|
Dünyayı Gezemedim Ama Konya'yı Gördüm |
|
|
|
|
Salı, 11 Aralık 2007 |
Hani, “Gez dünyayı gör Konya’yı” demişler ya; geçtiğimiz hafta Kombassan kurucularından Haşim Bayram’ın beni şikayet ettiği bir davanın duruşmasına katılmak üzere Konya’ya gittim.
Konya’da gazeteci dostlarım Latif Yıldız, Kemal Soylu ve Murat Dönmez ile uzun uzun sohbetlerimiz oldu. Konya esnafını ziyaret edip, gezdiğim her yerde hemen her kesimden insanlarla görüştüm.
Dünyayı gezmeden Konya’yı gördüm ama, orada da Türkiye gerçeğini tespit ettim. Vatandaşa bir dokunup bin ah işittim. İşte tespitlerim...
Ne oldu sana Haşim Bayram?
Beni bir vesile ile dava eden Haşim Bayram’la adliye koridorunda karşılaşınca, hal hatır sorup, geçirdiği trafik kazası nedeniyle “Geçmiş olsun” diyerek acil şifalar diledim. Ancak Haşim Hoca’nın beni anlamadığını hissettim. Kendisine, “Hocam sizinle eskiden iyi dosttuk. Yiyip içmişliğimiz ve beraber seyahatlerimiz var. Bunca hukuktan sonra neden beni mahkemeye verdin?” diye
sordum.
Haşim Hoca, tamamen bir başka şeyden bahsediyormuşuz gibi bana, “Trafik kazası geçirdim, sırtım çok ağrıyor” dedi. Şaşırdım. Sonra yanımıza Endüstri Holding Yönetimi’ne yeniden seçildiğini söyleyen Mustafa Ertekin geldi. O da Haşım Hoca’ya geçmiş olsun, deyip bir emri olup olmadığını sordu. Haşim Bayram aynen bana verdiği cevabı tekrarlayınca iyice şaşırdım.
Trafik kazası sonrası beyin kanaması geçiren Haşim Bayram ya hafızasını kaybetmiş, ya da son zamanlarda Kombassan dolayısıyla kendisine açılan davaların çoğalması sonucu tıpkı Susurluk davasında yargılanan İbrahim Şahin gibi hafıza kaybı numarasına yatıyor. Bu konuda elbette yanılmayı arzu eder ve tekrar Haşim Hoca’ya acil şifalarla kendisine gelmesini dilerim.
Konya’nın sıkıntıları
Günden güne gelişerek büyüyen Konya, beraberinde problemleri de getirmiş. Diğer iller gibi Konya’da da trafik çok yoğun. Yeterli otopark yok, vatandaş gelişigüzel park edince problem daha da artıyor.
Beş yolda geçite ihtiyaç varken, Karaman yoluna yapılması, ayrıca Organize Sanayi Bölgesi girişine alt geçit yapılmamasına Konyalı anlam veremiyor. İstanbul Yolu’nun kapatılmasını ise hiç anlamıyorlar.
Doğalgaz gelmesine rağmen, gazın ve geri dönüşüm sistemlerinin pahalı oluşu, hava kirliliğini artırıyor. Bu durum düz ovada yaşayan Konyalılara özellikle akşamları zor anlar yaşatıyor.
Isparta’da olan uçak kazasından sonra, var olduğu halde üç yıldır pistte kullanılmayan ILS cihazı Konyalıların gündeminde ilk sıralarda. Konyalı, bu konuyu açıklayan THY Müdürü Ahmet Postallı’ya soruşturma açılması yerine, ilgililer Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile görüşüp konunun halledilmesini istiyor.
Konya’nın en önemli projesi sayılan ve yıllardır hayali kurulan Konya Ovalarını Sulama Projesi (KOP)’nin bir an evvel başlaması isteniyor.
Küresel ısınmanın en çok etkileyeceği şehirlerin başında gelen Konya’da kuraklık yüzünden Akşehir Gölü tamamen kurumuş durumda. Buna benzer birçok küçük göl ve barajlarda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Ayrıca Tuz Gölü’nün de ömrünün gün geçtikçe kısaldığı bilim adamları tarafından sürekli gündeme getiriliyor. Bu gidişle Tuz Gölü’nün 2015 yılında tamamen kuruması hesap edildiğine göre önlem alınması gerekiyor.
Türkülere bile ilham olan Meram Bağları’nın korunması için, Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu’nun kaldırdığı daha önce uygulanan 3 bin metrekareye bir ev yapılması imarına dönülmesi isteniyor. Böylece Meram Bağları’nın betonlaşmasının önleneceği ileri sürülüyor.
Konya’da yeşilin yok edildiğine inananlar, Şems Parkı altının neden betonlaştırıldığını da bilmiyor.
Konyalı genelev istiyor
Konya esnafı, Hz. Mevlana sayesinde durumlarının iyi olduğunu söylüyor. Unesco’nun yaşadığımız yılı Mevlana Yılı olarak ilan etmesinden sonra Konya’ya gelen yerli ve yabancı turistin arttığı belirtiliyor. Konya tarihinin geçmişi de buna eklenince Konya’nın önemi daha da artıyor. Ancak bunca çabaya rağmen Konya’nın dolayısıyla ülkemizin yeteri kadar tanıtılmadığına inanılıyor.
Konyada en önemli sorun ise nüfusu her geçen gün artan ve 80 bin öğrencinin olduğu Konya’da genelevin kapatılması da ön plana çıkıyor. Genelevin bir subap olduğunu ileri süren Konyalılar, “Genelevi kapattılar ama şimdilerde her mahallede faaliyet gösteren fuhuş evlerine hiçbir yetkili müdahale etmiyor. Bu konu göz önüne alınıp gerekenler yapılmalı” diyorlar.
İstatistiklere bakılınca Konya’da içki ruhsatlı lokanta yok denecek kadar az olmasına karşın, ülkemizde en çok içki tüketilen yer olarak görünmesi dikkat çekiyor.
Yarın:Hz. Mevlana’nın çağrısı
11.12.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 120 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |