde telafi çalışması yapılabilir.
· Ancak hiçbir zaman önce telafi çalışması yapılamaz, zaten adı üstünde telafi yani önce tatil sonra bu tatili telafi için çalışma yapılmalıdır. Aksi halde işçi başına idari para cezası uygulanır. · İşverenlikçe, telafi çalışmasının nedeni ile başlangıç tarihinin işçilere duyurulması zorunludur. · Telafi çalışması, normal çalışmaya geçtikten sonra iki ay içinde günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşuluyla -tatil günleri hariç- günde 3-saatten fazla yaptırılamaz. Bu çalışmaların fazla mesai sayılmayacağı açıktır. · İşverenlikçe, telafi çalışması için iş-görenlerden ‘rıza’ alması gerekmez, yine de iş sözleşmelerinde hüküm bulunması uygun olur. · Geçerli bir mazereti olmaksızın tatil yaptıktan sonra telafi çalışmasından kaçınan personel hakkında -işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi- halinde (4857/25 2-h) göre tazminatsız olarak çıkış işlem yapılabilir. 6. Uzatılan Tatil Günleri Yıllık İzinden Sayılır mı? Hayır, sayılmaz! Konuyla ilgili yukarıda da değinildiği gibi kanunda özel bir düzenleme mevcuttur. Nitekim 4857/64’te “ ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde “ nasıl bir yol izleneceği açıkça belirtilmiştir. Bilindiği gibi; 4857/56’ya göre; “ İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.” Dolayısıyla da uzatılan tatil günleri yıllık izin günlerinden düşülemez. 7. Hükümetin Kararı Özel Sektörü Etkiler mi? Hayır! Öteden beri Hükümetler, çalışanlarını idari izinli sayarak tatillerin uza(tıl)ması yoluna gitmektedir. Alınan bu kararlar, “olağanüstü nedenlerle -o da ancak kanunla- kapsamı geniş tutulmadıkça” hiçbir şekilde özel sektörü ve çalışanlarını bağlamaz. Özel sektör çalışanlarının tatillerinin uza(tıl)ması -yönetim hakkı gereği- ancak işverenlerin arzusu ile mümkündür ki; bunun da kuralları yani uygulamanın nasıl olacağı, -yukarıda anlatıldığı gibi- ‘telafi çalışması’ başlığı altında İş kanunu’nun 64’üncü maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. -HAFTAYA DEVAM EDECEK.. Favori olarak ekle (17) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 629 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |