|
Çevre katliamcıları sonunuz yaklaşıyor!.. |
|
|
|
|
Salı, 18 Mart 2008 |
Ülkemiz coğrafi konumu gereği o kadar bezenilerek donatılıp bize bahşedilmiş ki, Allah’a bizleri cennet sayılacak bu topraklarda yarattığı için şükretmek lazım.
Aynı günde dört mevsimin yaşandığı bu ülke dağları, yaylaları, gölleri, ormanları, akarsuları, bağ ve bahçeleri, halı gibi uzanmış yeşillikleri ile cennet değil de nedir?
Peki kıymetini bilmiş miyiz?
Kocaman bir hayır. Cennetimize kıydık, hatta yok ettik beyler. Ama yok edenlerin sonu geliyor merak etmeyin.
Çevre ve doğayı katletmeye önce kanalizasyonların dere, deniz ve göllere verilmesiyle başlandı. Bunu dere, göl, deniz çevresine yapılan sanayi tesisleri takip etti. Bunların ürettiği zehirler yıllarca aktı, aktı ve akımaya devam ediyor.
Dünyada iç denizi olan tek ülke olmamıza rağmen, Marmara Denizi’nın kıymetini bilemedik. Yukarıdaki olumsuzluklar Marmara’yı adeta fosseptik ve zehir çukuru haline getirdi. 125 balık türünün yaşadığı Marmara’da bunlar azalarak 10’lara kadar düştüğü için sofralarımızda balıklar azaldı ve şimdilerde yine çevreyi kirleten çiftlikler çoğalmaya başladı.
Süre bitiyor
Çevre katliamını önlemek için yeniden düzenlenen Türk Ceza Kanunu’na çevrenin korunmasıyla ilgili 181 ve 182. maddeler konuldu. Bu maddelere göre, çevreyi kirletenler, kirletmeye göz yumanlar ile kirlenme sonucunda insan ve diğer canlıların etkilenmesi ve zarar görmesine sebep olanların 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ile cezalandırılması hükmü konuldu.
Sonra bakıldı ki, bu yasa ile belediye başkanlarının tümü hapse gerecek, ek madde ile bu iki maddenin uygulama süresi ‘Tedbir alsınlar’ diye ertelendi.
Bu yasa hükmü 2006 yılında çıkarılan 5491 sayılı Çevre Kanunu’na adapte edilerek hapis cezasıyla birlikte 20 bin YTL’den başlayıp 3 milyon YTL’ye kadar para cezası da eklendi. Yine yasa gereği hazırlanan yönetmelikle belediyelere ve sanayi tesislerine arıtma kurmaları için 13 Mayıs 2009’a kadar ek süre verildi. Geçtiğimiz günlerde başta Bakan Veysel Eroğlu olmak üzere, Çevre Genel Müdürü Lütfü Akça, “Ek sürenin eki olmaz. Herkes tedbirini alsın. Katliama son vereceğiz” dediler. Haydi hayırlısı olsun diyor ve her zaman yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz.
Belediyelerin yaptığına bakın
Alınan bilgilere göre çevreyi öncelikle belediyeler katlediyor. Ülkemizde 3 bin 215 belediyeden 141’inde kanalizasyon var. Bunlardan sadece 43 belediye evsel atıklar için arıtma tesisi kurmuş.
Böylece kanalizasyonların yüzde 98.67’si hiçbir arıtmaya tabi tutmadan direkt dere, göl ve denizlerimize akıtılıyor. Ayrıca yılda yaklaşık bir milyar metreküp sanayi atığının yüzde78’i de hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan dere, göl ve denizlerimize gidiyor.
Şimdi başta belediye başkanları ve sanayiciler olmak üzere, başınızı iki elinizin arasına alın ve o cennete benzeterek anlattığımız ülkemizin göl, deniz ve kıyılarımızla su toplama havzalarımızı ne hale getirdiğinizi bir düşünün. Belki vicdanınız sızlar da bir an evvel tedbir alırsınız...
Bitpazarları Kızıl Meydan’a benzemeye başlamış!..
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Moskova’ya gidenler bilir, Kızıl Meydan’da boy boy Rus madalyaları satılıyordu. Sonra oralarda pazar bulamayan bu madalyalar bildiğiniz gibi ülkemizdeki pazarlara da gelmişti.
İşin vahim tarafı antikacılardan ve oralara giden dostlarımızdan aldığımız haberlere göre, bizim bitpazarlarına da, başta İstiklal Madalyası olmak üzere çeşitli spor karşılaşmalarında kazanılan madalyalar düşmeye ve oralarda alıcı bulmaya başlamış.
Antikacılar çoğunluğu turnuva ve Türkiye şampiyonluğu madalyalarından oluşan bu madalyaları, sahiplerinin utana sıkıla getirdiklerini belirtirken, birçoğunu da evlere temizlik için gidenlerin getirdiğini belirttiler. Pazarda satılan madalyaların meraklısının olduğu da belirtildi.
İstiklal Madalyası ile şampiyonluk madalyası bit pazarına götürülüp satılıyorsa durum vahim demektir. “Ülkemiz güllük gülistanlık. Her şey iyi gidiyor” diyenlerin dikkatine sunulur.
Tarihte bugün
1942: Halide Edip Adıvar, ‘Sinekli Bakkal’ ile CHP Sanat Ödülü’nü kazandı.
1962: Ankara’da Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir ve arkadaşları, hükümet darbesi yapmak istedi, darbe girişimi bastırıldı, katılan subaylar emekliye sevk edildi. Bazı üst rütbeli subayların görev yerleri değiştirildi.
2001: Merkez Bankası, dalgalı kura geçti.
22.02.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 40 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |