Kutlu Doğum Haftası'na uygun derbi nasıl oynanır!..
Cuma, 25 Nisan 2008
Yazarımız Oray Eğin’in, Galatasaray Kulübü’nün, ABD’ye tedavi amaçlı giden ve bir cemaatin lideri olduğu belirtilen Fethullah Gülen cemaatine satıldığı yolunda yazısı yayınlandı. Arkasından, Fatih Terim’in de Amerika’da Hoca Efendi’nin elini öptüğü ve ondan icazet aldıktan sonra Milli Takım’ın başına geçtiğini yazdı. Bu yazıya Terim Hoca itiraz edip, “Ben hayatımda hiç kimseden icazet almadım. Geldiğim her yere bilgim ve bileğimin hakkıyla geldim. Bundan böyle de böyle olacak” mealinde bir açıklama gönderdi.
Arkasından Genel Yayın Yönetmenimiz Serdar Turgut, bir GS taraftarı olarak kulüpte oyunlar oynandığını, takım içerisinde bu yönde belirtiler gördüğünü, bunlardan rahatsız olduğunu ve üzüldüğünü dile getirerek,”Bu şartlarda GS’da kalmanın bir anlamı yoktur” diyerek kulübü terk ettiğini ve artık FB’yi tutacağını açıkladı.Tüm bunların doğru olup olmadığına dair, başta Adnan Polat Başkan ve GS camiasından bir açıklama beklerken, camiayı altüst eden, insanların kafalarını karıştıran, Ulusal Egemenlik Haftası’nda, Kutlu Doğum Haftası’nı konu eden açıklama Hakan Şükür Efendi’den geldi.
“GS-FB arasında oynanacak derbi maçı Kutlu Doğum Haftası’na uygun biçimde olmalıdır.”
Buyurun bakalım, yılın derbisi ve dünyada önemli derbiler arasına giren ve Türkiye Turkcell Süper Ligi’nin şampiyonunu belirleyecek derbi öncesi, Cumhuriyetçiliği ve laikliği ile övünen GS kaptanının yaptığı açıklama. “Hadi buyur burdan yak.”
Kutlu Doğum Haftası, Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın doğum gününün kutlandığı bir hafta olup, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından son yıllarda büyük camilerde kutlanan bir haftadır. Bu hafta peygamberimizin doğup büyüdüğü ve halen naaşının orada olduğu bize göre kutsal topraklar sayılan Arap ülkelerinin hiçbirinde kutlanmamaktadır.
Bu haftada hatimler indirilir, mevlitler okunur, peygamberin kişiliği anlatılır ve en önemlisi Allah rızası için onların ve geçmişlerimizin ruhu için Kur’an ve Fatiha okunarak onlara hibe edilir. İslam’a sonradan sokulan kuralların bazılarında olduğu gibi zorunluluğu da yoktur.
Şimdi Hakan Şükür Efendi’nin önerisine uygun bir maç olması için bana göre şunlar yapılmalı:
Bu derbi maçı öncelikle bugüne yani mübarek Cuma gününe alınmalıydı.
Cuma namazı eda edildikten sonra, hafızların kıraatı ile Ali Sami Yen Stadı’nda seyircilerle birlikte hatim indirilmeli.
Böylece bu stattan ebediyete intikal etmişler yad edilmiş, ruhlarına dualar ve Allah’ın kelamları iletilmiş olur.
Maç başlamadan önce, futbolcular ve seyircilerle birlikte, Allah rızası için iki rekat şükür namazı kılınmalı. *Bu namazda uzaktaki efendisi münasip görürse Hakan Hoca Efendi imamlık, Sabri ise müezzinlik yapmalıdır.
Maç bildiğimiz tezahüratlarla değil, tekbir sesleri ile başlamalı.
Gol atılınca bildiğimiz tezahüratlar değil, “Şükürler olsun. Bismillah, Allahu Ekber, Goool” diye bağırılmalı.
Eğer maç esnasında tartışmalı bir pozisyon olursa, kenarda hazır bekletilen ulemaya danışılıp karar verilmeli.
Böyle bir maç olduğunu benim gibi siz de bir hayal edin bakalım. Merak ediyorum neler hissedeceksiniz?..
Hepimiz Ermeni ve Hrant olduk ama bayrağımızı çiğniyoruz
Dün yazıişleri toplantısında haberlere bakarken, gelen iki fotoğraf karşısında irkildim. Çok kızdım ve bir o kadar da üzüldüm. Ermenistan’da sözde Ermeni soykırımının yıldönümü anılıyor. Bunun için yapılan anıta başta Cumhurbaşkanları Serj Sarkisyan olmak üzere Ermeniler kırmızı ve beyaz karanfiller koyup saygı duruşunda bulunuyorlar.
İşte tam orada yerde al bayrağımız var. Bayrağımız ayaklar altında ve anıta gidenlerin tümü üzerinden geçiyor. Hadi gel kızma bakalım. Ben Ermenilere kızmıyorum. Hani bir zamanlar, “Hepimiz Hırant’ız, hepimiz Ermeniyiz” diye bağıranlar vardı ya, şimdi onlara soruyorum: “Evet hepimiz Ermeni olduk da ne oldu? İşte resim ortada. Şimdi kendi bayrağımızı kendimiz mi çiğnemiş oluyoruz?” Arkasından Ulu Önder Atatürk’ün İzmir’de yaptığı geliyor aklıma.1921 yılında İzmir’i işgal eden Yunan Kralı Kostantin, İzmir’e geldiğinde, Karşıyaka’daki İplikçizade Köşkü girişine serilen Türk bayrağını çiğneyerek giriyor.
Yıllar sonra aynı köşke giden Atatürk büyük sevgi ile karşılanıyor ve tam köşkün girişine bu kere Yunan bayrağı seriliyor. Bayrağı yerde gören Atatürk yüzünü ekşiterek durup olayı soruyor. Mesele kendisine anlatılınca Atatürk, “Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü bayrak milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam” diyerek bayrağı toplattıktan sonra köşke giriyor. Şimdi ülkemizde hep Ermeni olanlar, Atatürk’le tebasına geçtikleri milletin Cumhurbaşkanı ve diğer fertlerini ya da kendilerini bir karşılaştırsınlar bakalım. Duyguları nasıl olacak merak ediyorum.
25.04.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır