|
Çorbada Tuzunuz,ŞEBDER Kız Yurdu'nda Kızınız Olsun |
|
|
|
|
Salı, 22 Nisan 2008 |
Gençlerimizin geleceği ve eğitimi söz konusu olunca bu köşede bahsetmeden duramıyorum. Hayatta ne olursanız olun ama mutlaka olacağınız her şeyin eğitimlisi olun. Eğitimli olunca gerisinin teferruat olduğunu zaten görecek ve yaşayacaksınız.
Geçtiğimiz günlerde vilayetliği 1933 yılında alınan Şebinkarahisar İlçesi’ndeki Giresun Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksek Okulu’nda okuyan kız öğrenciler için yapılması planlanan kız yurdu projesinin tanıtma toplantısının yapıldığı Sürmeli Otel’de yörenin aydınları, işadamları ve sanayicileri ile bir arada olduk.
Ülkemizin çeşitli yörelerinden Şebinkarahisar’a gelen kız öğrencilerin orada kendilerini evlerinde gibi hissettirecek olan proje detayları ile tanıtıldı.
“Çorbada tuzunuz ŞEBDER Kız Yurdu’nda kızınız olsun” sloganı ile tanıtılan projeyi Dernek Başkanı Prof. Dr. Yener Aytekin ve Av. Polat Sabuncu anlattı. Prof. Dr. Türkan Saylan, ülkemizde eğitimin önemini anlatarak, “İnsanların kafasının içi çok önemlidir. Siz o kafanın içerisine gereken bilgileri vermezseniz, sonra birileri gelir kendi istediklerini verir ve o kafalar sonra anlamsız bir şekilde karşınızda durur. Ülkemizde beş milyon okuma-yazma bilmeyen kız ve kadınımız var. Ortaokulu bitiren kızlarımızın 1/3’ü liseye gidiyor. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin anneleri böyle cahil kalmamalı. Onların kafalarına Cumhuriyet ve değerlerinin fikirlerini bizler koyamazsak başkaları başka fikirler koyar ve önleyemeyiz. Onun için hadi bakalım şimdi pamuk eller cebe” diyerek salonda bulunanları anons ederek kız öğrenci yurdunun yapımında kullanılmak üzere 200 bin YTL para topladı.
Evet geleceği aydınlık olan ülkemin aydın insanları, “Bu çorbada benim de tuzum olsun. Bir kızımızın kafasına yeni fikirler ve bilgiler aktarılsın ve o hayatını kurtarsın” diyorsanız İş Bankası Nişantaşı Şubesi’nde açılmış olan 1040-1366191 nolu hesap bağışlarınızı bekliyor. Unutmayın her bağış bir tuğla, her tuğla bir kızımızın kurtuluşu demektir. Bu hesaba yurdun her tarafından bedava havale yapılmaktadır.
Şişli’nin gladyatörü, yine işbaşında
Şişli Belediye Başkanı iken Gülay Atığ’a dünyayı dar eden ve kurtuluşu yurtdışına kaçmakta bulduran, Şişli’nin gladyatörü CHP Şişli İlçe Başkanı Dursun Çaltı, şu günlerde tekrar faaliyetlerine başladı.
Dursun Çaltı, Likör Fabrikası’nın yerine yapılmak istenen otopark, residans ve iş merkezlerinin yapımını engellemek için var gücü ile çalışıyor. Çeşitli mahkemelere ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na başvuran Çaltı, “Burası Şişli’nin akciğeridir. Gelin sahip çıkalım” diyor. Mustafa Sarıgül ise, Çaltı’nın gazetelere bu konu ile ilgili verdiği ilanda kendisini AKP ile denk tuttuğu gerekçesi ile Çaltı’ya 140 bin YTL’lik dava açtığını bildirmiş. Buna şaşırmadığını belirten Çaltı, “Ben geri adım atmayacağım. Mücadelem sürecek” diyor.
Başbakan, Kamer Genç ve sokakların durumu!..
İnsanlarımızın psikolojisi bozuldu. İşsizlik, aşsızlık, pahalılık, verilen sözlerin yerine getirilmemesi, insanlarımızı tanınmaz hale getirmeye başladı. Ülkemizde bir başkasına yan gözle bakmak, yolda önüne geçmek, korna çalmak veya bir şey sormak, haklı bile olsanız birilerine “Haksızsınız” deyip eleştirmek artık kavga nedeni oldu.
TBMM’de konuşan, AKP iktidarını ve Başbakanımızı eleştiren Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç linç edilmekten son anda kurtarıldı. Başbakan’ın gözüne girmek için mi, yoksa başka bir amaçla mı Genç’e saldıranları gördük, sizler de biliyorsunuz.
İlginçtir bizimle birlikte bunları gören ve izleyen Başbakanımız, “Benim vekillerim bunları yapmaz, kendisi çok tahrikkârdır” diyor.
İstanbul Beyoğlu’nda, “Yan baktın” denilerek genç bir fidan Emir Karaman (18) bir grup genç tarafından bıçakla delik deşik ediliyor. Sonra bu gençler Kasımpaşa Ülkü Ocakları’nda yakalanıyor.
Bir başka yerde sabah işine yetişmeye çalışan genç bir bayan, insan görünümlü sapık hayvanlar tarafından tecavüz edilmek üzereyken halk tarafından kurtarılıyor. Yurdumun başka bir tarafında ‘Sudan’ sebeple insanlar katlediliyor. Başka biri kan davası takibine çıkıyor, avını dokuz ay takip edip kıstırdığı bir sokakta ensesinden vurarak öldürüyor.
Ve bu ülke bu manzaralarla dur bakalım nerelere gidecek?..
İşte ülkemin bir bölümünden manzaralar böyle.
1920: İtilaf Devletleri, Osmanlı’yı Paris’te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924: TCDD Genel Müdürlüğü kuruldu.
1933: Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940: Siirt’in Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı’nda bin 42 metre derinlikte petrol bulundu.
1947: Türkiye’ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
22.04.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 21 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |