Bayramı bayram tadında geçirmek elbette bayramların en güzeli olurdu. Bu tadı yaşayabilmem için Alucra’da oturan 85 yaşındaki annemi, ağabeyimi ve daha doğrusu oradaki ailemi ziyaret etmeyi düşündüm.
Bana ve kardeşlerime yıllarını vermiş, saçını süpürge etmiş, yeri gelmiş yememiş yedirmiş, yeri gelmiş bizler üşümeyelim diye üzerindeki hırkasını bize vermiş. Uyumamış uyutmuş. O dar ve küçücük bütçesi ile belki kendisine harcayacağı minik tasarrufunu yine fedakarlık edip bizlere vermiş olan annemin elini öpmek ve sıla hasretini de giderme fikrimi kafamda iyice yoğunlaştırdım.
Alucra’nın fahri hemşehrisi olan Genel Yayın Müdürüm Serdar Turgut ve yine kendini Alucralı sayan ve çevrede de öyle tanınan değerli ekümenim, Güneş ve Alucra Com sitesi yazarı Ahmet Çavuşoğlu’nun da hidayeti ile ailece, arife gecesi yola koyulduk.
Vay helal olsun sana Karayolları
Yola çıkışımız heyecanlı ve neşeli oldu. Gişeleri geçip Kocaeli’ne yaklaşınca kara saplanan mermi gibi trafiğe saplandık. Saplanmamızla birlikte pişman olduk ama, ne ileri gidebiliyoruz ne geri dönebiliyoruz.
Karınca hızı ile ilerlerken, ne olduğunu merak ediyorum. Gide gide ne görelim. Karayollarımız ülkemizin en önemli yollarından biri olmasına ve bayramda trafiğin çok yoğun olacağını bile bile Akyazı-Hendek arasını bakıma almış. O yolun Anadolu’ya gidişini kapatıp yolu karşı tarafa vermiş. Vatandaşın çile çekeceği hiç umurlarında bile olmamış. Vatandaş ise, aralarında bulunan maganda ve trafik canavarları marifeti ile, üç şeritli yol altı şerit olduğundan ayrıca işkence çekiyor.
Karayollarınında bu uygulaması ile altı şerit tek şerite düşünce varın insanların ne çektiğini siz düşünün. Ayrıca bu yoğunluğun olacağı gün gibi ortada iken, insan oturup düşünür, giderken diğer yoldan bir şerit alınır. Dönerken de karşı taraftan, bu köprülerde yapılıyordu, neden Kocaeli-Bolu ya da İstanbul Bolu arasında yapılmasın.
Bu durum giderken böyle idi, dönerken de aynen devam etti. Yahu insaf be ey Karayolları yöneticileri. Yolu elbette bakıma alın ama, binlerce insanın yolculuğa çıkacağı günlerde mi olmalı bu bakım. Hadi gidiş trafiğini bu hareketinizle kilitleyip insanlara çile çektirdiniz, bundan ders alıp dönüş için neden önlem alamadığınızı anlamak mümkün değil.
Ama sizlerde bu ülkeyi yönetenlerden bazıları gibi, “Ne yapalım kardeşim, memleketinize giderken bize mi danıştınız” diyebilirsiniz ama. Çektiğimiz çilenin vebali altında ezilirsiniz gibime geliyor.
Ben Alucra’dan Hendek’e 8 satte geldim. Hendek’ten İstanbul’a ise 7 saatte. Bunun tek sebebi Karayolları’nın tedbir almaması ve beceriksizliğidir. Bu çileyi ne ben ne de diğer vatandaşlarım hak etmedi bunu bilesiniz...
Neden böyleyiz?..
Aziz Nesin’in yıllar önce milletimiz için söylediği sözler hepimizin kulağında. Şimdi bayram trafiğinin ne olacağını, ne yapılması gerektiğini ilgili kurumlar ve yöneticileri, “Yola yorgun çıkmayın. Acele etmeyin, sabırlı olun, aracınız bakımlı olsun. Hatalı sollamayın. Trafik yoğunluğuna dikkat edin” diyerek vatandaşlarımızı uyardılar.
Sonunda da, hangi kriterlere dayandıklarını bilmiyorum ama,”Tüm bu uyarı ve ikazlara rağmen bu bayramda ... vatandaşımızın trafiğe kurban gideceğini tahmin ediyoruz” diyorlar. Bayramlarda bu tahmincilerin yanılmasını o kadar çok istiyorum ama malesef olmuyor. Bu bayram için yapılan tahmin 76 idi. Bu gün bakıyorum resmiyete intikal etmiş ve yukarıdaki ikazlara uymadıkları için, trafik canavarına verdiğimiz vatandaşlarımızın sayısı malesef 113 kişi. Bu rakama olay yerinde ölenler dahildir. Hastanelere taşınırken ya da orada ölenlerin sayısı bilinmiyor.
O zaman ben vatandaşıma kızıyorum. Bunca ikaza, alınan tedbire rağmen, hâlâ trafiği canımızı veriyor yollarda kanımızı akıtıyor onlarca ailemiz yok oluyorsa o zaman “Neden böyleyiz?” diye kendime soruyor ve Aziz Nesin’in söylediklerini düşünmeye başlıyorum.
Tarihte bugün
1924: Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.
1981: Türkiye’de faaliyet gösteren bütün siyasi partiler kapatıldı.
1981: Cezaevinden izinli çıkan Yılmaz Güney’in yurtdışına kaçtığı ortaya çıktı.
1984: 3 bin imzalı ‘Gökova’da Santrale Hayır’ dilekçesi Kenan Evren’e iletildi.
1984: Türkiye’de Katma Değer Vergisi (KDV). Uygulamasına karar verildi.
1992: TSK, Irak’ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde sınır ötesi harekat başlattı.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
16.10.2007
Favori olarak ekle (13) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 102 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |