İnsanlar yazıyor, soruyor, cevap arıyor ve kendilerini sorguluyor. “Geçmişimizle, soyumuzla övündüğümüz ve Türk olmaktan gurur duyduğumuz bizler, bu kadar kolay kandırıldığımıza göre hakikaten aptal mıyız?” diye sordukları sorularına cevap arıyorlar.
Arkasından, “Allah kainatı ve üzerinde yaşayacak tüm canlıları yarattıktan sonra, ben yarattığım her şeyi kullarıma amade ettim. Onlara diğer canlılardan farklı olsunlar diye akıl ve izan verdim” dediğini hatırlatıp sorularını yöneltiyorlar.
“Elhamdülillah Müslümanım diyen bizlerin akıl ve izanları nerede ki, bu kadar aptal yerine konulup her fırsatta kazıklanıp dolandırılıyoruz. Yok mu bunun açıklaması” diyorlar.
Bu sorular elbette bana değil, Aslında kendilerine. Peki cevabını kim verecek? İşte yedikleri din sömürüsü kazıkları birleşerek tecrübe haline gelmeye başladığı bugünlerde, cevaplarını vermeye bile başladılar.
Şimdi dindar, temiz duygulu, hassas yürekli, gördükleri ve duyduklarının karşısında vicdanı sızlayan ve her fırsatta din duyguları verilerek kandırılan saf Anadolu insanlarımın akılları başlarına geliyor.
Kombassan’a, Yimpaş’a, Anadolu Sanayii’ne, Endüstri Holding’e ve son olarak Deniz Feneri’ne verdikleri çoluk çocuklarının rızklarıyla cennete gidilemeyeceğini ve orada kendilerine hurilerle dolu mekanların tahsis edilemeyeceğini anladılar.
Adamların saflığından, vatan, millet, din ve cennet özleminden yararlanarak onları sömüren şark kurnazı din sömürücülerine ne demeli...
Bir sürü hayır kurumu varken ve faaliyetlerini apaçık yapıp kamuoyunu bilgilendiren kurumlar yardım bekler ve cennet vaat etmedikleri için, yoksullara ulaştıracak kadar para pul bulamadıkları halde faaliyetlerini sürdürenler bir yana, birçok eğitim vakıfları, ülkemizi ve bayrağımızı savunan ve koruyan, kendilerine doğru dürüst çelik yelek alamadığımız için şehit düşen Mehmetçiklerimizi koruyup kollayan Mehmetçik Vakfı da mı aklınıza gelmiyor? Bu vakıf ve kuruluşlarla köyünüz kentiniz ve mahallenizdeki yoksullara yapılan yardımlar hayır ve hasanattan sayılmıyor mu? Bu tür üç kağıtçılara para kaptıranların artık bunları düşünmesi gerekmiyor mu?
Aydın Doğan ektiğini biçiyor
Yukarıda sıraladığımız hayır kurumlarını düşünmeyip, kendilerine cennet vaat eden Deniz Feneri’ne ve diğer batmış olan kuruluşlara kaptırılan paraların nerelere gittiğini biliyorduk. Bu durum son günlerde iyice netleşmeye de başladı.
Deniz Feneri’nin para gönderdiği iddia edilen kişilerin arasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılınca, Başbakan haklı olarak feryat etmeye başladı. Sonra Aydın Doğan ile aralarında yapılan görüşmeleri ve talepleri açıklamaya başladılar. Aydın Bey kendi kanalına çıkıp açıklamalarda bulunur ve “Biz habercilik yapıyoruz. Görevimiz bu. Kamuoyunun bilmesi gerekenleri açıklamazsak, yaratılmak istenen tek gözlü medyaya çanak tutmuş oluruz. Biz biat etmeyeceğiz” gibi laflar söyledi.
Sanıyorum Aydın Bey, daha bir-iki hafta önce gazetemizin, bir gazetecilik görevi yapıp Aydın Doğan’ın nasıl yükseldiğini anlatan yazı dizimize mahkeme kararı ile ihtiyati tedbir kararı koydurduğunu unutmuşa benziyordu. Zaten biz de birtakım dosyalarda yer alan, Pamukbank’ın nasıl yok edildiğinin planının yapıldığı ve kayıtlara geçmiş bilgileri kamuoyuna açıklıyorduk.
Şimdi Başbakan da aynı şeyi mahkeme kararı ile değil de, bir Kasımpaşalı tavrı ile yapıyor. Karşılıklı yaptıkları görüşmeleri kamuoyu ile paylaşmak etik midir, değil midir kendi bilecekleri iş. Bizler merakla, kim ne istemiş ona ne denilmiş, ne vaatler yapılmış, bekleyip göreceğiz.
Deniz Feneri’nin gönderdiği su, hurma ve keki yemedim
Deniz Feneri Derneği’nin Almanyada yaptığı icraatlar sonrasında gönderdiği paralarla ülkemiz gündeminin değiştiği şu günlerde, Deniz Feneri bizlere içerisinde su, hurma, kek ve meyve suyu olan küçük bir paket gönderdi. Bunca ayyuka çıkan olaylardan sonra onları yiyip içemedim. Yazıişlerindeki arkadaşlarıma teklif ettim. Onlardan da kimse almadı. Sevinç Akyazılı, “Bu su okunmuştur. Arkadaşlarımızı efsunlayalım belki zengin olurlar bizlere de faydası dokunur” diyerek masasının yanından geçen herkesin üzerine bu sudan püskürttü. Bunun faydalı olup olmayacağını ilerleyen günlerde göreceğiz.
09.09.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 100 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |