Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mehmet Ali Metinyurt arrow Cari Açık Nedir,Çok mu Tehlikelidir?
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
Ana Menü
Anasayfa
Alucra'ya ulaşım
Son Haberler
Bağlantılar
İletişim
Arama
Köşe Yazarları
Ziyaretçi Defteri
Alucra Resimleri
Alucra Videoları
E-Posta
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Alucra Email


Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet




Ayın Konuğu



http://www.puralweb.com/

 

 




Z. Defteri Son Kayıt
mustafa kurt
Tüm islam aleminin ve ALUCRALILARIN Mübarek Ramazan Ayını kutlar yüce Mevladan hayırlara vesile olmasını dilerim. RAMAZAN AYI , İNSANLARA YOL GÖSTERİ
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 kayıtlı ( 1 ) kayıtlı 1
 misafir ( 3 ) misafir 3
   Toplam 4
Sitedekiler
LöKün


istatistikler
Son Üye  besyo
Bugün  1
Bu Hafta  7
Bu Ay  56
 

Advertisement
Cari Açık Nedir,Çok mu Tehlikelidir? PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 57
Kötüİyi 
Pazartesi, 10 Aralık 2007

CARİ AÇIK NEDİR, ÇOK MU TEHLİKELİDİR?

“ En büyük risk, hiç risk almamaktır. ”/ Süruri

 
Cari açık; bir ülkenin gelirinden fazla giderinin/harcamasının olmasıdır. Cari açığın esas kaynağı dış ticaret

açığı yani ithalatın ihracattan(*) fazla olmasıdır. Gurbetçi işçilerimizin tasarruflarından gönderdikleriyle turizm

gelirleri gibi girdi sağlayan diğer faaliyetlere rağmen döviz dengesinin hala eksi bakiye vermeye devam etmesi

‘cari açığı’ oluşturmaktadır.

Türkiye’nin 2007 yılsonu itibarıyla dış ticaret açığı 60-Milyar $, cari açığı ise 38-Milyar $’dır. Demek ki;

üzerinde durulması gereken iki konu var: İthalat ve Açığın Finansmanı..

 

* Önce dış ticaret açığına dolayısıyla da cari açığa neden olan ithalatın yapısına bakarsak: Tüketim ithalatının toplam ithalattaki payı -kamuoyunda algılanan veya söylenenlerin aksine- % 10 civarında olup, iç piyasanın terbiye edilmesi, geniş tüketici kitlesinin korunması, yüksek vergiler nedeniyle kamuya finansman sağlaması ve enflasyonun düşürülmesi bakımından faydası bile var.

İthalattaki esas ağırlık ise enerji, teknoloji ve ara mallarından oluşmaktadır ki, bu da oldukça hayra alamettir. Nitekim son 4-5 yıldır rekor düzeyde ihracat ve büyüme sağlanmaktadır. Yani dış kaynaklar doğru biçimde kullanılmaktadır. Kaldı ki; üretim için de ihracat için de ithalat yapma zorunluluğu vardır.

Son yıllarda kamu tasarruf yaparken özel sektör ise özellikle yenile(n)me/makine ve teçhizat yatırımları ile ara mallar ithalatına devam etmektedir. Bu arada, ithalattan alınan ‘yüksek oranlı vergilerin’ kamu maliyesine ciddi biçimdeki katkısını da belirtmeliyiz.

Olaya bir de tersinden bakarsak: Cari açığın alternatifi yavaş büyüme, işsizlik ve sonuçta en hafif deyişle sosyal huzursuzluktur. Nitekim ülkede bir kriz çıkması halinde döviz kuru ve faizler artacak, yatırımlar yavaşlayacak, dolayısıyla cari açık kendiliğinden düşecektir ama tıpkı 2001de olduğu gibi işsizlik de artacaktır.

 

* Cari açığın finansmanına gelince; Cari açık, yabancı sermaye ile kapatılır. Kaliteli yabancı sermaye yatırım sermayesidir. Kısa vadeli olan, özellikle de Borsa kanalıyla -hisse senedi ve tahvil alımı şeklinde- ülkeye giren, yabancı sermayeye ‘emanet yani sıcak para’ denir.

Dalgalı kur rejimi, sıcak paranın oynaklığına karşı -kısmen de olsa- etkili ve gerekli bir önlemdir. Gönül ister ki, cari fazla verelim ve finansman sorunu yaşamayalım veya en azından yatırıma yönelik doğrudan yabancı sermaye ile açığı kapatalım.

