Köşe Yazarları
Mustafa Dolu
İstanbul'a Kim Sahip Çıkacak?... | İstanbul'a Kim Sahip Çıkacak?... |
|
|
|
| Salı, 22 Ocak 2008 | ||||
|
Türkiye’nin kalbi, finans merkezi, en kalabalık ili, en çok vergi veren ve en eski yerleşim merkeziyle başkentlerinden biri, birçok medeniyeti barındırıp onların izini taşıyan ve fethedilmesiyle çağ değiştiren şehir olan İstanbul kimin? Evet, 1950’lerden bu yana ülkeyi yöneten hükümet ve belediyelerin yanlış yönetimleri yüzünden o kadar çarpık gelişmiş ki; günümüzde artık yaşanamaz, bir yerden bir yere ulaşılamaz, sokakları güvensiz, işsizlerle dolu ve plansız halde gelişen büyük bir Anadolu köyü halinde. Veee gelecekte İstanbul birçok depremzedenin mezarı haline geleceği biline biline kimsenin kılı kıpırdamıyor. Bunun vebali bu güzel şehri bu hale getirenlerin boynuna olsun. Yaşadığımız yerin hali Aslında Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın CHP İstanbul Milletvekili Sacit Yıldız’ın sorduğu sorulara verdiği cevaptaki açıklamalara bakılırsa İstanbul’da durmamamız gerekiyor. Bu açıklamaları, İstanbul’u yönetenler başta olmak üzere Türkiye’yi yönetenlerin de bildiği, 325 yılından bu yana büyüklükleri 7 ila 9 arasında değişen 13 büyük deprem yaşayan İstanbul gerçeğini, bilim adamlarımızın da sürekli söylemesine rağmen, İstanbul’a sahip çıkılmaması çıldırtıyor insanı. Bakan Özak’ın yaptığı açıklamalarda İstanbul’da bir milyon civarında bina ve 3.3 milyon bağımsız bölüm halinde yapı bulunduğu, bu binaların yüzde 90’ında standart dışı malzeme kullanıldığı, yüzde 64’ünde korezyon yaşandığı, yüzde 16’sında yaşlanmaya bağlı yıpranma ve yüzde 25’inde de zemine bağlı problemler olduğu belirtiliyor. Elinizi vicdanınıza koyun Bakan Özak, İstanbul’daki binaların yüzde 60-70’nin ise ruhsatsız yapıldığını, İstanbul’da olası bir depremde ne kadar zayiat verileceğni bu tablonun gösterdiğini, zayiatın az olması için buldukları 310 milyon euronun İstanbul için harcanmaya başladığını, İstanbul’da bulunan 80 bin kamu binasından 1082’sinin güçlendirileceğini, bunlardan 764’ünün bitirildiğini ve 11 okulun yıkılıp yeniden yapıldığını belirtti. Tüm bu verilere lütfen bir bakın. Sonra elinizi vicdanınıza koyun ve iyimser bir rakam söyleyin. Bu koşullarda İstanbul’da bir deprem yaşanırsa sizce zayiat ne kadar olur? Söyleyin, çekinmeyin. O zayiatların içerisinde kendimiz var mıyız yok muyuz bileniniz var mı? Tüm bu bilgilerden yoksun bir şekilde evlerimizde yaşamaya devam ediyoruz. Durumumuzu ne bize soran ne de ne yapmamız gerektiğini söyleyen var. En önemlisi bu şehri yönetenlerin kılı bile kıpırdamadan karınca hızıyla bir şeyler yapıldığı söyleniyor. Gelecekte ağıtlar neredeyse hazır gibi, ne dersiniz? Yahu İstanbul kimin? Karslı amcanın anlattığı hikayede olduğu gibi, kiminse bu şehre neden sahip çıkmıyor?.. Güneydoğu elektriğe zaten para vermiyor Başbakan Erdoğan yerel seçimlerde Diyarbakır Belediye Başkanlığı’nı kazanmak amacıyla pilot bölge seçecekleri bazı illerde elektrik parası alınmayacağını ima etti. Bunların başında Diyarbakır’ın geleceğini herkes biliyor. Elektrik dağıtım şirketlerinin raporlarına bakıldığında zaten Doğu ve Güneydoğu ile varoşların oluştuğu büyük kentlerde elektriklerin yüzde 60’dan fazlasının kaçak olduğu biliniyor. Yıllar önce Sema Küçüksöz ile Şırnak’a gidip o zamanki Belediye Başkanı Beşir Tatar’ı ziyaret ettiğimizde, köy muhtarına telefon ederek şunları söylemişti. “Yahu muhtar, köyünüzde ahırlarınız bile gündüz gibi ama, bir tane bile abone olmadığı söyleniyor. Bir-iki abone yaptırsan iyi olur.” Şimdi dağıtılan erzak ve kömürlerden sonra elektrik parası alınmasa ne olur yani.. 2B yeniden geliyor Geçtiğimiz dönemde Parlamento’dan geçen ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen, kamuoyunda 2B yasası olarak a bilinen tasarı yeniden hazırlanıyor. Tasarının özü, orman vasfını kaybetmiş Hazine arazilerinin satışını öngörüyor. Yani bir bakıma gecekonducuların zamanında ormanları işgal edip üzerindeki ağaçları da katlederek vatandaşa sattıkları, günümüzde büyük rantlar elde edilecek olan arazileri işgal etmiş olanlara devletin peşkeş çekmesinin yasal zeminidir. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı ve Maliye Bakanlığı’nın da görüş verdiği belirtilen yasa TBMM’ye gelince yine rantların bölünebilmesi için kavgaların çıkacağı şimdiden belli. Ne yapalım; devletin malı galiba deniz... Tarihte bugün Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 77 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Son Haberler |
| Köşe Yazarları |
| Ziyaretçi Defteri |
| Alucra Resimleri |
| Alucra Videoları |
| E-Posta |
| Mustafa Küçük |
| Ozan Arif |
| Hasan Sarıyer |
| Hüseyin Karataş |
| Salim Işıklı |
| Ruşen Aydeniz |
| Yusuf Fenerci |
| Mahmut Urkaç |
| Bayram Kantar |
| Teoman Yakupoğlu |
| Zülal Söylemez |
| Yazarlarımız |
| Değerlerimiz |
|
Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli! Üye değilseniz lütfen tıklayın! |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |