Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Ananı da al git” demesinden sonra, dağlardaki teröristleri kastedip, “Annenizin yanına dönün” diyerek çağrı yapması, toplumun çeşitli kesimleri tarafından değişik şekillerde yorumlandı.
Kimileri, “Ne o; genel affın anlamı şimdi ananızın kucağı mı oldu?” diyor.
Bazıları “TCK’nın 221. maddesi halen yürürlükte. Bu maddenin ilgili bölümleri zaten teröristlere ceza verilmesini engelliyor” derken, “Aslında bu maddeden bebek katili, ada sakini Apo bile yararlanır. Maddede, terör örgütüne üye olan ancak her hangi bir eyleme katılmayan silah kullanmayan ya da kimseyi öldürmeyenlere ceza verilmez ibaresine bakılırsa, Apo’yu silahlı eyleme katılıp, güvenlik kuvvetlerimizden veya sivillerden birini öldürürken gören var mı?” diye soruyorlar.
İşin en önemlisi Karadeniz, Orta Anadolu, Ege ve Toroslar’da yaşayan gençler adına, “Güvenlik güçlerini şehit eden canilere, pişmanlık yasası gereği, iş, aş hatta ev ve araba veriliyorsa, bizim suçumuz devletimize bağlı olmak, askere gitmek ve bu hainlerle mücadele ederken şehit olmak mı? Bizim halimizden kim anlayacak. Elimizden kim tutacak. Devlete kurşun sıkmak prim haline geldiyse biz de mi silahlanıp dağa çıkalım?” diyor Remzi Akyüz adlı okurum.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun beş paragraftan oluşan 221. maddesi, örgüt üyesi olup silahlandıktan sonra her hangi bir suç işlemeyenlere teslim olmaları, ya da yakalanınca pişmanlık duymaları, örgüt hakkında bilgi vermeleri hallerinde ceza verilmeyeceğini belirtiyor.
Bu madde hükmüne göre, annesinin evine dönmek isteyen her teröristin bu yasadan yararlanma hakkı var. “Ben gençtim, yoksuldum, işsizdim, çay içecek param yoktu. Kahveci, meyhaneci beni horluyordu, yavuklumun yüzüne bakamıyordum. Babam veya ağabeyimden para isteyemiyordum. Çünkü onlarda da yoktu. Bu nedenle örgüte girdim. Silahlı ve siyasi eğitimden sonra çeşitli baskın ve yol kesmelere katıldım. Güvenlik güçleriyle çatıştım ama kimseyi öldürmedim” dediği anda ona, “Peki örgüt nerede ne yapıyor. Ne yiyip içiyor, geceleri ne yapıyor. Nerede kalıyorlar. Buradan birileri ile irtibatları var mı?” gibi sorular sorulabilir.
Hiç kimseye, “Hayır sen birilerini öldürdün” diyemezsiniz. Çünkü elinizde güvenlik kamerası yok ki bunun aksini ispatlayasınız.
Bu anlamda şu anda dağlarda olan, son harekatlarla kafalarına bombalar yağdırılan ve kaçacak delik arayan, canını kurtarmak isteyen teröristler eğer akılları varsa yukarıdaki bilgiler doğrultusunda gelip teslim olsun ve analarının yanına gitsinler. Böylece Başbakan Erdoğan’ın çağrısı da gerçekleşmiş olur.
On bin öğretmen atanıyor
Milli Eğitim Bakanlığı’nda işler yoğun. Ülkemizde binlerce okul ve derslikle, on binlerce öğretmene ihtiyaç var. Geçtiğimiz dönemlerde yapılan atamalardan öğretmen adayları memnun değildi. Sosyal Bilgiler, Fen, Edebiyat vs. gibi meslek derslerini öğreten ve haftada 18 saat derse giren öğretmenlerden 2 bin civarında atama yapılırken, Din Bilgisi ve Ahlak Dersi öğretmenlerinden on bin civarında atama yapıldığını hem kaynaklar hem de adaylar belirtmişti.
Bugün on bin 324 sözleşmeli öğretmenin ataması bilgisayar ortamında yapılacak ve aynı gün kimlerin nereye atandığı, http://personel.meb.gov.tr internet adresinden yayınlanacak. Ataması yapılan öğretmenler 15 gün içerisinde görevlerine başlamazlarsa yerlerine yedeklerden atama yapılacak.
Bayram sonrası ve yılbaşı öncesinde ise, KPSS’ye göre devlet memuru ya da sözleşmeli personel olmak için müracaat etmiş, 2004-2006 KPSS sonuçlarına göre ÖSYM tarafından bir yere yerleştirilmemiş olan adaylar arasından 4 bin 392 lise ve dengi okul mezunları ile ön lisans ve lisans seviyesindeki adaylar arasından atama yapılacak.
Daha önce tamaları yapıldığı halde görevlerine gitmeyenlerle 399 sayılı KHK gereği atanmış olanlar bundan yararlanamayacak.
Müracaatlarda asgari puan belirtilmemiş olan atamalardan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine göre sözleşmeli olarak çalışanlar da yararlanacaklar.
Tarihte bugün
1482: Gedik Ahmet Paşa, II. Bayezıd tarafından idam ettirildi.
1969: Yavuz Zırhlısı sökülmek üzere Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na satıldı.
1975: Gölcük Tersanesi’nde ilk Türk denizaltısının yapımına başlandı.
1983: Erdal İnönü, SODEP Genel Başkanı oldu.
18.12.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 23 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |