|
Salı, 18 Mart 2008 |
Ülke karma karışık. Sınır ötesi operasyonun tamamlanması için ABD talimat verdi mi, vermedi mi tartışmaları sürüyor. Türban meselesi üstü örtülmeyecek vaziyette tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Herkesin gözü Anayasa Mahkemesi’nde. Ülkede başka bir şey yokmuş gibi, Fenerbahçe’nin Sevilla’yı elemesinden sonra, Ahmet Çakar’ın bikinisi ön planda.
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi gündem yaratmada usta olan Başbakanımız bu kere, “Her kadın en az üç çocuk doğurmalı” deyince Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan her etkinlikte kulakları çınlatıldı.
Evet her kadın en az üç çocuk doğursun nüfus çoğalsın da, hangi gelirle geçinecekler? Bu kadar nüfusa seçimlerde dağıtılan erzak ve kömür torbaları yeter mi bilmem...
İşte böylesine geçinmenin zor olduğu ülkemizde, devletin güvencesinde oldukları halde sürünen, feryat eden emeklilerin sesini duyuyor musunuz bilmiyorum.
Bilindiği gibi emeklilere yüzde 2 zam yapıldı. Şimdi hemen birçoğu saklandığı halde, daha saklanacak yeri kalmadığı için açıklanan enflasyon rakamlarına bakalım. Ocak ayı enflasyonu yüzde 0.80, şubat ayı enflasyonu ise yüzde 1.29 olarak gerçekleşmiş. Yani emekliye yapılan zam iki ayda eridiği gibi, kıt kanaat geçinen emeklinin cebinden de bir miktar almiş.
Durum böyle iken, şu günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan “İl Özel İdaresi ve Belediye Gelirleri Kanunu tasarısı ile” emekli ve özürlülerden alınmayan Emlak Vergisi kaldırılıp, yüzde 50 zamlandırılarak alınması geliyordu.
Ancak AKP’nin içerisinden bazılarının önümüzdeki yıl yapılacak mahalli seçimler aklına gelmiş olmalı ki, emeklilerle özürlülere atılmak istenen bu kazığın seçimlerden sonraya ertelenmesi için çalışmaların başladığını öğrendim.
Emekli bu zamdan bir yıl için muaf olacak ama belli ki AKP hükümeti mahalli seçimlerden sonra bu zammı aynen yine emekliye bindirecektir, haberiniz ola...
DSP’li Yağız, Başbakan’a soru soramadı, ben soruyorum!..
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, TBMM’de verdiği soru önergeleri ile biliniyor. Başbakan’ın medya mensuplarına fazla dava açması nedeniyle, bir medya mensubu olarak Başbakan’a, “Siz gazetecilere dava açıyorsunuz da başkalarının sizin hakkınızda dava açmasına neden kızıyorsunuz?” diye sormak istemiş ancak bu soru TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil tarafından geri çevrildiği için soramamış.
Süleyman Yağız’ın iade edilen, dolayısıyla Başbakan’a soramadığı diğer sorular ise şunlar;
Partinizin bir grup toplantısında davalarla ilgili kızgınlığınızı dile getirirken, gerekçe olarak, “Ben bu ülkenin Başbakanıyım” demeye neden gerek duydunuz?
Başbakan olmanız, hakkınızda dava açılmasına bir engel oluşturmakta mıdır? Başka bir ifadeyle başbakanlar imtiyazlı mıdırlar ki, hakkınızda dava açılmasını yadırgıyorsunuz?
Bu zamana kadar gazetecilere kaç dava açtınız ve kaçını kazandınız?
Süleyman Bey’in soramadığı soruları aynen ben soruyorum. Sayın Başbakan cevap verir veya vermez o kendisinin bileceği ve vereceği karardır.
Belediye yol kapattı!..
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi gazetemizin önünden geçen Davutpaşa Caddesi’nden, Kale İş Merkezi önüne ve oradan da birinci çevre yoluna çıkan yolu resmen asfalt doldurarak kapattı.
Şimdi bizim Türk Medya çalışanları ve diğer vatandaşlar Davutpaşa Caddesi’nden birinci çevre yoluna gitmemiz için Güngören Meydanı ya da Tozkoparan kavşağından geri dönüp aynı yere gelmek durumunda kalıyoruz.
Durum böyle olunca da şikayetlerin ve homurdanmaların bini bir para. O zaman Büyükşehir Belediyesi’ne düşen iş hangi akıl ve mantıkla hareket ederek o yolu anında nasıl kapattılarsa, yine aynı çeviklik ve sorumluluk anlayışıyla açmalarıdır. Böylece insanlar Topkapı’ya ya da birinci çevre yoluna çıkmak için hem fazla kilometre yapmaktan hem de zaman kaybından kurtulacaktır...
Tarihte bugün
1918 - Erzurum işgalden kurtuldu.
1921- Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı ulusal marş olarak kabul edildi.
Mustafa Kemal Atatürk İstiklal Marşı’nın kabulünden sonra şunları şöylemiş:
“Bu marşın, İstiklal davamızı anlatış cihetinden büyük bir manası vardır. Benim en beğendiğim parçası da budur:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakka tapan, milletimin istiklal.
Benim bu milletten daima hatırlanmasını istediğim vecizeler işte bunlardır.”
1971- Silahlı Kuvvetler, 12 Mart Muhtırası’nı verdi. Başbakan Süleyman Demirel, bu gelişme üzerine istifa etti.
12.03.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 46 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |