|
Geçmiş hatıraların, gelecek zamanın, sadece bugün senindir. / Süruri Zaman Allah tarafından herkesin kullanımına eşit olarak verilmiş paha biçilmez, eşsiz bir kaynaktır. Zamanı ne satın almak, ne biriktirmek ne de değiştirmek mümkündür. Ancak zamanı kullanma(nın) kalitesinde bir farklılık yaratılabilir. Zaman Hakkında Zamanın akışı hep aynı olmasına karşın farklı olarak algılanabilir; örneğin bir kuyrukta beklerken zaman geçmek bilmez de eğlenirken adeta uçup gider, tatilin ikinci yarısı da birinci yarısından her zaman daha hızlı geçer. İşler, hiçbir zaman tamamen bitmez. Aksi halde çalışmak için bir neden kalmazdı.. Sorunlar da bitmez! Aksi halde ‘yaşam’ biterdi. Mezarlıklarda sükûnet hâkimdir ve orada herhangi bir sorun da yoktur. Krizler ise kaçınılmazdır ve yeni fırsatlar oluşturur. Depremler bile doğanın dengesi için gereklidir. Önemli olan krizleri iyi yöneterek, değişimi hızlandırmaktır. İnsanoğlu ne zamanı planlayabilir ne de zamana karşı kendisini planlayabilir. Çünkü zaman durmaksızın akar, akar ve gider.. Ancak zamanın iyi kullanılması planlanabilir. Doğru Yaklaşım Zamanı En İyi Şekilde Kullanmayı Başarmaktır. Başarmak diyoruz çünkü bu kavram hem planlamayı hem de uygulamayı içerir. Unutmayalım ki; “Yapılması gerekli şeyleri zamanında yapanlar, daha sonra yapılması gerekli şeyleri -istedikleri zaman- yaparlar.” İşleri görmek için herkesin süresi eşittir. Sizin de bir Başbakan gibi bir günde 24, haftada ise 24 x 7= 168-saati vardır ve görüldüğü gibi Başbakan’la aranızda kullanacağınız zaman bakımından hiçbir fark yoktur. Fark sadece zamanı değerlendirme şekli/kalitesinde olabilir. Bu o kadar önemli ve öylesine böyledir ki; birçok insana verilen ömür süresi aynı olmasına rağmen nihayeti faklı olabilmektedir. Örneğin iki insana, sözgelimi Melike ile Müjgan’a 100 bin nefeslik eşit bir ömür verildiğini varsayalım. Eğer Melike, Müjgana göre daha doğru, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürerse, Melike’nin nefes tüketimi daha uzun süreye yayılacağından -nefes sayıları eşit olmasına rağmen- sırf kullanım kalitesinden dolayı Müjgan’dan daha uzun süre yaşayacaktır. Bu bakımdan büyüklerimizin; “Allah ömrünü uzun etsin!.” duaları aslında sanıldığından çok daha anlamlıdır. Nefes almak yaşamın başlangıç, vermekse zamanın tükeniş simgesidir. Nitekim insanın dünyaya gelişinde yaptığı ilk şey nefes almak, yaptığı son şeyse nefes vermektir. Bilindiği gibi; 80-yıl / ortalama yaşam süresi ile dünyanın en uzun ömürlü insanları Japonlardır. Japonların üç karakteristik özelliği ise okumak, çalışmak ve sık-sık fakat az yemek yemek’tir. Gel de hayıflanma! Sizin de hayıflanmanız için; İşte Kur’an-ı Kerim’in ilk emri : Oku! İşte bir istatistik : Japonya’da ‘kişi başına’ okuma: 25-Kitap = 01 Kişi/1-yıl Türkiye’de ‘kitap başına’ “ : 01-Kitap = 10 Kişi/1-yıl ..Ve işte Peygamberden üç öğüt : İki günü eşit olan ziyandadır. / Hz. Muhammed Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış ve yarın ölecekmiş gibi ahirete hazırlan. / Hz. Muhammed Sağlığınız için sofradan doymadan kalkınız. / Hz. Muhammed Zamanı Verimli Kullanma “ Küçük şeyleri önemseyin ki; sorun olmasınlar! ” / Süruri
Zamanı Verimli Kullanmada Ana İlke Doğru işi, zamanında ve doğru şekilde yapmaktır. Öncelikle yapılacak işler belirlenerek önem sırasına göre sıralanmalı ve listenin başındaki yani en önemli iş üzerinde çalışılmalıdır. Kalan işler ile gelen yeni işler önem sırasına göre tekrar sıralanarak, çalışmaya devam edilmeli ve bu işlem her gün tekrar edilmelidir. Eğer üzerinde çalışılan iş büyükse, küçük birimlere ayırarak çalışmaya devam edilmeli ama iş asla ertelenmemelidir. Karar vermek için, bilgi toplama ve istişare ile karar seçenekleri avantaj ve dezavantajlarına göre değerlendirilerek zamanında harekete geçilmelidir.
Favori olarak ekle (34) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 353 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |