Erfurt live Header8
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mustafa Dolu arrow Anadolu'da Halk Tedirgin
Erfurt live Header10 Erfurt live leer0
DUYURULAR
  :: ALUCRA'DA BİR HASTANE MASALI   :: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu savcılar, hakimler ve polislerimiz   :: Irak'tan Çıkıp Burma'ya Girin   :: Ben Spor Yazarı Değilim Ama!..   :: 1 Mayıs ve Yaşananlar   :: ALUCRA MESLEK YÜKSEK OKULU OXFORD OLMA YOLUNDA...   :: ŞAMPİYON GALATASARAY !!!   :: ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN   :: 17 MAYIS 2008 ALUCRA'NIN KADER GÜNÜ   :: Alucra Sevdası
Ana Menü
Anasayfa
Haberler
Bağlantılar
İletişim
Arama
Ziyaretçi Defteri
Köşe Yazarları
E-devlet
Alucram
Adetlerimiz
Alucra'nın Tarihi
Coğrafi Durumu
İdari Durumu
Alucra'nın Yıllara Göre Nüfusu
Sosyal Gelişimi
Alucra'da Eğitim
Alucranın ağız özellikleri
Alucra'nın Ekonomisi
Yöresel Oyunlarımız
Alucra Sözlüğü
Halk Hekimliği
Halk Mimarisi
Halk Mutfağı
Manevi Değerler
Halkın Giyimi
Oyunlar
Atasözleri ve Deyimler
Bilmeceler
Efsaneler
Fıkralar
Oyun Havaları
Türküler
Alucra Şehitlerimiz
Sanatçılarımız
Mustafa Küçük
Ozan Arif
Hasan Sarıyer
Hüseyin Karataş
Salim Işıklı
Ruşen Aydeniz
Yusuf Fenerci
Mahmut Urkaç
Bayram Kantar
Teoman Yakupoğlu
Zülal Söylemez
Yazarlarımız
Alucralı Değerlerimiz
Değerlerimiz
Alucraca
ALUCRA Yöresinden türemiş kelimeler
Sohbet
Ayın Konuğu



http://www.puralweb.com/

Z. Defteri Son Kayıt
Sahin
Merhaba. Resim Bölümüne resim yükleyemedim.Neden acaba????
Site istatistik
 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 misafir ( 0 ) misafir 0
   Toplam 0


istatistikler
Son Üye  durdaneka...
Bugün  1
Bu Hafta  14
Bu Ay  57
 

Advertisement
Anadolu'da Halk Tedirgin PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Salı, 22 Nisan 2008

Annemin rahatsızlığı nedeniyle Alucra’ya gittim. 86 yaşındaki annemi görüp elini öptüm ve hayır duasını aldım. Alucra Devlet Hastanesi’nin o kısıtlı imkanları karşısında, imkansızı başardıklarını görünce, aklıma Atatürk’ün, “Beni Türk hekimlerine teslim edin” sözü geldi. Hastahanenin Dahiliye Mütehassısı Dr. Vatan Bey, hemşireler ve diğer personelin çabaları, o büyük insanın söyledikleri ve yaptıklarının boş olmadığını bir kez daha tescilletti.

Bu işler ne olacak?

Fırsat buldukça Gümüşhane, Giresun ve Trabzon’da halkın nabzını tutarak gündemlerinin ne olduğunu tespite çalıştım. Anadolu halkı ülke gündemi ile öyle bir ilgileniyor ki, yarınlarda nelerin olabileceğini dahi tahmin etmeye çalışıyorlar.

“Bu işler ne olacak?” diye başlıyor ve kendileri cevaplıyor: “Bu partilerin kapatılması hiç de iyi olmayacak. Gerek İslamcılar gerekse Kürtler böylece daha da güçlenecek. Biz buralarda ağaçlarımızı gençleştirmek için kökten keseriz. Daha sonra onlardan alacağımız ışgınlardan lider olabilecek bir dal seçer ve onu koruruz. Böylece ağaç hem gençleşir hem de güçlenir” diyorlar.

Söze karışan diğeri, “Evet ama kardeşim Başbakan ve Baykal, sorumluluklarını bilmeliler. Bir meseleleri varsa aralarında halletsinler. Bizi katmasınlar. Yıllar önce paranın değiştirilmesinin, benzinin fişle satılmasının gündeme getirilmesinin ne anlamı var? Mahallemizde bu tür kavga eden sakinlerimize susun diyor susturuyoruz da, onlara bir şey diyemiyoruz ki” diyerek içini dökmenin rahatlığı ile derin bir nefes alıp çayını yudumlamaya başlıyor.

“Ateş düştüğü yeri yakar” atasözümüzde olduğu gibi emeklinin derdi bir başka; “Mustafa Bey, bunlar gözümüzün içine baka baka bizi kandırıyorlar. Kendilerine göre enflasyon hesabı yapıyor, bizlere yüzde 2 zam yapıyorlar. Yılın daha üç ayında verdikleri zam çoktan gitti. Şimdi geri kalan ayları cebimizden harcayacağız. Biz bu yükü taşıyamıyoruz” diyorlar.

Söylediklerinin suç olduğunu bilmiyorlar mı?

Bir başkası, “Yahu bu parti kapatma meselesini kafama taktım. Bu partiler o kadar kolay kurulmuyor ki, ne diye kapatılıyor? Koskoca adamlar, ülkeyi yönetiyorlar da söylediklerinin suç olduğunu bilmiyorlar mı? Daha doğrusu ağızlarından çıkanı kulakları duymayanlar, şimdi parti kapatılırsa bunları söyleyenlerin vicdanı sızlayamayacak mı? Parti kapatmanın demokrasiye de zarar vereceği düşüncesi ile gerekli düzenleme yapılmalı ama mutlaka dokunulmazlıklar da kaldırılmalı ki, herkes söylediğinin hesabını vermeli” diyor.

Buyurun bakalım. Anadolu’da vatandaşın düşündüğü ve önerdiği husus bunlar. Şu ana kadar ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlarla Anadolu halkını küçümseyenlerden böyle bir öneri duymadım. Şimdi onların ağızlarından çıkanı kulaklarının duymasını istiyorum.

Aç mı kalacağız?

Giresun sahilinde Karadeniz’e karşı bölge için önemli olan ve halen büyük problemler yaşatan çaylarımızı yudumlarken zamanla gerginlik olduğunu görüyorum. Birbirlerini tanıyan bu insanlar, vekillerine benzememek için, gözlerinin içine baka baka yalan söylemiyorlar. Durum böyle olunca da sohbet iyileşiyor, tartışma seviyeli oluyor.

Söz alan bir başka vatandaşımız, kendine özgü şivesi ile, “Ula uşağum, bu zamana kadar biz heç aç kalmaduk açıkta kalmaduk daa. Şimdi bakayrum açlıktan bahseduyular. Ula ne oldu halimize ha, bu işin aslu nedur?” diyor.

Buyurun bakalım. Her ne kadar kimileri küresel ısınmanın etkisiyle tarım ürünlerinde azalma olduğunu ve bu nedenle fiyatların birden fırladığını söylüyor ama durum hiç de öyle değil.

Halktan, “Siz misiniz parti kapatmaya kalkışan. İşte böyle kıtlık başlar” diyenler bile var. Aynı zihniyet 1999 Ağustos depremini 28 Şubat’a yorumlamamış mıydı?

Sen birilerine ithalat yaptıracağım diye birçok tarım ürününün ekimini yasakla, AB ve ABD’nin isteklerine boyun eğ. Kırsal kesimde yaşayanların azaltması için desteği kes ve o insanlar köyden göçüp kentlerde yeni varoşlar kursun. Sonra oralar oy uğruna ilçe yapılsın. Göç hızlansın diye şeker pancarı, tütün, pamuk, ayçiçeği, pirinç ve daha nicelerini yasakla ya da kısıtla, uluslararası ilişkilerde kotalara kulak asma, üreticinin aldığı, mazot, gübre ve tohuma uygulanan sübvanseyi kaldır, şimdi de, “Eyvah kıtlık geliyor” de. Olacak şey değil.

Bitmedi, vatandaştan aldığın fındığın, pirincin ve diğer ürünlerin parasını ödeme, borçlanmış olan çiftçi, borç batağına her gün gelen faizlerle daha çok batsın. Sen ondan üretim bekle.

Sonra da birilerine pirinç ithal ettirt ve vatandaşa iki paketten fazla satışı yasakla, arkasından da, “Zamanında benzini karne ve rüşvetle alırdık” de.

“Beyim açılmış bir dava var. Partiler kapatılırsa elbette yenisi kurulur. Belki de erken seçime gidilir. Milletimiz erzak paketlerine alıştırıldığına göre, seçim yatırımı olarak stok yapılıyor olamaz mı?” diyorlar.

 

18.04.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Favori olarak ekle (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 51 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Sohbet


Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!































Avukatınız Köşesi
Doktorunuz Köşesi
Şiirler
Lütfen şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Erfurt live leer
Erfurt live leer
Erfurt live unten Erfurt live leer Erfurt live unten

Design by: yil@dry