|
Mahmut Mustafa Okuyan da İş ve Aş Sahibi Olacak mı? |
|
|
|
|
Cumartesi, 05 Ocak 2008 |
Dağdaki teröristlerin analarının yanına dönmesi için, yapılan çağrılar ve uygulamalar açıklanınca, lehte ve aleyhte gelişmeler sürüyor.
Teröristlerin yandaşları ve yakınları konuya olumlu bakıyor. Zaten Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesi incelendiğinde; anasının yanına dönenler üstüne üstlük, iş, aş, gerekirse ev, otomobil ve plastik cerrahi müdahale ile görünüm ve ses değişikliği yapılarak toplum içerisinde yerini alabilecek. Böylece ömrünün geri kalan kısmını eski terörist olarak değil, iş sahibi biri olarak geçirecekler.
Yasaya göre terörist, “Evet ben kandırıldım. Dağa çıktım. Askerlere pusu kurdum ama kimseyi vurmadım” dediği anda aksini ispat edecek bir görüntü olmadığına göre, bu hakkı anasını ve sıcak yuvasını özleyen herkes kullanabilir.
Peki Mustafa Okuyan ve onun gibilerin durumu ne olacak?
Mustafa Okuyan, Rize İli Pazar İlçesi Başköy nüfusuna kayıtlı 1956 doğumlu bir vatandaşımız. Ailesi ile geçinemediği için İstanbul’a ablasının yanına gelmiş. Eniştesi ile geçinemeyip kendini sokağa atmış. Yağmur ve kardan üşüdüğü için Zeytinburnu’nda bir fırına girip ısınmaya başlamış. Islanan elbiselerini kurutmak için çalışanlardan birinin fırın kıyafetini giymiş. O vaziyette hırsız diye yakalanıp hapse atılmış.
İzmit’te otomobil çarpan bir vatandaşa yardım ettiği için ona misafir olmuş. Bloktan çıkarken yabancı olduğu için, bu kere ayakkabı çalmak suçu ile yakalanıp hapis yatmış.
Arkasından Fatih’te bir dergahta çalışırken, camide yattığı için halı çalmak ya da teşebbüs etmek suçundan halen Beycuma Cezaevi’nde yatıyor.
İlginçtir; mahkum Mustafa hayatında bir kere hırsızlık yaptığını itiraf ediyor ve diyor ki, “Rize’deydim. Yeğenime araç çarptı. Trabzon Tıp Fakültesi Hastahanesi’ne kaldırdılar. Onu görmek istedim. Trabzon’a gidecek para bulamadım. Dergahtan ve camilerden istedim vermediler. Ben de Taşçıoğlu Camii’nin kumbarasını aldım. İçinden çıkan 40 YTL ile yeğenimi ziyaret ettim. Ama ben yapmadığım hırsızlıklardan hep hapis yattım ve halen yatıyorum” diyor.
İtiraf mı, işte size itiraf buyurun bakalım. Olaylar ve yerleri belli. Şimdi devlet ne yapacak? Mahkum Mustafa Okuyan, estetik müdahale, ev ve otomobil de istemiyor. Sıcak çorba içebileceği uygun bir iş istiyor.
Mektubunun sonunda da, “Bunun için terörist mi olmamız gerekiyor?” diye de soruyor.
Bundan sonrası yasalara ve teröristleri analarının yanına çağıranlara kalmış...
İmam Hakyemez hâlâ kadınların nefsini anlatıyor mu?
“Karınızı çalıştırmayın. Kadınların dokuz nefsi vardır. Eğer çalıştırırsanız sizi aldatır” diyerek gündeme gelen Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii imamı Hasan Hakyemez’i soruyor birçok okurum.
Gazetelerden bu haberi okuyunca tıpkı o camiyi basan kadınlar gibi ben de şoke olmuştum.
Bu çağda bu kafa. Hem de İstanbul’un elit yerlerinden biri olan ve İstanbul’u fetheden kişinin adının verildiği caminin minberinden bir hafta önce dangalakça bir laf yükseliyor. Şimdi, Anadolu’nun okuma-yazma oranı düşük, gazete, dergi ve kitaplardan yoksun, okulunun kapalı olduğu bir köyü ve orada böylesi bir imamı dinleyen o güzelim insanların, “Bunu imam söylüyorsa doğrudur” deyişlerini düşünün bakalım.
“Kanlı Pazar” günü kan akıtanlarla, Madımak Otel’de insanları yakanlar işte bu kafanın ürünleriydi.
İstanbul’un göbeğinde meydanı boş bulup dinimizde olmayan şeyleri anlatan ve cemaati kandırmaya çalışan imam Hasan Hakyemez, Cami Yaptırma ve Güzelleştirme Derneği yöneticileri ve cemaat tarafından şikayet edildiğine göre; okurlarımın sorusunu Büyükçekmece Müftüsü ile İstanbul Müftülüğü’ne sormamız gerekiyor.
Sahi Beylikdüzü Fatih Sultan Camii’nde hem de cuma namazında, “Kadınların dokuz nefsi vardır. Onları başkalarının yanında çalıştırmayın. Nefsine hakim olamaz, sizi aldatır” diyen bu imamın söyledikleri Kur’an’da var mı? Bu imam hâlâ kadınların nefsini mi anlatıyor, yoksa kendi nefsinin hesabını mı veriyor?
Bilgilendirilirsem okurlarımla paylaşacağım.
TARİHTE BUGÜN
1967: Batman-İskenderun petrol boru hattı hizmete açıldı.
1976: Truva kentinin bulunduğu yere 12 metre yüksekliğinde Truva Atı yapıldı.
1979: Anadolu Ekspresi ile Boğaziçi Ekspresi, Sincan yakınlarında çarpıştı. Kazada 19 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1996: Ümraniye E Tipi Cezaevi’nde çıkan olaylarda üç kişi öldü, 67 kişi yaralandı.
04.01.2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 44 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |