Köşe Yazarları
Mustafa Dolu
Ali Samiyen'den Sonra Şükrü Saraçoğlu ya da FB | Ali Samiyen'den Sonra Şükrü Saraçoğlu ya da FB |
|
|
|
| Çarşamba, 26 Aralık 2007 | ||||
|
Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Spor Kulübü yöneticilerinin, maçlarına taraftar ya da seyirci gelmemesinden şikayetlerinin artması üzerine Ali Sami Yen Stadı ile ilgili yaşadığım bir olayı aktarmıştım. Olay şöyleydi: “Kapalı tribüne bilet istedik. ‘Bitti’ dediler. Açık tribün gişesine baktık. Meciyeköy’de caddeye bir kulübe koymuşlar, kuyruk alabildiğince uzun. Üstüne üstlük bilet alanlar stadyuma nereden gireceğini arıyor. Stadyumun etrafında oluşan su birikintilerini geçebilenler içeri giriyordu. İçeride maç sırasında numaralı tribüne baktım yarısı boştu. O zaman kendi kendime, ‘Gişede biletlerin bittiği söylendiğine göre seyirci nerede?...’ dedim. Arkasından Sadrettin Kuşoğlu’nun GS’nin iyi bir kiracı olmadığını, stadyumu iyi kullanmadığını, kirasını ödemediğini, üstüne üstlük böyle bir kiracıya ev sahibinin çok iyi şartlarda ve adına Aslantepe denilen bir stat yapmaya başlamasının hoş olmadığından bahseden görüşüne yer vermiştim. Sonra FB ile ilgili birçok bilgi geldi. Onlardan da uygun olanlara yer verip bu konuyu kapatmak istiyorum. Okurlarımdan Enis Hakan Burakçı, şunları söylüyor. “Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe’nin birçok projesi açıklandı, konuşuldu. Burada aklıma takılan yerler var ama nedense basın gereken önemi vermiyor. Sizin gereken önemi vereceğinizi bildiğim için aracılığınızla sorup öğrenmek istiyorum. FB yönetimine sorular... Ali Sami Yen ve Aslantepe örneğine ilişkin olarak, Serdar Kunaçal ise; “Kiracı olarak oturduğum evin kirasını ödemiyorum, yetmiyor oturduğum eve kötü bakıp harap ediyorum, üstüne üstlük kirasını ödemediğim için, ev sahibi tarafından hakkımda tahliye davası açılıyor. Bu durumda ev sahibi ile anlaşıp bir daire karşılığında iki daire olarak bir müteahhite veriyor ve üstüne de 100 milyon euro verirsem taraflar da razı olursa kim kazançlı çıkar” diye soruyor. Almanya’dan bir yorum Almanya’dan yazan okurum Bilhan Öz de konuya başka bir açıdan bakarak; “Türkiye’de göz göre göre haksız rekabete göz yumuluyor. Aslantepe GS’ye hayırlı olsun. Ancak darısı mutlaka diğer Turkcell Süper Lig takımlarına olsun. Asıl görevi evsizlere ev yapmak olan TOKİ umarım Anadolu takımlarına da stadyumlar yapar. Fenerbahçe, Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nu yıllarca uğraşarak alın teriyle yaptı. Galatasaray neden bedavaya konuyor? Bu durum Avrupa’da olsa büyük bir ihtimalle Rekabet Kurulu olaya el koyar. Sporumuzun gelişmesini istiyorsak büyük kulüplere yapılan kıyaklar Anadolu takımlarına da yapılmalı” diyor. Okurum haklı olabilir. Ancak bu ve benzer işlemlerde prosedür nedir ne değildir tam olarak bilmiyorum. Bildiğim kulüplerin kullandığı stadyumlar kulüplerin malı değil ama, uzun yıllar kullanım haklarını almışlar. Onlara sunulan bu hizmetler o kullanım haklarından doğuyor olsa gerek. Aslantepe Stadyumu bittiğinde yine GS’ye 49 yıllığına verilecektir. O zamana kadar da kim öle kim kala. Ayrıntılı bilgisi olan varsa ve kamuoyu ile paylaşmak istiyorsa bu sütunlar açıktır efendim. Dost muyuz düşman mı? Sporla yakinen ilgi olduğunu sandığım Doğan Tekin, “Savaşta ve barışta yurdumuza yönelik saldırılarda ya da minik bir terslikte yekvücut olan vatandaşlarımız, neden rakip bile olsalar maçlarda el ele kol kola olamıyoruz. O güzelim derbi maçlarını neden hep beraber bir bayram havasında coşku ile ama rekabet ortamında izleyemiyoruz. Bizler birbirimizle dost muyuz düşman mıyız” diye soruyor. Bunun cevabını da sanıyorum, kulüp yöneticileriyle onlara bağlı ve kendilerine verdikleri grup isimleri ile faaliyet gösteren fanatik taraftarların vermesi daha uygun olur. 21.12.2007 Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Favori olarak ekle (13) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 63 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Son Haberler |
| Köşe Yazarları |
| Ziyaretçi Defteri |
| Alucra Resimleri |
| Alucra Videoları |
| E-Posta |
| Mustafa Küçük |
| Ozan Arif |
| Hasan Sarıyer |
| Hüseyin Karataş |
| Salim Işıklı |
| Ruşen Aydeniz |
| Yusuf Fenerci |
| Mahmut Urkaç |
| Bayram Kantar |
| Teoman Yakupoğlu |
| Zülal Söylemez |
| Yazarlarımız |
| Değerlerimiz |
|
Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli! Üye değilseniz lütfen tıklayın! |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |