Kale yıkan yıkıntıda kalır,Yıkılan kale yıkanı da güçsüz kılar. Her Giresun’lunun, Her Alucralının özlemi ülke genelinde üst düzeyde siyasetçi ,bürokrat,sporcu !...vb. Çıkarmak olmalıdır. Ama tüm bunları yaparken halk içinden çıkmış gücünü halktan alan sadece halka hizmet borçlu adam gibi adamlardan çıkarmak çok önemlidir.
Samsun da yıllar önce şirketimin karşısında bir banka vardı arkadaşlarım müdürünün Alucra’lı olduğunusöylediler kendini ilk orada tanıdım. Görünümü son derece mütevazi çalışkan, sevecen dost canlısı idi. Sohbet ettiğimde İnsanlığı, insanı seven iline ilçesine düşkün nerden geldiğini bilen ama geleceğe dönükte çok hedefleri olan bir kardeşimdi. Sanayi sitesindeki o mütevazı şubesinde çok başarılı oldu ki oradan merkez şubeye sonrada Karadeniz bölge müdürlüğü görevine geldi. Kendini her görevinde ziyaret ettim başarılar diledim kendisi ile hep iftihar ettim. Kendisi Samsun’daki hemşehrilerimiz için bir kale olmuştu. Son olarak ta başarıları ile sosyal yapısı ile siyasilerimizin tüm engelleme çabalarına rağmen Vakıflar bankası genel müdür yardımcısı oldu.
Bu özelliklere sahip güzel insanın ismi: Aydın DELİKTAŞLI… idi
Kendini tanımış olmanın mutluluğunu hep yaşadım halen de yaşıyorum. İlçemiz için yaptıklarından dolayı kendine Alucra Eğitim Derneği başkanı olarak ve şahsım adına teşekkür ediyorum.
Yaşamının en verimli çağında gerek ülkemize gerekse bölgemize daha çok hizmetler yapabilecek durumdayken, menfaat peşinde koşan, haset, art niyetli, halk düşmanı bir takım tipler tarafından ne yazık ki yolunun kesildiğini duyduk. Bu durum Ülkemiz ve yöremiz için bir kayıptır. Sebep olanlar bir gün vebalini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Güzel bir söz vardır.” Keser döner sap döner gün gelir hesap döner “ Gün gelir yapanlar dönen hesabın bedelini öderler.
Alucra meslek yüksek okulunun kurulmasında ve bugünlere gelmesinde kendisinin katkılarını unutmadık, unutmayacağız nankörlere de unutturmayacağız.
Kendisi ilçemiz insanları için de; sığındıkları bir kale idi bu kaleyi yıkanlar yıkıntıda kalacaklar. Her geçen gün kendileri de güçsüzleşecek ve tarihin derinliklerine yok olup gidecekler, ne acıdır ki iyide anılmayacaklar. Doğru olan; kale yıkmak değil sevmesek bile var olanları daha güçlendirmek; yenilerini de yapmak adam olan herkesin görevi olmalıdır.