İktidar olmak zor iş. Atarsın, tutarsın ve sözünü yerine getiremezsin. Sonra yerine getiremediğin söz için bahaneler uydurursun. Bu da siyasiler için iyi bir şey olmasa gerek. Bugünlerde kimse, “Yahu parti kapatma davası açıldı, onun için böyle oldu” der mi, yoksa, “Hadi yaa biz bunları biliriz. Oy toplama zamanı hep böyle derler ama sonra yine kendi bildiklerini okurlar” mı deniliyor bilinmez.
Benim bildiğim, gelen mesajlardan anladığım kadarıyla memur, emekli, dul ve yetime verilen sözlerin yerine getirilmediğidir.
Hükümetin enflasyon hesapları tutmadığına göre, şu anda dul ve yetimin hakkı yeniliyor beyler. Dul ve yetimin hakkını yiyenlerin sonunun ne olduğu tarih sayfalarında var. Ayrıca dinimiz gereği kul hakkından da önemli olan, dul ve yetimin hakkını yemek en büyük günahlardan ve vebal sayılıyor. O zaman nasıl affettirileceğinin hesabı yapılmalıdır.
Zamlar çoktan eridi
Benim hesabım şöyle: Hükümet 2008 yılında bir enflasyon hedefi belirledi. Bu hedefe göre de emekli, dul ve yetimlere yılın ilk yarısı için yüzde 2 zam yaptı. Yılın ilk üç ayında enflasyon oranları TÜFE’ye göre yüzde 3’ü geçti. Bu oran yıllık bazda 9.15 oldu. ÜFE ise sadece mart ayında yüzde 3.17 artarak, yıllık bazda 10.50 oldu. Bu rakamların ilginç ve tehlikeli bir yanı ise 2003 yılından bu yana mart ayı ÜFE enflasyonunun rekor kırmasıdır.
Emekli, dul ve yetimin sıkıntısı şu günlerde sürüyor. Üretici fiyatlarında mart rekor kırdığına göre, şu sırada meyve-sebze fiyatlarında anormal yükselme olduğunu zaten fark edeceksiniz.
Böylece emekli, dul ve yetime verilen yüzde 2’lik zam çoktan erimiş, emekli, borç yiyenin kesesinden yediği gerçeğinden hareketle, kemerini biraz daha sıkmaya ve açlığa devam edecek demektir.
Hükümet; enflasyon hedefini tutturamadığına göre, ya dul ve yetimin hakkını yemeye devam edip bu ağır vebali taşıyacak ya da enflasyon farkının ödenmesi için tedbir alıp hemen yerine getirecek.
İnsanların hakkını yiyerek vebal altında yaşamanın toplumsal sorumluluğunu bildiğini sandığım yöneticiler, bu veballe yaşayacaklarsa, diyecek bir şeyimizin olmadığını da belirtmek isterim. Ancak onların yüzüne nasıl bakacaklarının da hesabını yapmalıdırlar.
Erbakan Silivri’de daha rahat ederdi
Milli Görüş’ün kurucusu sayılan Necmettin Erbakan’ın, RP kapatılmadan önce devlet yardımı olarak verilen trilyonlarda, evrakta sahtecilik yaptığı için, Ankara 9. Ağır Ceza’da yargılanmış ve 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olmuştu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi yapılan itirazı inceledi ve cezayı onayladı. İşte bu onaydan sonra halk deyimiyle vay anam, “At kaçtı torba düştü.”
Yani halk hemen tepkisini
e-mail, telefon ve faksla bildirmeye başladı.
Halkımızdan, “83 yaşındaki İlhan Selçuk gözaltına alınıyor da, Necmettin Erbakan’ın mahkumiyeti onaylandığı halde neden evine gönderiliyor?” diyenler var.
“Necmettin Erbakan’ın hanımı vefat ettiğine ve bakacak kimsesi olmadığına göre, Türkiye ve Avrupa’nın en modern hapishanesi olan Silivri, Erbakan için daha uygun değil mi?” diyenler var.
“Biz bölücübaşı çocuk katili Apo için ada tahsis etmiş bir milletiz. Onun korunması sağlığı ve bakımı olağanüstü düzeyde yapldığına göre, Erbakan yazlığında kalacağına aynı adayı Apo ile paylaşamaz mıydı?” diyenler var.
En önemlisi; üzerinde tahrifat yapılarak, hukuktaki adı ‘evrakta sahtecilik’ olan suç nedeniyle kaybolan trilyonların nerede olduğunu ve ne olacağını soranlar var. Bu grubu oluşturan okurların hemen hepsi, “Ben değil trilyona, yüz bin ve katlarına bu hapsi seve seve yatarım. Oh ne ala; tüyü bitmemiş yetimin hakkını ye sonra da yan gel evinde yat. Olur mu böyle şey” diyorlar.
Ne yapalım arkadaşlar. Her halde kanun böyle. Ayrıca hukukun üstünlüğü de böyle bir şey işte. Günümüzde bunu bilmeyenler dikkate almalı. Öyle değil mi?
Tarihte bugün
1830: Avrupa ülkeleri, Osmanlı İmparatorluğu’ndan, bağımsız Yunan devletini onaylamasını istedi.
1924: Mahkemeler Teşkilatı Kanunu kabul edildi. Kadıların yerini hakimler aldı.
1996: Lice, Hani ve Genç ilçelerinde terör örgütü PKK’ya karşı düzenlenen operasyonlarda 110 terörist öldürüldü. Operasyonlarda 27 asker şehit düştü.
1999: Hakkari Valisi Nihat Canpolat’a, Yüksekova ilçesinde bombalı saldırı düzenlendi. Canpolat saldırıdan küçük sıyrıklarla kurtuldu, şoförü öldü, 7 kişi yaralandı.
08.04.3008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 68 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |