|
CHP'nin 32. Kurultayı'nda partililer hasret giderdi. |
|
|
|
|
Çarşamba, 30 Nisan 2008 |
CHP’nin 32. Kurultayı Ankara’da büyük bir katılımla gerçekleşti. Kurultayların neyin ve kimin olursa olsun bir önemi ve heyecanı vardır. Birçok insan yıllar sonra birbirini görme ve hasret giderip sohbet etme imkanı bulur. Bu kurultayda bunlar gerçekleşti.
Bu durumu ben de yaşadım. İstanbul’da sıklıkla görüşemediğim birçok meslektaşım, Yalçın Bayer, Musa Ağacık, Barış Yarkadaş, Deniz Zeyrek, Hüseyin Yıldız, Nihat Genç, Enver Arseven, Sait Temur, Veysi Şahin ile kurultay vesilesi ile hasret giderdim. Hatta bir ara CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ile bir araya gelerek kurultay hatırası fotoğrafı bile çektirdik.
Vatandaşlara demokrasi adına sorular sormakla bilinen Musa Ağacık, kurultaya kendi buluşuyla “Gürültay” diyerek delegelere sorular yöneltti. Artvin’den gelen bir delege meslektaşımız bize, “Ağbiler ben insanların bu kadar fırıldak olduğunu bilmiyordum. Bir insan bu kadar hızlı döner mi?” diyerek dert yandı. Musa kendi tarzıyla, “Bunda ne var kardeşim. Dünya her 24 saatte bir kere dönüyor. CHP’nin delegelerinin üç senede bir kere dönmesi bir umuttur. Olaya böyle bak” dedi.
Kurultayda kazanan ve kaybedenler elbette oldu. Herkes, “Olur böyle işler, önemli olan CHP’nin kazanmasıdır” diyerek döndüler.
Kulak verip fikrini sorduğum partililer arasında, “Baykal, keşke diğer aday olma ihtimali olanlara sert çıkmasaydı” diyenler var.
Genel başkanlığa aday olacağı söylenenlerden birinin tribünlere taşıdığı insanlardan bazıları ilk gün saatler 17.00’yi gösterdiğinde, “Bizim süremiz bir saat sonra bitiyor. Sonra ne yapacağız” diyordu.
Bazıları tüzüğe rağmen,”Genel başkan adaylarının belirlenmesi için imza yerine sandık kullanılamaz mıydı?” diyordu.
İkinci gün salonda Mahzuni’nin, “Neredesin sarı saçlım mavi gözlüm” türküsü, Edip Akbayram’ın seslendirdiği, “Güzel günler göreceğiz çocuklar” türkülerinin yanında Kürt sanatçılar Aynur ve Haco’nun türküleri çalınırken salonu dolduran partili ve delegeler halay çekti.
Bir delege, “Umarım partimizin Kürt açılımı sadece bu türkülerle kalmaz. Oralara da gideriz” dedi.
Genel Merkez’in isteği ve delegelerin oyları ile MYK’nın yüzde 50’si değişti. Bunu bile kazanım ve değişim sayan delegeler bu moralla birbirlerine iktidar sözü vererek evlerine döndüler.
Konya’ya genelev ve Vakit Gazetesi
Uzunca bir süre önce, 11 Aralık 2007 günlü, “Dünyayı gezmedim ama Konya’yı gördüm” başlığı ile yazdığım yazıda; Konya’nın ekonomik ve sosyal sorunlarını dile getirirken görüştüğüm Konyalıların dertlerini de dile getirmiştim. Mevlana anlayışı içerisinde bana “İlimizde 80 bin öğrenci barınıyor. Bir o kadar da çalışan var. Bu durum önemli bir gençlik sorununu ortaya çıkarıyor. İlimizde genelev vardı kapattılar. Şimdi mahalle ve sokaklarımızda en az 3-4 fuhuş evi çalışıyor. Bir kargaşadır sürüp gidiyor. Ayrıca buralar kontrol edilmediği için, kimin veya kimlerin oralara girip çıktığı belli değil. Bu durum bizleri rahatsız ediyor. Bu nedenle genelev açılmalı ve bu durum kontrol edilmeli” dediklerini yazmıştım.
Her şeye nane olan ve kendi iç bünyesini bakıp görmeyen Vakit Gazetesi o zaman bana, “Genelev sermayesini nereden bulacaksın?” diye sormuş ancak benim, “Bunu size fuhuş evlerini işletenler mi sorduruyor? Diğer genelevler sermayelerini nereden buluyorsa Konya’yı işletecek olanlar da bulur” dediğimi yazmamışlardı.
Geçtiğimiz günlerde, Hakan Şükür Efendi’nin, isteği olan Kutlu Doğum Haftası’na uygun derbi maçının nasıl oynanması gerektiğini detayları ile yazmıştım. Yine bu gazete, kafalarına göre ne düşündüler bilmem ama, Konya genelevi meselesini sanki ben istiyormuşum gibi gündem yapmışlar.
Velev ki, ben istiyorum kardeşim. Ne olacak? Siz bunları bırakıp da yazarınızın yaptıklarının dine ve ahlaka uygun olup olmadığını tartışsanız daha iyi olmaz mı? Ne dersiniz?
Tarihte bugün
1920: TBMM, Hıyaneti Vataniye Kanunu’nu onayladı.
1959: Spor Toto, şans oyunları arasına girdi.
1979: Venedik Film Festivali’nde ödül alan ilk Türk sinemacı, Türk tiyatro ve sinemasının en önemli isimlerinden Muhsin Ertuğrul, 87 yaşında vefat etti.
2002: Bakanlar Kurulu, Afganistan’daki ISAF Komutanlığı’nın altı ay için Türkiye tarafından üstlenilmesini kararlaştırdı.
29.04.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 34 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |