|
Türkiye partisi olacağız söylemleri ile seçimlere girmek isteyen DTP’liler bilindiği gibi bağımsız adaylarla TBMM’ye girdikten sonra birleşip partilerinin grubunu kurdular. Şimdi de Türkiye’nin bölünmesini ve kendilerini demokratik haklar verilmesini istiyorlar.
Söyledikleri her şey ülkemizde gerginlik yaratırken, bu insanların bir arada oldukları partilerinin adı Demokrat Toplum olduğu halde, demokratik haklar talep etmeleri çok garibime gidiyor. Ya kendileri ne yaptığını, ne dediklerini bilmeyecek kadar bilgisiz ya da saçma istemleri ile vatandaşlarımızı aptal yerine koyuyorlar.
Gerçi buna benzer bir olayı Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenci iken, sanıyorum 1973 ya da 74 yıllarında yaşamıştım.
Olaylı yılların okulu olarak bilinen fakültede Dışilişkiler dersinde iken benim de fikirlerini benimsediğim Dev-Yol’cular derse girip A amfisinde forum olduğunu söyleyip herkesi davet ettiler. Hoca kürsüden inerken, müdahale edip derse devam etmesini söyledim. Kapıda bekleyen devrimci arkadaşlarım, “Mustafa arkadaş forum var diyoruz” dediler. Ben, “Duydum. Ders bitince bu sınıf orada olacak” dedim ve gittiler.
Forumda tüm sınıflar toplanmış yaklaşık 800 civarında öğrenci vardı. İki arkadaş konuşma yaptı. Son konuşmayı yapan Diyarbakırlı Ahmet, konuşmasını, “Kürtlere özgürlük” diyerek bitirdi.
Sınıf boşalıyordu ben ve arkadaşlarım bekliyorduk. Ahmet’i çağırıp sınıfta kaç öğrenci olduğunu ve kaç kişinin konuştuğunu sordum. O da bana, “Ağabey biliyorsun okullar yeni açıldı. Öğrenciler bazı şeyleri bilmeli” filan dedi.
SORULAR CEVAPSIZ KALDI
Ben, “Peki Ahmet sınıftaki 800 kişiden iki kişi konuşuyor ve sonuncusunu sen yapıyorsun. Sen de lafını Kürtlere özgürlükle bitirdin. Hangi özgürlükten bahsediyorsun. Burada Doğu ve Güneydoğu Anadolu yokluk, yoksulluk içerisinde. Okul yok, su yok, yol yok, hastane yok, fabrika yok, işsizlik çok, ağaların sömürüsü ve baskısı fazla deseydin, her şeyimle seninle olurdum.
Sen Türkiye’nin en güzel okulu olan bu fakülteye girerken, “Sen Kürtsün buraya giremezsin” diyen oldu mu? Peki baban bu şehrin en güzel yerine market açarken, “Sen Kürtsün sana izin vermeyiz” diyen oldu mu? Türkiye’nin her iline seyahat ediyor oralarda ticari faaliyetlere, eğitim faaliyetlerine ve diğer şeylere katılıyorsun. Gittiğin yerlerde kamunun tüm olanaklarından yararlanıyorsun? Tüm bunlar için, “Kürtsün buralara giremezsin” diyen oldu mu? “Seçme ve seçilme hakkında bir kısıtlamaya maruz kaldın mı” gibi sorular yönelttim.
O gün cevap alamamıştım. Olaylar nedeniyle okulu geç bitirdiğim için sonraları Ahmet’i görememiş ve kendisinden haber alamamıştım. Şimdi ovada mıdır dağda mıdır bilmiyorum.
O günlerden günümüze gelelim. Partinin başında PKK militanı ve bu örgüte yardım ve yataklık etmekten 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, Nurettin Demirtaş var.
TAKİYYECİLER DE SUSACAK
PKK üyeliği ve bu terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan tutuklu iken İstanbul Milletvekili seçilen Sabahat Tuncer şimdi TBMM’de.
Halen dağda ve terör örgütü PKK’nın yönetim kadrosunda olan Salman Kurtulan’ın karısı, Fatma Kurtulan gazetemizde yayınlanan resmine göre ve PKK’nın silahlı kadın kanadı olan Özgür Kadın Birlikleri’nin Harun Kampı’nda Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ile birlikte silahlı ve siyasi eğitim almış. Bu bilgileri örgütün yöneticilerinden S.S. doğruluyor. Şimdi bu iki şahıs da TBMM’de. “PKK ile hiçbir bağımız yoktur” dedikleri halde kaçırılan askerlerimizi PKK’nın kampına giderek teslim alanların arasında olan Osman Özçelik ve Aysel Tuğluk şimdi TBMM’de.
Partinin eski Genel Başkanı adada yatan bebek katilinin yanından ayrılmayan ve “onlara terörist diyemeyiz” diyen Ahmet Türk TBMM’de. Miletvekilliğinden emekli maaşı alan Leyla Zana’nın durumunu herkes biliyor.
Tüm bu adını saydıklarımız ve yandaşları eskiden ne hikmetse sakladıkları Kürtlüklerini şimdi söylüyor, dillerini konuşuyorlar. Veee ne yazık ki kendleri ve kandırdıkları veya kandırmaya çalıştıkları Kürt vatandaşlarımız için demokrasi ve hak talebinde bulunuyorlar. Yazık, hem de çok yazık. Bu ülkede hangi haktan mahrumsunuz anlayamadım. Bilmiyorsanız devlet kadrolarındaki yöneticilere, sanayi ve ticaret erbabına bakın yeter ve oturduğunuz yerde oturun.
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Diyarbakırlı Ahmet arkadaşa sorduğum sorular sizin için de geçerlidir.
Cevap verin de bakalım. Haklı bir tarafınız var mı anlayalım. 13.11.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (5) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 94 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |