|
Eğitim ve İbadet İle İlgili Şikayetler |
|
|
|
|
Perşembe, 13 Eylül 2007 |
Ne hikmettir bilinmez her yıl okulların başlayacağı günler öncesinde yoğun bir şikayet furyası başlar.
“Filancı okul müdürü kayıt için şu kadar para istedi.” Bir başkası, “Çocuğumu okutmak istiyorum ama param yok. Senet imzalayalım dedim kabul etmediler.” Bir diğeri, “Okullar devletin değil mi? Neden para isteniyor” cinsinden feryatlar gelmeye başladı.
Bu feryatları fırsat bilen başta bakan ve yetkilileri ile özellikle İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’in demeçleri hemen gazetelerde yerini buluyor.
Bunlar Osmanlı padışahları gibi ferman üstüne ferman yayınlamaya başlıyorlar. “Kayıtlar sırasında veliden para isteyen her kim olursa olsun gözünün yaşına bakılmayacak ve hemen afaroz edilecek. Duyduk duymadık demeyin bu iş sıkı takip edilecektiiir...”
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, bu tür şikayetleri dinlemeye meraklı olmalı ki, basın aracılığı ile cep telefonunu velilere duyurdu. Şimdi bol bol şikayet dinliyor olmalı.
Evet Ata Bey’in halkı dinlemesi elbette bizleri memnun eder. Mesele dinlemek değil. Mesele olaya çözüm getirmektir. Peki bunlar neler olur veya olabilir.
Öncelikle şu hususları bilmemiz gerekiyor. Başta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olmak üzere, son günlerde bu konu ile gündeme gelen İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’e soralım.
Okullara genel bütçeden ne kadar ödenek ayırıyorsunuz?
Okullarda çocukların kirlettiği sınıfları kim temizliyor? O temizliği yapanların parasını kim ödüyor?
Genel bütçeden okullara bakım onarım (Boya, badana, cam, vs. vs) için para gönderiyor musunuz?
Bu ve benzer soruları çoğaltmak mümkün. Tüm bunlara cevabınızın hayır olacağını da biliyorum. Peki o zaman okullar teftiş edildiğinde, okul müdürlerine ve yöneticilerine, “Okul, boyası, badanası olmadığı için berbat görünüyor. Camlar kırık. Yerler kirli ve bahçe bakımsız” denilerek neden soruşturma açtırıyorsunuz?
Hem para vermeyecek hem de okul ve eğitim için alınan paraya mani olacaksınız. Olun olmasına ama, para Okul Aile Birliği veya yöneticiler marifeti ile alınıyorsa bile kontrolünüz altında olsun. Her veli elbette çocuğunun eğitimi için elinden gönlünden ne geliyorsa onu versin. Ayrıca her şeyi devletten de beklemesin.
İmamlar neden şikayet edilmiyor?
Okullara toplanan bağışla ilgili olarak biraz da ibadet, cami ve eğitim üzerinde duralım. Önce şöyle bir sorumuz olacak. Sizce ibadet mi eğitim mi önemli?
Cevabınızı şimdiden bilmiyorum. Bana göre ikisi de önemli ama eğitim önceliklidir. Çünkü ibadet, yürürken, yatarken, ulaşım araçlarında, gönüllerde ve kalplerde yapılabiliyor. Eğitim ise okuldan başka hiçbir yerde bir insanın eğitilmesi mümkün değil. Öyle ise önceliğimiz okullardır. Bu konuyu ülkemizde en iyi bilenlerden birisi de Fethullah Gülen’dir.
Buradan hemen camilere girelim. Çocuğunu kaydettirirken kendisinden istenen az bir para için kıyamet koparanlardan Küçükçekmeceli bir okurumla görüştüm.
Ahmet Naim, bağırıyor, “Olur mu efendim, yasaksa nasıl para istenir. Okulların masrafı, öğretmenlerin maaşını devlet ödemiyor mu? Bizden nasıl para isterler?” diyor. Adam haklı. Öğretmenlerin maaşını devlet veriyor. Okulun masrafına karışmadığını bilmiyor. Ayrıca belki de oy için, torbalarla erzak, fonlardan para, bütçeden gelir desteği, kimsesizlik, ihtiyarlık yeşil kart, malullük parasına halkımız alıştırıldığı için onlardan az da olsa para istemek işlerine gelmiyor olabilir.
Okurumla aramızda küçük bir konuşma geçti.
- Camiye gidiyor musunuz?
- Elhamdülillah Müslümanız. Elbette gidiyorum.
- Memnun oldum, ben de gidiyorum. Siz hiçbir imamı namaz kıldırma parası alıyor diye şikayet ettiniz mi?
- Hayır efendim öyle bir şey olmuyor ki...
- Peki cuma ve bayram namazlarından sonra cemaatten toplanan paralar neyin nesi. Üstelik kaydı kuydu da yok.
- Aman efendim o hayır, hasanet işi.
- Çocuğunun geleceği için okuduğu ve başkalarının çocuklarının da okuduğu bilim yuvasına para vermek hayır sayılmaz mı?
- Sayılmaz olur mu. Kur’anın ilk ayeti “Oku”dur. Dinimiz ilim Çin’de de olsa gidilmesi, bir harf öğretene kırk yıl köle olunması gerektiğini bildiriyor.
- Peki senden çok mu para istediler.
- Benden 50 YTL istediler.
- Peki bu para çocuğunun eğitimi için değmez mi. Neden şikayetçisin?
- ...
Diyecek bir şey olmadığı için sustu ve “Haklısınız. Bunu bize böyle anlatan olmadı” deyip telefonu kapattı.
Sonra İstanbul Müftülüğü’ne sordum. Camilerde toplanan paralar için şikayetler geliyor mu diye. Onlar ‘Çok az. Cemaatin bazıları, “Filanca cami için çok para verdik ama söylenen şeyler hâlâ yapılmadı” diyorlar. “Bakıyoruz ama önemli bir şey tespit edemiyoruz” dediler.
Benim bildiklerim ve aktarmak istediklerim bunlar. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile İstanbul İl Müdürü veya diğer yöneticiler konuyla ilgili bir şey söylerlerse ben buradayım efendim...www.aksam.com.tr 5.09.2007
Favori olarak ekle (11) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 85 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |