Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mustafa Dolu arrow Mesele Atatürk'mü,Yoksa Kurduğu Devlet Biçimi'mi
Mesele Atatürk'mü,Yoksa Kurduğu Devlet Biçimi'mi PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Çarşamba, 02 Temmuz 2008

Ülkemiz çok ciddi meselelerden geçiyor. Etraf toz duman. İşçi, memur, esnaf, sanayici, ithalatçı, ihracatçı, herkesin problemi var. Milletçe önümüzü göremiyoruz. Kimse geleceğini planlayamıyor. Yatırım mı yapsın, tasarruf mu yapsın, üretime mi yönelsin belli değil.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, dünyanın en pahalı benzin ve mazotunu kullanan bir ülke iken, dün elektriğe yapılan zammın başlaması ve doğalgaza yapılması düşünülen zam hazırlığı ile de dünyanın en pahalı enerjisini kullanan ülke haline geliyoruz.

Ülke kuşatılmış gibi

Biz ülke olarak bunları çözmek için el ele vermemiz gerekirken, ülkemizde neler oluyor? İktidar partisinin yetkili kişilerinden biri kalkıp, Atatürk’ün başlattığı kurtuluş hareketi ve çağdaşlık projesine karşı,”1920’lerde başlatılan hareket bizde travma yaşattı” diyerek, Atatürkçülüğe ve onun kurduğu rejime karşı geliyor.

Tam bu sıralarda bir televizyona ülkemiz aleyhine faaliyetler göstermiş ve bir başka devlete iltica etmiş olan bayanlar çıkıp, “Humeyni’yi seviyoruz. Atatürk’ü sevmiyoruz. Keşke ülkemiz İngiliz ve Fransızların işgalinde kalsaydı” diyorlar.

Yetmiyor, Dışişleri Bakanımız, “Türkiye’de Müslümanlar baskı altında” diyebiliyor. Ülkemizdeki iktidar ve muhalefet partileri için açılmış olan davalar Anayasa Mahkemesi’nde sürerken, Avrupa Birliği üyesi devletlerin birçoğunun başkan ve başbakanları ile dönem başkanları sürekli beyanat vererek, “AKP kapatılmamalı. Kapatılırsa ilişkilerimizi gözden geçiririz” diyorlar

Geçtiğimiz günlerde ise Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Belçikalı üye Luc Van den Brande’nin hazırladığı ve AKP kapatılırsa “Türkiye için izleme süreci mekanizmasının ciddi şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekir” denilen rapor 65 “evet”, 3 “ret” ve 3 “çekimser” oyla kabul edildi. 318 üyeli AKPM’nin aldığı kararın ciddiyeti bu anlamı ile tartışılır bir karar olarak ülkemizi germeye devam ediyor. Bu karar zamanla bizim TBMM’de alınan gece yarısı kararlarına da benziyor.

Raporu hazırlayan Belçika temsilcisi ülkemize karışmak ve hükmetmektense öncelikle kendilerine dönüp, ülkemizde insanları öldüren bir katilin nasıl serbest bırakıldığının hesabını verse daha iyi olmaz mı? 318 üyeli bir meclisin 65 kişi ile aldığı karar sizce ne kadar ciddidir?

Atatürk için üzülüyorum

Atatürk ve kurduğu devletinin rejimine şiddetli saldırıların olduğu şu günlerde bir ortaokul öğrencisinin Atatürk için yazdığı ve okul gazetesinde yayınlanan yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Bu ülkede yaşayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: ATATÜRK...

Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kıran bir sinema filmine gidememiş... Padişah ona Trablusgarp Cephesi’nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...

Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde Mercedes’lerle gezememiş Anadolu’yu...

Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...

Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş...

Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir’den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar...

Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş!

Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden,

İsmet Paşa için Safiye Ayla’dan bir istek parçası isteyemeden gitti...

Lozan Zaferi’nden sonra veya Cumhuriyet’in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı. Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Atatürk’e acıyorum...

Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah ah...

Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının Mersedes’ini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken... Bunları yapmadı Atatürk... Keyif çatmadı...

Tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...

İşte onun için büyük adamdı Atatürk, her fırsatı elinde olduğu halde o sadece bu milletin bağımsızlığını istedi. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi serveti yoktu ama, kendisine tahsis edilen tüm mal ve mülkünü de milletine bağışladı.

Bütün lüksü iki kadeh rakı içmekti o kadar...

01.07.2007
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 56 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement

Alucra Email



Ücretsiz E-Posta (ve msn) Hesabı Açın 5GB

Alucralı Değerlerimiz

Değerlerimiz




Ayın Konuğu

 

 




Z. Defteri Son Kayıt

polat
POLAT TONBUL DAN TÜM ALUCRA HALKINA SELAMLAR.

Site istatistik

 Alucra.com Memleketimin Sesi  Grup Toplam
 Yönetici ( 1 ) Yönetici 1
 Yönetici ( 1 ) Yönetici 1
 kayıtlı ( 1 ) kayıtlı 1
 misafir ( 24 ) misafir 24
   Toplam 27
Sitedekiler
LöKün


istatistikler
Son Üye  nagihan
Bugün  5
Bu Hafta  20
Bu Ay  60
 

Video Haber







Sohbet



Mesaj gönderebilmek için login olmanız gerekli!
Üye değilseniz lütfen tıklayın!