Ülke, bu bağlamda ne kadar risk taşırsa uluslar arası fonlar da o denli risk almaktadır. Yani ‘risk’ karşılıklıdır. Yabancı sermaye riski azaltmak için istikrarlı ve güvenli bir ortam arar. Örneğin, Eski Rusya’ya, Mao’nun yönettiği Çin’e, günümüzde de Küba’ya, K.Kore’ye falan gitmez.

 

* Sonuç olarak; kaynaklar doğru kullanıldığı ve büyüme devam ettiği sürece ‘cari açıkta’ herhangi bir tehlike yoktur. Büyümenin devam etmesi ise -yukarıda da belirttiğimiz gibi- istikrara ve güven ortamının devam etmesine bağlıdır.

Şimdilerde ihracat artışına paralel olarak nisbi azalma trendine girmiş bulunan cari açık; petrol fiyatlarının düşmesi ve yenile(n)me yatırımlarının yavaşlamasıyla sorun olmaktan çıkmaya aday gözükmektedir.

Eğer değerli yeraltı kaynaklarımız -son yıllardaki gibi- artan bir ivmeyle harekete geçirilebilirse zaten bir sorun kalmayacak demektir. Ancak bunun da; gelecek kuşakların hakkı bakımından sosyal bir maliyete tekabül ettiği unutulmamalıdır.

Dolayısıyla; kalıcı çözüm -kuşkusuz- tükettiğimizden fazla üretmek, tasarruf ederek Dışsatımla cari fazla vermektir. Tıpkı Çin gibi, ‘Japonya’ gibi.. Bunun için de tek bir yol var: Çalışmak, çalışmak ve üretmek..


(*) Değerli okurlar; gençler bilmez, bizim kuşağın üniversite yıllarında yani ’70-lerde, şimdilerde sözde ulusalcı olan eski

komünistler, -inanılır gibi değil ama- o zamanlar “madenler gibi benzeri ülke kaynaklarının emperyalistlere peşkeş çekildiği ve

ürünlerdeki ucuz işçilik nedeniyle de emeğimizin sömürtüldüğü” gerekçesiyle ihracata karşı çıkmaktaydılar.


Favori olarak ekle (23) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1023 | Yazdır | E-posta

  Yorumlar (1)
RSS yorumları
 1 Lütfen
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır , 07-01-2008 02:23 , IP: 85.96.167.65
Sayın Metinyurt un yazısını okurken birden ben nerde yaşıyorum ? yaşadığım yer anlatılan yermi ? veyahut bir ironi mi vurgulamaya çalışıyor ? gibi sorular şimşek gibi çaktı beynimde . Yazının tamamını okuduktan sonra, sayın Metinyurt un biyografisine yöneldim. fakat maalesef daha yapım aşamasında. Ekonomi ve finansman bilgisini ciddi bir biçimde sorgulamaya başladım. Neden diyecek olursanız ; son yıllarda özellikle ekonomik verilerin göstergesi olan rakamlarla öyle bir biçimde oynanmaya başlandıki , bu yazıdaki rakamlar da o oynanmış rakamlardan bazıları. Cari açığın günümüz Türkiye sine hayrından bahsetmek herhalde Ekonomi ilmini yeniden yazmak !!!gibi bir durum olsa gerek. Bunun dışında İthalatın ihracat ile karşılayabilirlik makasının vahim bir şekilde açılmasının yararlarını ise , üretmeyen, tüketimi had safhada olan ve bunu bir kültür gibi addeden bir toplum olarak daha çok tartışırız. Evet satacak çok şeyimiz var. pazarlayacak ekonomik fayda sağlayabileceğimiz pek çok değerimiz var.  
Aklıma 1869 yılında ABD kongresinde Wilson başkanlığında ve iredesinde alınan kararlardan biri geldi. Osmanlı nın zayıflığından ve cehaletinde faydalanılarak, ilk etapta parayla ve sermaye yatırımları adı altında ve en önemlisi paravan kişi ve firmalar aracılığı ile stratejik ve önemli toprak ve mevkiler satın alınacaktır. Ya George soros ne demiş dersiniz !?!? o zat ta en iyi ihrac ürünümüzün şanlı ve büyük ordumuz olduğundan dem vurmuş.  
 
Evet arkadaşlar satacak verilecek çok şeyimiz var.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Video Haber






Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!












































Avukatınız Köşesi


Doktorunuz Köşesi


Şiirler
Lütfen Şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten
Reklam Alanı ( 468 x 60 )


designed by: yildiray pural